Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

2020 SAMSA'SI (9. BÖLÜM)

“Gaz vanasını kapattım mı? Kapattım galiba. Aman yataktan kalkamıcam. Annem yatmamıştır.Annemle babam hâlâ kavgalı mı ki? Üff onlar da yıllardır öyle, yapacak bir şey yok. Onların da iletişim dili bu. Düşünme, düşünme.. Ne çok kart hedefi vermişler? Nereden bulacağım? Geçen ay da tutmadı... Düşünme, düşünme.. Bak dün yemekte bana laf soktu o Aslı. Ağzının payını vermezsen olacağı bu. Kendi işini çok düzgün yapıyor gibi. ..... Soğuk mu ne? Yönetici yakmıyor. Ne biçim apartman. Düşünmesene kızım!” Dili-di-dit-dili-di-dit-dili-di-dit.. Alarmın sesi o geceki beş dakikalık meditasyon denemesinin sonuna geldiğini gösteriyordu. Yine zihni daldan dala atlamıştı. Çoğunlukla uykuya yeniliyor, yenilmediğinde zihnini izliyor, fakat meditasyonda başarılı olduğunu da pek düşünmüyordu. Havalar soğumaya başlamış, işe giderken karanlığı, işten gelirken karanlığı gördüğü günler başlamıştı. Sabah kalkabilmek için telefonunun alarmını 6:30, 6:35, 6:40 ve 6:45'e kurdu. Bu telefon kapanır da...

YAPILACAKLAR LİSTESİ

Bu ara böyle içim kurumuş gibi, söyleyecek sözüm, hayran olduğum insan, gördüğüm güzellik yok gibi. Aslında var. Sarmaşıklar renk değiştirdi, sarılar ve kırmızılar göz kırpıyor. Mesela kurumuş bir ağaca sarmaşık dolamış eşim... Nasıl güzel, nasıl güzel bir kırmızısı var. Sonra kedi Atom’un yüzü ve komik davranışları var. Ama bunları çok anlattım. Bugün yeni bir şeyler söylemek lazım cancağızım ama bende yok. Bu ara sadece sistemler üzerinde düşünüyorum. Kendimi iyi kötü tanıdım artık. Kabullendim de. Sadece bana iyi gelenlere zaman ayırmakta zorlanıyorum. Bunlara zaman yaratmak için de sistemler kurmaktan söz ediyorlar. Koştur koştur, nefes nefese yaşamamak, hayatı kaçırmamak için sistemler kurmak. Bunun üzerinde duruyor ve düşünüyorum ve uygulayıp muvaffak olursam yazarım da. Bunları yaparken aklıma filmlerde söz ettikleri o kız geliyor. İşte sürekli “yapılacaklar listesi” olup her şeyi planlayan ama planladığı için hayatı kaçıran, ta ki o prens gelip de “sal kendini bebeğim, hayatta ...

HAFTANIN KEDİSİ: VERA (SPINE JR.)

Cinsiyeti: Dişi Yaşı: Çocuk Rengi: Yüzünün yarısı ve karnı beyaz bir tekir. Kulakları uzun. Esnek bir bedeni var. Açık pembe burnu, belirgin sürmeleri var. Elementi: Hava Ses: Sesini ölçülü kullanır. Fiziki özelliği: Beden yapısı olarak annesi Elf’e çekmiş, uzun, ince, esnek bedeni var. Renk ve gözlerini babası Spine’dan almış. Karakter özelliği: -Yemek seçen, her önüne konulanı yemeyen, -Meraklı, -Araştırmacı, -Oyuncu, -Hareketli, -Gün boyu baba bir, ana ayrı kardeşi Atom’la oynaşan, -Büyük kediler arasında ezilen ama yine de vazgeçmeden yaşamaya çalışan bir kedi kızdı. Vera, bebekliğinde annesi ile bizim bahçeye gelip giderdi. Ona dokunmadım, sevmedim, vahşiliğini kaybetmesin ki hayatta kalsın istemiştim. Annesiyleyken iyi gidiyordu. Sonra annesi bıraktı ve daha güvenli alan bilmiyor olacak ki bizim bahçe duvarına, sarmaşıkların içine yerleşti. Başta korkuyordu, bize fazla yaklaşmıyordu. Elimi uzatsam çizgi filmlerde havaya zıplayan kediler gibi bir metre havaya zıplıyordu, çok komi...

