Çocukken kış daha güzeldi. Karı görünce sokağa atardık kendimizi. Şimdi çıkıp kaymak aklıma gelmiyor mesela, ya da kara sırt üstü uzanmak. Not almadığım pek çok şeyi hatırlamıyorum. O zaman not almalı, kar yağınca kayılacak ve sırt üstü karlara yatılacak. Eğlenmek için bile plan yapmak da yetişkinliğin sıkıcı yanlarından.
Kar yağdıkça güzel fotoğraflar çektim. Fotoğraflardan görünmüyor ama tıkanan mutfak lavabosu sorunumuz var. Çözeceğini söyleyen usta küçük banyomuzu kırdı, temele kadar indi,çuval çuval kum çıkardı.Ev kabus gibiydi. Buradan çıkamaz dedim kendime. Sonrasında mucize gibi o kadar kumu koydu içine, toparladı gitti. Banyoya beton dökülecek,ortasında yine fayans döşenecek...Bir sürü iş çıktı, bir banyodan olduk, iki günümüz gitti,sonrası akşam tekrara geri tepen mutfak lavabosu..Usta sorunla ilgili bir fikri olduğunu söyledi, bakalım...
2026 icin aldığım kararları uyguluyorum. Yine de kendimi pek iyi hissettiğim söylenemez. Sanırım ait olmadığım yerlerde olmakta ısrar ettiğimden(aslında ısrar değil de kurtaramıyorum kendimi,öyle saplanmışım) Bir de her şeyi planlı programlı yapmaya çalıştığımdan. Salmalı belli ki. Deli gibi yiyip tostombik olmalı. Veya sarhoş olmalı. Sarhoşluğunda mide bulantısı ve ertesi gün hasta olma haline dayanamıyorum. Aman saçma sapan şeyler ve yine hiç bir şeyin değişmediği zamanlar...









Yorumlar
Yorum Gönder