Nisan yağmurlarını iliklerimize kadar hissettiğimiz bir yıl oluyor. Yağmur o kadar yağdı ki çimleri dün biçebildik. Haliyle uzadıklarından dün tüm öğleden sonrayı bu işle geçirdik. Eşim biçti, ben de biçtiği çimleri el arabasına alıp döktüm. Kaç sefer yaptım bilmiyorum, akşam alarmı kurmadan sızmışım, sabah az kalsın işe geç kalıyordum. Yalnız hava hâlâ istediğimiz gibi değil. Bizim burada yaz moduna mayısta geçiliyor. Geçen sene sebze ekmemiştik, bu sene dev uzun saksılar alıp ekmeyi planlıyoruz. Bahçenin toprağı sert ve sıkı olduğundan çapalanmıyor, saksılarda çapa işi kolay olur diye umuyoruz. Sebze ekmek deyince öyle çok bir şey değil de çıkınca bir iki koparacak kadar. Kışın çiçekleri verandaya alıyoruz. Hâlâ oradalar. Yer kaplamasınlar diye iki saksıyı birleştirip tek saksıya almıştım bitkileri. Sardunyalarımın geçen sene tadı olmadığını şu yazımda anlatmıştım. Ben bunları birleştirip kökleri sıkıştırınca yaprağa çalıştılar; toparlandılar. Meğer köklerin sıkışık olması gerekiyor...