Ana içeriğe atla

Kayıtlar

izledim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İZLEDİKLERİM (MART 2026)

Mart ayı soğuk geçtiğinden akşamları pek dışarıya çıkamadık. İki dizi, bir film izledim. Narcos'u izlemeye devam ediyoruz. Nisanda bahçe sezonu açılacağından pek fazla izleyecek vaktim olmaz sanırım.  Bodyguard : 2018 yapımı İngiliz yapımı, heyecanlı ve sürükleyici bir Netflix polisiyesi. Savaş gazisi ve travma sonrası stres bozukluğu yaşayan polis memuru David Budd’ın, İngiltere İçişleri Bakanı Julia Montague’u korumakla görevlendirilmesi sonrası yaşadıklarını izliyoruz. Dizi, Budd’ın içsel savaşını ve aile ilişkilerini anlatırken asıl odak noktasını siyasi entrikalar, derin devlet, suikastlar ve intihar bombacıları oluşturuyor. Temposu yüksek, iç içe geçmiş bilmeceler barındıran bu diziyi biz sevdik. 6 bölümden oluşması sayesinde kısa sürede izleniyor. Adolescence : 2025 İngiltere yapımı Netflix dizisi. 4 bölümden oluşuyor. Başlangıçta polisiye bir yapım gibi ilerlerken zamanla psikolojik bir derinlik kazanıyor. Okulunda bir kızın öldürülmesinden sonra tutuklanan 13 yaşındaki Jam...

ŞUBAT 2026

Şubat ayı ne hızlı geçti. Aynı kısır döngüler, aynı kısır düşüncelere sıkıştırdım kendimi. 44 yaşıma girdim, çabalamaya devam ediyorum. Oturtamadığım çok şey var.  Geçen ay olumsuz düşüncelerimle savaş başlatmıştım, yarıda kaldı. Bu ay buna devam etmek istiyorum. Bir de kendimi net ifade etme kısmına dikkat edeceğim. İnsanların beni anlamalarını beklemekten yoruldum. Geçen ay kilo aldığımı fark edip, ekmek ve şekeri azalmıştım, iki kg vermişim.  Bu ay buna devam ediyorum, üstüne karın egzersizlerine başladım. Şubatta daha önceki yazımda söz ettiğim köpek geçti hayatımdan, iş arkadaşlarımı sevmediğimi tekrar fark ettim ve ben burada ne arıyorum dedim. Ama çözüm üretemedim. Bunun dışında çoğunlukla izlemeye, az da okumaya devam ettim. Netflix'te izlenecek bir şeyler bulmakta zorlandım,çoğunu yarıda bıraktım. Çoğu konu heyecan vermiyor, merak ettirmiyor. Tükettik mi, yaşlandık mı? Biz mi böyleyiz. Aşağıda bitirebildiklerim film/diziler ve okuduğum tek kitap var. Şubat güzel geçme...

OCAK 2026

Zaman hızlı geçiyor. 2026'nın Ocak ayına dönüp baktım ne yapmışım diye,bir sürü tatsızlık yaşamışım;lavabo tıkanmış, buzdolabının motoru yanmış.. Bir kaç hafta sonunu onlarla uğraşarak geçirmişim. Annem babam gelmiş gitmiş .Bir de uzun Kış gecelerinde bol bol film izlemişiz. GÖZCÜ : N etflix 'te yayınlanan yedi bölümlük   Amerikan gerilim dizisi .   Aile miz  New York 'tan taşınarak tüm birikimleri ile birlikte New Jersey banliyösünden hayallerindeki güzel evi alırlar. Büyük bir heves taşındıkları bu evde; evin gözcüsü olduğunu iddia eden bir kişiden aldıkları tehdit mektupları evde gece yarısı beliren yabancılar, garip komşular nedeniyle bir süre sonra aile huzurları kalmayacaktır. Bize garip olaylarla farklı kişilerle herkesin şüpheli olabileceği hissine yaşattı. Sonu benim için büyük bir hüsranla bitti. Zaman kaybı olduğunu söyleyebilirim. İzlerken hissettiğim merak, sonrasında kandırıldım hissine dönüştü Sadece güzel Amerikan evleri, güzel mobilyalar, güzel ...