2020 SAMSA'SI (8. BÖLÜM)

Samsa, uyuyakalmasının da etkisiyle kendine verdiği sözü tutmuş, notların ikinci sayfasına geçmemişti. Notları, “belki öğle arası bakarım” diye yanında işyerine getirmişti. Pazartesi şubenin kapısı açıldı, müşteriler içeri hücum ettiler. Müşterilerin istilası yetmezmiş gibi, yan masadaki Mahmut’un beş dakika içinde beş iş yıkması Samsa’nın canını burnuna getirmişti. Cinlerle, perilerle takılmayı, çarpılmayı düşünecek durumda değildi. “Mahmut’u çekeceğime üç harflileri çekerim,” dedi kendine. “İblis’in alası yan masada.” Yerinden kalktı, arşive gidiyorum bahanesiyle notları aldı. Fazla zamanı yoktu. Bir an önce dört elemente hükmedip Mahmut’un ağzını burnunu dağıtmayı hayal ediyordu. Heyecanla ilk sayfayı okudu: “ Bu eğitim dünya üzerindeki en meşgul insanın bile zaman ayırabileceği şekilde tasarlanmıştır. Her bölümde zihin, beden, ruh üzerine çalışmalar bulunuyor. Bir bölümü tamamen özümsemeden, buradaki meziyet üzerinde ustalaşmadan diğer bölüme kesinlikle başlamamalısınız.” İlk bölüm...

HAFTANIN KEDİSİ: SPINE

Cinsiyet: Erkek Yaşı: Genç yetişkin Rengi: Karnı, bacakları ve burnundan aşağısı beyaz bir tekir. İki gözünün çukurundan aşağı doğru inen siyah sürmesi var. Elementi: Ateş (Hafif yıkıcı.) Ses: Gerektiğinde miyavlar. Fiziki özelliği: Gözlerinde maske var gibi çekici bir yüzü var. Bunun dışında gösterişli değil. Omurgası kırık sanırım veya bir bacağı kısa. Yürüyüşü diğer kediler gibi değil. Yine de güçlü. Karakter özelliği: -Kavgacı, -Kızını reddeden, oğluna sahip çıkan, -Diğer kedileri bölgeden süren, -Yaşam ateşi bariz görülen, -Her hâlükârda hayatta kalabilen, -Araştırmacı, -Engeline rağmen atletik, -Yemek seçen bir kedi adam. Dört yıldır aynı yerde yerleşik hayatımız var. Bazı kediler birden ortaya çıkıyor. Spine da bunlardan biri. Sanırım Elf’le ilişkisi vardı, Elf’in peşinden geldi. Elf’in bizim bahçeye bırakıp gittiği kızı Vera (Spine Jr.), Spine’ın tıpatıp kopyası ama babası onu kovalayıp duruyor. Spine gelince bir de minik sarı oğlan (Atom) geldi. O renk olarak benzemiyor ama v...

