Ana içeriğe atla

Kayıtlar

minimalizm etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

MİNİMALİZM YAZILARI-1

Sadece yazları oturmak için 80 m2’lik bir bahçe evi yaptırmıştık. Mahalleye doğalgaz gelince de şehir merkezdeki evi satıp tamamen bahçeye taşındık. Taşındıktan sonra aksilikler üst üste geldi, lavabo taştı vb derken iki-üç ay düzen oturtmaya çalıştık, pek de tadım yoktu; küçük eşyaları bir yerlere tıkıştırdım, yeni yeni dokunabiliyorum. Minimalizm hevesim depresince yarım kalmış defterleri bitirmek, birikmiş belgeleri temizlemek, fazladan duran eşyaları elemek iyi hissettiriyor. Ama bu seferki minimalizm çalışmamın aslında başka bir yönü var. Eşyaları elerken aslında zihnimdeki açılmış ve öylece duran sekmeleri kapatıyorum. Hayatımda fark ettiğim bazıları benden, bazıları insanlardan kaynaklı süreklilik arz eden sorunlarım var. Son zamanlarda bunlar üzerine çok düşünür oldum. Düşünce örüntülerimi fark etmek için de eski günlüklerimi çıkardım okudum. Bazı fikirlerimde ne kadar yanıldığımı, ne kadar çocukça olduğunu görürken; bazı temel düşüncelerimin hiç değişmediğini; bunlarda haklı o...

MİNİMALİZM ZAMANSIZLIĞA ÇÖZÜM MÜ?

Küçük evler, 60 M2 lerde yaşam, az eşya ile yaşam..İkea'nın küçük metrekarelerde zekice ürettiği çözümler...Bütün bunlar beni çok etkilerdi, hala da etkiler. Bu nedenle olmalı 800 M2 lik bahçemie ev yaptırırken 90 M2 sini kullandık. Yeşil alan çok kalsın, zaten zamanımızı doğada geçirmek için buradayız diye düşünmüştük.İki kişiyiz zaten, aslına bakarsanız rahatlıkla yeterli oluyor. Az eşya ve küçük alanların amacı aslında hızlı akan dünyada zaman kazanmak. Yavaşlamak. Metrekarelerin küçük olması tamam ama ben dolaplar üstüme üstüme geliyor, ferahlık istiyorum diye dolapları az tutmuştum. Şimdi bunun sıkıntısını fazlasıyla yaşıyorum. Çok eşyam olmamasına rağmen az dolabım olduğundan, dolap içleri dolu, bir şeyi çıkarmak için önündeki şeyleri çıkarmam gerekiyor, sonra bunları tekrar yerleştirmek.. Yani zaman kazanmak için yöneldiğimiz minimalizm bazen yorucu olabiliyor. Hele ki çalışıyorsanız. Sabahtan akşama evde değilseniz. Çoğu zaman dolaptan bir şeyler çıkarmaktan vaz geçiyorum.E...

HAFİFLEME PROJESİ-4

  Zaman koşuşturup dursa, olan bitenden odaklanma sorunu yaşasam da  hafiflemekten vazgeçmiş değilim. Geçen sonbaharda ilk defa yazlıklarımı daha düzgün yerleştirmiştim.  Yaza girerken acil birkaç ince kıyafet lazım oldu, açtım hurçlarımı, kolayca buldum aradıklarımı, mis gibi, gerekenleri çıkardım, kalanları kaldırdım, şipşak halloldu her şey. Düzelttiğim çekmecelerden bir şeyler gerekiyor, açıyorum çekmeceyi,  her şey yerli yerinde, az, ferah, boşluklu. Strese neden olmadan, ekstra zaman gerekmeden işlerimi yapmak dururken neden zorlaştırayım ki hayatımı? Zaten fark ettim ki üç beş eşya ile yaşıyorum, kalanları yük etmek niye? Yani sevgili blog, ben devam ediyorum. Eğer hobilerimi mesleğim yapmış olabilseydim, muhtemelen bunlara gerek kalmayacaktı. Ama ruhumun istedikleri ile aklımın seçtiği yol farklı olunca, mecbur ruhu da doyurmak gerekiyor.  Okumak, yazmak, yoga yamak için zaman ayırmak gerekiyor. Her seçimimle başka bir seçimden vazgeçmem gerekiyorsa, ev ...