AVATAR-SON HAVA BÜKÜCÜ (NETFLIX DİZİ)

  Avatar’ın filmini izlememiştim. Instagram’da çizgi filminden sıklıkla güzel alıntılara rastlıyordum. Dizisini de görünce izlemek istedim. Avatar bizi bu dünyadan alıp , başka dünyalara taşıyan dizilerden.   Yaratılan atmosfer, efektler çok güzel. Oyuncular da bence oldukça başarılı. Yalnız animasyon uyarlaması olduğundan, 40 küsür yaşındaki bireylere çocuksu geliyor, görsel olarak müthiş bulduğum dizi, konu olarak tatmin etmiyor. Instagram alıntılarına bakarak animasyonundaki felsefenin daha doyurucu olduğunu, dizisininse aksiyon olarak doyurucu olduğunu söyleyebilirim. Dizinin konusu ise şöyle: Simyanın dört elementine hükmeden toplumlar var: ateş, toprak, su ve hava. Dört elemente, dört ayrı halk hakim. Su halkı suyu, hava halkı havayı bükebilir. Her dönem bir halktan tüm elementlere hükmedebilen bir Avatar çıkar ve dünyada barış ve huzuru sağlar. Sıra “hava” halkından birinin Avatar olmasındadır. 12  yaşındaki Aang ortalıkta mutlu mutlu gezinip oyun oynarken üst...

ONE DAY(NETFLIX DİZİ)

 Dex ile Em’in hikayesine tesadüfen rastladım. Meğer hikayesi ünlü bir kitapmış, öncesinde sinemaya da aktarılmış. En başta kadın başrol, erkeğe göre  soluk gelse de zamanla Em’i çok sevdim. Dizi hem kalbimi ısıttı, hem üzdü. Sevmek ve sevdiğini gösterebilmek sanatı diye bir şey var. Dex'le leEm arasındaki sevgi bağını hissettim, sevgiyi hissetmek bana iyi geliyor, dünyaya bağlıyor. Belki tekrar izlerim. Yumuşak, büyük kahramanlıkların olmadığı, sıcak bir dizi.  Tüm detaylarını yazdım . İzlemek isteyen okumasın😊 Sevgiye dair umutları yeşerten bu hikayede,  Dex yakışıklı, dışa dönük, eğlenceli bir tiptir. Em ise içe dönük, entelektüel, dünyayı ciddiye alan bir insandır. Mezuniyetlerinde karşılaşıp birbirinden etkilenirler, gece Em’in yurttaki odasında sonlanır. Ve fakat Em ciddi sorularıyla bütün büyüyü bozar ve aralarında hiçbir şey olmadan ayrılırlar. Telefon numaraları aldıklarından iki sevgili değil de iki iyi arkadaş olarak devam ederler. Her şeyi birbirleriyle ...

İZLEDİKLERİM

  BODIES(NETFLIX DİZİ) Bodies , Netflix'in İngiliz yapımı, 8 bölümlük mini  dizisi. Dört farklı yılda (1890-1941-2023 -2053 yılları), dört detektif aynı yerde, aynı şekilde, aynı adamın cesedini bulur. Bu nasıl olabilir? İzleyiciler olarak şaşırır kalırız. Eşimle zamanda yolculuk konulu dizileri seviyoruz. Bunda da zamanlar arası geçiş var. Dizide düğüm çözülüyor  ama açıkçası ben sevmedim, mantıklı bulmadım, karmaşıktı. Zaman yolculuğu gerçek dışıyken çözümde mantık aramak saçma ama insan zihni mantıklı kandırılmak istiyor sanırım. Dizideki zamanlardan en çok 1890 ı sevdim. Renkler naturel ve her şey sadeydi. 1941 karanlık, 2023 ve 2053 yılları çok renkliydi.. THE FALL (DİZİ) The Fall , İrlanda yapımı , üç sezonluk bir suç dizisi. İrlanda' da eğitimli kadınlar, öldürüldükten sonra süslenip, oje sürülüp, estetik bir şekilde  sergilenmektedir. İrlanda polisine yardımcı olmak üzere seksi, zeki ve bağımsız bir kadın olan İngiliz dedektif  Stella Gibson yardıma geli...