2026 DOĞA NOTLARI (SONBAHAR)

İlkbaharda ateş bizi çağırıyor olmalı. Uyanan doğa heveslendiriyor, çiçekçilere koşup, renk renk çiçeklerle donatıyoruz bahçeyi. Çiçekler bize geldiğinde çiceklerde bir iştah kaybı oluyor. Seralardaki kadar canlı görünmüyorlar. Bu çiçek işinde de “el” ve “heves” etkili sanırım. Mesela çiçek seven arkadaşım Özlem var. O bizdeki bir çiçekten kök alır gider, bende saksıda yıllardır aynı boyda duran bitki, onun evinde ağaca dönüşür, diğer bitkiler saksı saksı çoğalır, menekşeler durmaz açar. Bendeyse çiçekler ölmez, yıllarca yaşarlar fakat bir türlü potansiyelleri açığa çıkamaz. Ne onduruyorum, ne konduruyorum gibi bir durum. Ne diyorduk? İlkbahardaki çiçek hevesi sonbahara doğru biraz azalıyor. Suluyoruz fakat öyle eskisi kadar gözüne bakmıyoruz. Bu durum bazı çiçeklerin işine geliyor olmalı, biz rahat bırakınca daha canlı oluyorlar. Mesela küpeli. Kurudu kuruyacaktı, biz her gün sulamayı bırakınca açmış bile. 😍 Bunun dışında sardunyalarım hiç ilk aldığım yılki gibi olamadı. Geçen sene k...

2020 SAMSA'SI (7. BÖLÜM)

Samsa, kanepesine gömülüp, hızla ipi çözdü, ilk sayfayı çevirdi ve okumaya başladı. “ Merhaba Seçilmiş Kişi, Dedikleri gibi her arayan bulamaz, bulanlarsa ancak arayanlardır. Arayışını gördük, sırrın ilk basamağına ulaşmaya hak kazandın. Bu kitapta evrenin işleyişindeki manyetizmayı, elementleri ve bunları ruh, beden, zihin üzerinde çalışarak nasıl yöneteceğini öğreteceğim sana. Hangi üstad olursa olsun, ilk aşamada bu kitapta öğreneceklerinden fazlasını veremez sana. Buradaki temelleri aldıktan sonra ne kadar ileri gideceğini ise senin adanmışlığın ve çalışmaların belirleyecek. Düşün, taşın ve karar ver. Karar verdikten sonra ilk bölüme geçebilirsin. Yolu tamamlarsan kamil insana dönüşeceksin. Yola çıkar, yolu tamamlayamaz, yoldayken vazgeçer ve geri dönersen de asla eski sen olamayacaksın. İçindeki gölgeler seni yiyip bitirecek. Şimdi sıra sende... Sirenleri, elfleri, orkları görmeye dayanabilecek misin? Yola kendini adayabilecek misin? Cevabın “evet” ise sayfayı çevir, “hayır” diyor...

SİGARA ADAM

Eğitimli olduğu belli, eşofman takımı ve sırt çantası ile şubeye gelen, muhtemelen dağcılıkla ilgilenen, 60-65 yaşlarında bir müşterimiz var. Ona “Sigara Adam” adını verdim. Ya kart şifresini ya internet bankacılığı şifresini unutup on güne bir şubeye geliyor. Her geldiğinde “Üff, yine sigara içilmiş burada,” diye söyleniyor. Son geldiğinde şube kapısını açıp şubeyi havalandırmaya kalktı. O geldiğinde artık belli etmemeye çalışarak kalkıp camları açıyoruz. Şube personelinin yarısı sigara içiyor, şube içinde sigara içen yok, mutfakta içmelerine müsaade ediyorum. 20 yıllık çalışanım, her müdürüm mutfakta sigara içilmeyecek dedi, kimse dinlemedi, o sigara o mutfakta içildi. Ben söylesem bile biliyorum ki içilecek. Mutfakta içilmesine rağmen, sigara mutfakta değil de holde kokuyor. Daha önce bu sorunumuzdan söz edince Momentos, tütsü yakmamızı, sigara kokusunu bastıracağını söylemişti. Tütsümüz geldi, yaktık ve evet, tütsü sigara kokusunu bastırmada oldukça etkili. Yaklaşık bir saat kadar ...

