Siz bu satırları okurken ben çok uzaklarda olacağım... Yok ya nereye gideyim, işlerin üstüme çığ olup geleceği mükemmel(!) işimde olacağım. Yüzyılda bir yaşanan salgındaki virüsü tecrübe etmiş biri olarak yaşadıklarımı yazmak istedim. Maske takmayan, salgını önemsemeyen Memnun Kaygısızlardan değildik biz. Eşimin saçını ben kesiyordum mesela. Yalnız çok yorulmuştum iş yerinde. Birikmiş işler vardı ve toparlayamıyordum, sürekli iş yağıyordu, tükenmişlik sendromu yaşıyordum ve dikkatim kendimi korumaktan uzaklaşmıştı. Bir de adet öncesi hafta hasta olurum ben, bağışıklığım düşüyor, aynı lohusalarda olduğu gibi, o zamana denk geldi. Virüs taşıyan o damlacığı ne zaman içime aldığımı, o anda hangi hatayı yaptığımı bilmek isterdim. Su içmek için maskemi mi indirmiştim mesela? Bilmek isterdim. Hasta olmak kötü ama başkasının hastalığına neden olmak da berbat bir şey.. Onun için dikkat etmek gerek. Ailemizi düşünmek zorundayız. Hastaneye kaldırılmayan, entübe edilmeyen şanslı k...