SEXIFY (NETFLİX DİZİ)

Sexify, Polanya yapımı bir gençlik dizisi Sekiz bölümden oluşan dizinin bölümleri yaklaşık kırk dakika. Başrolümüz Natalia, üniversite son yılında, teknik bir yarışma ve mezuniyet  için"uyku" ya dair bir uygulama  üzerinde çalışmaktadır. Konu "uyku" olunca yurt odasında kendi üzerinde kafasına reseptörler filan takarak veri toplayabilmektedir. En yakın rakibi  uygulama ile renk değiştiren jöle projesi olunca da kendinin birinci olduğundan neredeyse emindir. Taa ki projeyi seçecek hoca ile tanışana kadar. Sandığının aksine projeyi değerlendirecek hoca, "uyku" aplikasyonundan pek etkilenmez. Gençleri etkileyecek, ilgisini çekecek seks gibi bir konu bulmasını ister. Bunun üzerine Natalia konusunu kadın orgazmı olarak değiştirir. Ancak çok büyük bir sorunu vardır. O güne kadar ki hayatını bir beyin olarak yaşamış olan Natalia'nın hiç erkek arkadaşı, deneyimi veya bedenine dair bir fikri olmamıştır.Dolayısıyla ne yapacağını bilemez. Bunun için daha deneyiml...

SIR-HAYAL ETMEKTEN KORKMA

  Sır-Secret’ı duymayan kalmamıştır herhalde. Olumlu düşünüp, olmasını istediğimizi hayat ettiğimizde yaydığımız enerji ile istediklerimizi çekmek, isteklerimizi gerçekleştirmek  şeklinde özetlenebilecek bir teori.  Olumlu düşünmenin insanı gevşetip işlerini yolunda gitmesine  neden olacağını düşünsem de istediklerimizi gerçekleştirmenin bu kadar kolay olduğunu sanmıyorum. Maji konusunda okuduğum kitaplar da düşünceler yoluyla istekleri gerçekleştirmenin mümkün olduğunu ancak bunun uzun, disiplin isteyen bir yol olduğunu söylüyor. Bu kitaplara göre insan önce günlük 5 dakika ile başlayıp  meditasyon yaparak, önce zihnini boşaltmayı öğrenmeli , sonrasında ise her gün istediğine odaklanıp zihin gücünü isteğine yönlendirerek isteğini oldurmaya çalışmalı, ki bu hiç kolay değil. Yani öyle amanin pizza istedim gelsin, amanin araba istiyorum olsun diye bir şey yok. İlk  Secret belgeselinin de büyük kısmını izlemiştim, belgeseldeki tipleri pek gözüm tutmamıştı. Yin...

MAKİNİST (2004 FİLM)

  Cumartesi günü eşimle sinema günümüz. Ama ortak zevklerimize hitap eden film bulmakta zorlanıyoruz. Kısa olacak, sürpriz sonlu olacak, ağır tempolu olmayacak, vurdulu kırdılı olmayacak, romantik olmayacak.. Liste böyle uzayıp gidince de izleyecek pek bir şey bulamıyoruz. 2004 yapımı Makinist, 1 saat 42 dakikalık zamanlamasıyla kısa film beklentimizi karşıladı. Diğer açılardansa hayal kırıklığına uğrattı bizi. 2004 yılı için sürpriz sonlu olarak tanımlanan film ise 2021 den bakınca sürpriz sonlu değildi, pek şaşırtmadı. Filmin başrolündeki "Trevor" karakterini canlandıran  Christian Bale bu rolü için tam 25 kilo vermiş. Gerçekten de zayıf haliyle bir yıdır uyumayan bir adamı başarıyla canlandırmış. Film makinacı olarak çalışan Trevor hakkında. Bir yıldır uyuyamayan Trevor evinde kimin bıraktığını bilmediği notlar bulmaktadır. Bir süre sonra bir adam takılır Trevor'ın peşine. Bu adama bakacağım derken bir arkadaşının kolunu kaybetmesine neden olur. Yalnız Trevor'ın pe...