MÜŞERREF'İN YEĞENİ

Pupanın içindeki, Bir lahana kelebeği, Duvara çizik atıp duran, Çıkmak için gün sayan. Kelebek heyecanlı, Annesi gibi şanslı, Bol güneş, her yer çiçek, Bahçede hayat tatlı. Sanıyor herkes öyle, Tanımıyor Müşerref'i, Büyük büyük teyzesini, Ve apartman dairesini. Bir insan çantası, Oldu onun felaketi, Aldı gitti Müşerref'i, Şehir ona bilinmezdi. Üç kelebek gününü bile, Görmedi büyük teyzesi, Nerede fırsat eşitliği, Bu mu kader dedikleri? Bilmiyordu pupadaki, Mutluydu her bebek gibi, Görürseniz söylemeyin, Bırakın sevsin güneşi.

HAFTANIN KEDİSİ:KARA KAFA

  Cinsiyeti : Erkek Yaşı : Genç Yetişkin Rengi : Beyaz yoğun, kafa üstü, kuyruğu ve bir bacağı siyah. Elementi : Sulu bir ateş. Ateşi güçlü ama vıcık vıcık bir tarafı da var. Ses : Açlıktan ölecek gibi miyavlayarak tüm mahalleyi inletir. Fiziki Özellik: Gideri var. Karakter Özelliği: -Tuttuğunu koparan (ateş) ama dilenci gibi yapışarak (su), -Korumacı bir yanı olan, Sarı Burun’u büyüten. -Diğer kedilere saygısı olmayan, kızların ve zayıf kedilerin yemeğinde gözü olan. -Her zaman daha fazlasını isteyen, -Diğer erkeklerce kovulmasına rağmen geri dönebilen, inatçı, -Bacağa sürtünme işini aşırı abartan, tüm kasları ile tos tos vuran, dikkat çekemezse patileri ile pıt pıt vuran (burası çok hoşuma gitti), karşı tepki gösterirseniz saldırmaktan çekinmeyen. -Önüne koyulan yemeğin daha iyisi olabilir diye diğer kedilerin yemeklerini de tek tek koklayıp sonrasında kendi yemeğine dönebilen bir kedi adam. Kara Kafa ile, Sarı Burun üst sokağa taşındığında tanıştım. Sarı Burun’u koruyup kollayan...

GÖKYÜZÜNE ÇEVİR YÜZÜ

Bugün hayat yavan gibiydi, yazmak istemiyordum. Odamdaki camdan başımı çevirdim ve gökyüzünü gördüm. Böyle açık mavi gökyüzünün içinde beyaz bulutlar bana hep gerçek dışı gelir, bir türlü alışamadım. Yine gördüm ve dünya sihirli dedim. Sanırım biz sihrini kaçırmak için elimizden geleni yapıp sonra şikayet ediyoruz. Bundan sonra sihrin içinde, doğada daha çok zaman geçirmek için kendime söz vereyim o halde. Eskiden tutamazdım ama artık kendime verdiğim sözleri tutuyorum. Yaşlandıkça değişmedim sanıyordum ama değişiyormuşum. Sanırım artık kendimi daha çok önceleyebiliyorum. Daha önce sevdiklerime ya da hayatımda olan insanlara iyi gelecek diye daha çok veriyordum. Ama ben 10 birim veriyorsam bu onların hayatında 0,5 birim değişikliğe neden oluyormuş, bense 10 birim vereceğim diye helak oluyormuşum. Herkes hayatında şikayet ettiği şeyden besleniyormuş, aslında durumu değiştirmeye çalışmıyormuş vesaire vesaire. Neyse şairin dediği gibi “görmek istersen denizi, gökyüzüne çevir yüzü...” İç A...