HAFİFLEME PROJESİ-2. HAFTA

  Fazlalıkları atıp kuş gibi olma sürecim devam ediyor. Bu hafta geçen haftadan kalan ayrılmış giysileri gönderdim. Çalışmayan bir dikey elektrik süpürgesi vardı, onu çöpün yanına koydum, hurdacılar alsın diye. Bir de on yıldır çalışmayan  ama dolapta bekleyen mutfak robotu vardı, ağır olduğundan bir çantaya koyup eşimden çöpün yanına koymasını rica ettim. Eşim daha önce tamire götürüp onarılamayan robotu ilk kez görüyormuş gibi davrandı. Ve tabii ki bunu atmayalım, yaptırırım ben diye arabasına koydu. Bakalım robotun araçtaki seyahati ne kadar sürecek? Bu hafta fazla eşyaları atmanın yanına gereksiz sorumluluk almamayı da ekledim.Günde en az üç "hayır" deme hedefi koydum cumartesi. Salı akşamına kadar sürdürebildim. Salı yine akışa teslim oldum, sel gibi aldı götürdü beni. Bu da diğer sorunum. Cumartesi aldığım kararları salıya akşamına kadar uygulayabiliyorum. Salı akşamı pertim çıkmış oluyor. Bu  "hayır" deme yönündeki irademi biraz daha güçlendirmeliyim. Müdürüm...

EVDE EL KREMİ YAPIMI

  Havalar soğumaya başladı. Ellerim "krem, krem,krem" diye çığlıklar atıyor. Uzun zamandır evde yemek dışında bir şeyler denemediğimi fark ettim ve el kremi yapmak istedim.Tarif içok sevdiğim atıksız ev  sitesinden öğrendim.Üç malzemeli bir krem bu: -1 yemek kaşığı bal mumu -4 yemek kaşığı zeytinyağı -20 damla kokulu yağ(ben yasemin yağı kullandım) Minimlizmle ilgileniyorsanız sıfır atıkla, sıfır atıkla ilgileniyorsanız da strech filme alternatif balmumu kumaşla tanışmanız kaçınılmaz. Ben de bal mumu kumaş yapmak için bal mumu almıştım, ama bal mumu kumaş deneyimim hüsran oldu, ucube gibi şeyler çıktı ortaya .Bal mumum elimde kalmıştı, kullanmış oldum. Tarifte zorlayıcı malzeme bal mumu  olabilir.  Kaynayan su olu bir kabın içinde cam kasede bal mumu ve zeytinyağını benmari usulü, bal mumu eriyene kadar karıştırıyoruz. Burada bal mumunu rendelersek daha hızlı sonuç alırız.(Ben bütün koydum, erimesi uzun sürdü.) Bal mumu eriyince 20 damla kokulu yağı ekliyoruz, karışt...

FİNANSAL ÖZGÜRLÜK

Bundan 3 yıl önce Ekşi Sözlük'te diesel1907 ''nin finansal özgürlük yazısı ile karşılaştım, bu yazı beni çok etkiledi, eşimle paylaştım ve o günden beri hayatımızı bu doğrultuda şekillendirmeye çalışıyoruz. Bu yazıyı üniversitede okuyup özümsesem ve işe başladığımda bu bilince sahip olsaydım planladığımız erken emekliliğe çok daha erken ulaşabilirdik. Neyse ki çok da geç sayılmaz. Belki ben de genç arkadaşların okumasını sağlar ve vesile olurum. Diesel1907' nin yazısı oldukça kapsamlı, mutlaka okuyun.. 13 yıllık evliyim, evlendiğimde aldığım mobilyalarımı kullanıyorum. İş arkadaşlarım koltuk takımlarını, buzdolaplarını, perdelerini değiştirip duruyorlar. Hatta kredi ile aldıkları evlerini satıp, üzerine tekrar borçlanıp daha büyük ya da daha popüler muhitte ev filan alıyorlar. Bana da hayatımı yaşamam ger'ektiğini söyleyip duruyorlar. Bunun üzerine düşünüyorum,hayat nasıl yaşanır?Sonra,  yarın ölüp gitsem üzüldüğüm tek şeyin  kullanamadığım 67 iş günü yıllık iznimi ...

SIVI SABUN YAPIMI

SIVI SABUN YAPIMI Her şey kredi borçlarımın bir türlü bitmemesiyle mi, yoksa zamanın bana bir türlü yetmemesi ile mi başladı, hatırlamıyorum. Aynı sorunlara sahip insanların çözüm yollarını araştırırken minimalizmle tanıştım. Az eşya, az insan, az yemek; çok zaman, çok para, çok doyum demekti. Eşyalarımda sadeleştim önce.İhtiyacım olan bir eşya olduğu zaman, almak yerine ne kullanabilirim diye sordum, daha az harcama yapmaya, evde daha çok yemek pişirmeye başladım. Satın almaktansa üretmeyi öğrenmenin bana daha çok haz verdiğini fark ettim. Temiz hava, güneş, doğa, hareket, müzik, kitap gibi aslında çocukluğumdan aşina olduğum basit şeylerin beni en çok mutlu eden şeyler olduğunu anladım. Başkaları ne der'den uzaklaşıp bu doğrultuda yaşamaya başlayınca dünya daha anlamlı oldu sanki. Minimalizme giriş yapınca ister istemez çevre, vegan beslenme, sürdürebilir moda, sıfır atık da hayatınıza giriyor. Ve sonra ne kadar çöp çıkardığınızı, her şeyin illa ki plastik ambalaja sokuş...