KÖPEK DİŞİ (2009 FİLM)

Köpek Dişi , Yunanistan yapımı ödüllü bir film. Kendini izole etmiş bir ailenin yaşamı filmin konusunu oluşturuyor. Filme ilişkin duygularım karmaşık. Film, rahatsız edici, sarsıcı, mide bulandırıcı, tuhaf, yavaş tempolu ama izlediğime pişman oldum diyemiyorum. Çünkü bir yandan da sıra dışı, merak uyandırıcı ve farklı düşünmeye sevk edici.  Kendinizi çocukların yerine koyduğunuzda çaresiz hissediyorsunuz,bir şeyler öğretilmediğinde ne kadar çaresiz kalacağınızı görüyorsunuz.  Filmi beğendim de diyemiyorum bir taraftan.  Köpek Dişi  Konusu :Toplumdan izole yaşayan dört kişilik ailede evden dışarı çıkabilen tek kişi çalışan babadır.  Bu baba aşağılık,pislik herifin tekidir. Çocuklarını köpek eğitiminden esinlenerek eğitir.  Zaman zaman alieecek havladıkları da olur. Annenin de kötülükte babadan aşağı kalır yanı yoktur. Ergenlik çağındaki ikisi kız, biri erkek üç çocuklarının isimleri bile yoktur. Dünyayı anne babalarının anlattığı kadarıyla bilmektedirler. Te...

JULIE-JULIA (2009 FİLM)

  Bloglarla ilgili okurken rastladığım bir film Julie&Julia.Hikaye iki kadının gerçek hikayesine dayanıyor.1948'de Paris'te yaşayan yemek kitabı yazarı  Julia Child  (Merly Streep) ile yıllar sonra New York'ta  onun tariflerini deneyip  tecrübelerini blog yazarak paylaşan Julie Powell(Amy Adams) ın hikayesine. İlk başta Paris sahnelerinin beni sıkacağını düşünsem de en çok Paris bölümlerini sevdim. Merly Strep'ten mi, Julia Child'in kendi tarzı mı bilmiyorum, bayıldım bu kadına .Sesine, tavrına, enerjisine bayıldım! Keşke etrafımız Julia Child gibi kadınlarla dolsa, dünya neşeli bir yer olurdu. Filmi çok beğendim.İzlemediyseniz izleyin derim. Konusunu da aşağıya yazdım, izlemediyseniz okumayın :) Konusu: Eşi diplomat olan Julia  Child, eşinin işi nedeniyle bir süre Paris'te yaşar. İri yarı, neşeli bir kadındır. Ayakları büyük olduğundan Paris'in şık ayakkabı mağazaları yerine Paris pazarlarını dolaşır. Zaman geçirmek için önce şapka yapım kursuna yazılı...

FORGOTTEN (2017 FİLM)

  Güney Kore yapımlarıyla tanışalı bir yıl olmadı. Daha çok romantik dizilerini seyrettim. Gerilim konulu ilk izlediğim Kore filmi bu oldu. Öncelikle film hemen sarıyor. Dört kişilik bir aile yeni bir eve taşınıyor. Küçük çocuk bu evi daha önceden bilir gibi hissediyor ama neden öyle hissettiğini çıkaramıyor. Psikolojik sorunları olan bu çocuk ilaçlarını almaya devam ediyor. Abisi ile iyi anlaşan kahramanımız bir gün abisinin kaçırıldığına şahit oluyor. Abisi geri döndüğünde bir tuhaflık olduğunu anlıyor, çünkü abisinin topallayan bacağı değişmiş. Buradan sonra kahramanımız ailesinin kendinden sakladıklarını, evde girmesi yasak olan odaya neden giremediğini çözmeye çalışıyor. O çözerken biz izleyiciler de şok oluyoruz, olaylar sonrasında farklı bir yöne evriliyor. En başta vay be dediğim bu filmin sonunu, bu olmamalıydı diyerek bitiriyorum. Filmde konu konu içinde. Çetrefilli, sürprizli olsun diye saçmalamışlar. Polisiye kitaplarda da hoşlanmıyorum bundan. Okuru şaşırtacağız diye s...

TATİL (2006) FİLM

Yaz tatillerinde annem ve kız kardeşimle romantik filmler izlemeyi ne severdik. Şimdi de o zaman ki kadar keyif almak istiyorum ama çok yavan geliyor. Eskiden Holywood eleştirilerini pek anlamazdım ama olgunlaşmış olmalıyım, artık vıcık vıcık romantizmi, kusursuz karakterleri, yapay kahramanlıkları anlıyorum ve sevemiyorum. Modumu yükselteyim diye izlediğim iki saatlik bu Noel filmini de sıkıldığımdan üçe bölerek izledim. Cameron Diaz, Kate Winslet ve Jude Law'ın başrol oynadığı film, İngiltere ve Amerika' da yaşayan iki kadın hakkında. İngiltere'de yaşayan Iris (Kate Winslet) gazeteci, onu aldatan eski erkek arkadaşını unutamıyor ve yaptıklarına rağmen onun istediği zamanlarda onunla beraber oluyor. Ta ki nişanlandığını duyana kadar. Los Angeles'ta yaşayan Amanda ise film fragmanları yapan ama aşk hayatında mutsuz, çocukluğundan beri ağlayamayan bir kadın.Erkek arkadaşının onu aldattığını öğreniyor ve ayrılıyorlar. Bunun üzerine bir süre koşuşturmacalı hayatından ...

EMILY IN PARİS (NETFLIX DİZİ)

  Paris 'e gittiğimde Fransızlarla çok diyaloğa girmemiş olsam da kibirlerini fark etmiştim. Zaten Fransızca bilmiyorsunuz diyalog kurmaya hevesli olmuyorlar. Bu dizi de Fransızların üstten bakışlarına, Fransız yaşam tarzına ve nefis Paris sokaklarına dair. Karantinada moral olsun diye izlediğim diziye komedi diyebilirim sanırım.  Amerikan bir şirketin Fransız bir şirketle iş birliği yapması sonucu  işe Amerikan bakış açısı katmak üzere Emily Paris'e gönderilir. Ama Emily'in Fransızlara göre büyük bir kusuru vardır;  Fransızca bilmemektedir. Klasik bir şıklık sergileyen Fransızlara göre renkli giyinmektedir. Entelektüel Fransızların yanında bir insatagram fenomeni, influencer olma yolundadır. En başta bütün bu nedenler yüzünden dışlanan Emily, biraz zoraki de olsa kendini kabul ettirir. Katı Fransız bakış açısına, esnek Amerikan   tarzını ite kaka da olsa sokuşturur. Bütün bunlar yaşanırken zaman zaman eline yüzüne de bulaştırsa, pazarlama konusunda çok iyi...

DASH & LILY -MUTLU YILLAR (NETFLIX DİZİ)

  Netflix'in tek sezon ve sekiz bölümden oluşan bu dizisi, kitaptan uyarlanma bir romantik komedi. Noel ışıltısını, romantik komedileri sevenlerin  ve küçük mutluluklarla modunu yükseltmek isteyenlerin izlemesi gerek. Zaten en uzun bölümü 27 dakika, zaman ayırması kolay. Esas kızımız Lily, Noel ruhunu seven, her Noel'i ailesi ile kutlayan, giysilerini kendi diken, farklı bir giyim tarzı olan tuhaf bir kız. Bu Noel'de anne babası ve dedesi farklı şehirlere gittiklerinden kendini kötü hissedince abisi bir oyun önerir. Kırmızı bir deftere ipuçları yazar ve bir kitapçıda kitapların arasına koyar bu defteri. Defterin üzerinde "Cesaretin Var Mı? " yazmaktadır. Defteri bulan esas oğlanımız Dash ise etrafına duvarlar ören, yalnızlığı seven ve Noel'den nefret eden bir tiptir. Defter ilgisini çeker ve Lily'e meydan okur, ona ipuçları ve görevler verir. Böylece defter aracılığıyla cesaret oyunu oynamaya başlarlar. Birbirlerini tanımamalarına rağmen birbirlerine aşık ...

KARDEC (NETFLIX FİLM)

  Lady Wednesday'in yazısıyla haberdar olduğum bir film Kardec. Bir saat elli dakika süren filmin konusu Fransa'da geçiyor. Film Brezilya yapımı olduğundan dili Portekizce. Film gerçek olaylardan esinlenmiş. Pozitivizme inanan profesör Rivail; o dönem popüler olan ruh çağırma seanslarını saçma bulmaktadır. Fakat bir tanesine katıldıktan ve ruhlar, o ve eşinin arasında geçen bir diyalogu aynen aktardıktan sonra inanmaya başlar. Ruhlar medyumlar aracılığıyla mesajlarını iletmektedir, Rivail bunları derleyip toplar, materyalizme karşı spirütüalizm akımını kurar. Buna göre evrensel bir ruh vardır, bu sevgiyi içerir. Ruh ölmez, reankarne olur. Rivail seansların birinde geçmişte  yaşayan druidlerden Allan Kardec olduğunu öğrenir ve bundan sonra bu ismi kullanır.  Ruhlardan gelen mesajları "Hakikatin Ruhu" adıyla kitaplaştırır. Her şey güllük gülüstanlık gitmez tabi. Reenkarnasyon gibi kilisenin karşı olduğu fikirleri yaydığı için kitapları yasaklanır, yakılır. Fakat yasakla...

SİTARA-KIZLARIN HAYALLERİ SÖNMESİN (NETFLIX KISA FİLM)

Bazen bir şarkı beş dakikada her şeyi anlatırsa, bir film de kısacık zamana pek çok şey sığdırabilir. Sitara, Pakistan yapımı , on beş dakikalık, hüzünlü bir animasyon filmi. Sessiz bir film bu. Filmde  iki kız, bir oğlan, anne ve babadan oluşan bir aile var. Ailenin büyük kızı uçakları seviyor,; uçak oyuncaklar, kağıttan uçaklar, uçaklarla ilgili kitaplar... Pilot olmak isteyen neşeli bir kız bu. Sonra bir gün babası elinde bir tatlıyla geliyor, bunu hediyeler takip ediyor. Annesi çok istemese de baba kızına münasip bir damat bulmuş evlendirecek. Bir gün pilot olmak isteyen kızı süsleyip püsleyip kına yakıp  kendisinden büyük bir adanla evlendiriveriyorlar. Hüzünle sona eriyor her şey. Filmdeki doğu atmosferi gizemli, ailenin duvardaki  resmi sempatikti. Filmdeki yer sofrası, yüklük, baklavaya benzeyen tatlı ne kadar tanıdıksa, konu da maalesef tanıdıktı. Dünyada her yıl 12 milyon çocuk, gelin oluyormuş. Bizim ülkemizde çocuk gelinlerin olduğu ülkelerden biri. O çocuk ge...

ANGEL'S LAST MISSION: LOVE

    Kore dizileri bataklığından tekrar merhaba :)Kendimi bu bataktan çekip çıkarmaya karar verdim,  Kore dizisi izleme serüvenime bu diziyle bir süre ara vermiş bulunuyorum. Umarım kanıma girip vazgeçmem. Kore dizileri çok sempatik, evrensel konuları işliyor, bunun için çok tutuluyor olmalı. Angel’s Last Mission Love ‘da da daha önce Holywood’da da işlenmiş olan melek konusu işlenmiş. Konusu Melekler Şehri filminin konusuna çok benziyor. Dizinin müziklerini çok sevdim. Neşeli olanlar da, yavaş olanlar da huzur vericiydi. Çekimler çok güzeldi. Ana karakter balerin olunca nefis bale sahnelerini, parmak uçlarının üzerinde süzülüp duran balerinleri izlemek insanı başka bir boyuta taşıyordu. Giselle’in operasını izlemiştim,ama konusunu anlamamışım demek ki hiç hatırlayamadım.  Dizide de Giselle oynuyordu balerinler. Bunun dışında dizinin ana karakteri varlıklı biri olunca renk renk kıyafetler, güzel bahçeli evler filan iç açıcıydı. Evde en çok Kim Dan’ın odasındaki pencer...

WHO ARE YOU? (NETFLİX DİZİSi)

  Kore dizilerinin istila etmek üzere olduğu blogumdan merhaba. Yine mutsuz olduğum bir an kendimi uyuşturmak istedim ve mutluluğu Kdrama'da (kore dizlerine böyle deniyormuş) buldum. Bu izleyip paylaştığım dördüncü Kore dizisi olacak ve elbetteki mutlu sonla bitti. (Bana kalsa daha mutlu bir sonla da bitebilirdi) Bu bir okul dizisi, 18 yaşındaki gençlerin lise hayatını konu alıyor. Baş rolümüz Le Eun-bi Sevgi Yuvası'nda büyüyen bir yuva çocuğudur. Küçük bir şehirde yaşamaktadır. Okulda bir grup liseli kzın zorbalığına uğrar, dışlanır ve en son intihar etmeye karar verir.Le Eunbi, yufka yürekli, yardımsever, sakin, iyi  huylu bir kızdır.  Ko Eun-byeol ise Seul'de yaşayan, sınıfının havalı, başarılı, özgüvenli kızıdır. Bir okul gezisinde kaybolur. Neyse ki bulunur. Ama hafızasını kaybetmiş ve huyları tamamen değişmiştir. Bu yeni Ko Eun-byeol daha duyarlı,yardımsever bir kızçedir. Herkes onu daha çok sever. Sonrasında Le Eunbi ile Ko Eun-byeol'ün ikiz kardeş olduğu, Ko Eun...

THE ORDER 2. SEZON(NETFLİX DİZİSİ)

Amerikan yapımı büyü dizisi  The Order'ın ikinci sezonunu nihayet izledim ve hayal kırıklığına uğradım. İlk sezonu birbirine düşman olan kurt adamlarla tarikatın, Vade Maceum adı verilen ve elinde bulunduran kişiye sınırsız güç veren kitabı işbirliği içinde yok etmesiyle bitmişti. İkinci sezona tarikatın kurt adam tayfasına unutma tozu üfleyip kimliklerini,amaçlarını unutturması ile başladı. Bir şekilde bunu öğrenen ve yeniden kimliklerine kavuşan kurt adamlarımız tarikattan intikam alayım derken işleri iyice karıştırdılar. Tarikat lideri Vera; bir taraftan şövalyeler (kut adamlar), bir taraftan tarikatta onun yönetimini beğenmeyenlerle uğraşırken karşısına bir de büyünün bir gruba değil de halka ait olduğunu ve halka yayılması için çalışan komünist grupla çatışmaya başladı. Anlayacağınız ikinci sezon bolca mücadele, aksiyonla geçti. Normalde konu böyle iken bomba bir sezon olması beklenir oysa dizi karakterlerini kim yarattıysa bu sezonda canım karakterleri yok etmişti. Hayranı ol...