2020 SAMSA'SI (6. BÖLÜM)

O gün bulutlar, mektubun gizemini vurgularcasına tuhaftı. Kahramanımız mektubun şaka olduğunu düşünüyordu düşünmesine ama yine de parka gitmek üzere hazırlandı. Hazırlandı derken ev eşofmanlarının üzerine uzun montunu giyerek paspallığını kamufle etti. İşin ucunda Serkan’ın olduğuna emindi ama yapacak kayda değer başka işi de yoktu. Evden çıktı, üç dakika sonra mektupta bahsedilen parka gelmiş, çınar ağacını bulmuştu. Şansına parkta kimse yoktu. Yine tarif edildiği gibi, ağacın altındaki taşı buldu. Serkan’ı görmek için etrafına baktı, kimse görünmüyordu. Taşı kaldırınca altından A4 kağıda basılmış ve jüt iple bağlanmış bir tomar kağıt çıktı. Kağıtları aldı, etrafa baktı, hâlâ şaka diye bağıran kimse yoktu. Eve gidip yazanları okumak için sabırsızlanıyordu. Rutin hayatına biraz hareket gelmiş gibiydi. Bütün bunlar Pazar günü oluyordu. Pazartesiye kadar önünde koca bir akşam vardı. Tüm akşamı notları inceleyerek geçirmeye karar verdi. Yarın işyerinde üstünden geçeceklerdi. Eve doğru yol...

SOĞUK

Dışarda yağmur var, hava oldukça soğudu. Şubeye geldim, sigara kokuyor. Mutfakta içmeye izin veriyoruz da bu kadar kokmazdı. Sigarayı mı arttırdılar ne? Rahatsız olduğumu söyleyince eski müdürün odasında müşterilerle sigara içtiğini söylüyorlar. Başka yer de gösteremiyorum. Personelin de huyuna gitmek gerekiyor, çalışmazlarsa hedefler tutmaz. Ama leş gibi kokuyor. Mutfağa hava temizleyici alsak çözebilir miyiz? Ocak bütçesinde olabilir. Şimdilik pencereleri açarak çözmeye çalışmalı. Gözlerim kapanıyor. Çaktırmadan uyumaya çalışıyorum. Evde olmak için neler vermezdim. Haftaya bir günlük uyuma izni isteyeyim. Tabii uyuyacağım diye izin alamam. Mantıklı bir gerekçe sunmalı. Oysa insan hak ettiği yıllık izni gerekçe sunmadan kullanabilmeli. Çocuğum olmadığından iş hayatım boyunca izin almak için gerekçelerim sınırlı oldu. Çocuğumun ateşi çıkmadı, okula başlamadı, veli toplantısı için çağrılmadım, karne törenine gitmem gerekmedi. Gerekçe sunamadığımdan izin isteyemediğim zamanlar oldu. Hoş ...

EYLÜL 2026 RAPORU

Bugün eylülün son günü. Çalışırken ayın hangi günü olduğunun, hangi saat içinde olduğumuzun daha çok farkında oluyorum. Tatilde ayın kaçı olduğunu unutuyorum. Aslında zamanın farkında olmak kötü değil. Emekli olanlara bakıyorum, ayın kaçı olduğunun farkında olanlar hayata daha bağlı; ayı, günü unutanlar savrulup duruyor. Mutluluktan savrulanları hariç tutuyorum. Ağustos dökümünü yaparken daha sakin ve yavaş tempolu bir eylül geçirmeyi planlamışım. Bunun için eylülde bilinçli olarak kitap okumadım. Kitap okumak için gün içinde zaman ayıramıyordum; işe gelirken ve giderken okumaya çalışıyorum, bu da üstümde baskı yaratıyordu. Ben de bu ay okumadım, biraz rahat bıraktım kendimi. Yoga için de enerjim yoktu. Mevsim geçişine adapte olmam gerekiyordu. Bu ay yoga anlamında da yüklenmedim kendime. Bunun dışında havanın erken kararması, gecelerin uzaması ister istemez insanı yavaşlatıyor. Dinlendim ama keşke daha erken uykuya yatmayı becerebilseydim. Bunu yapamadığımdan sinüzitim azdı, onu çözme...

HAFTANIN KEDİSİ- SARI BURUN

Cinsiyeti: Erkek Yaşı: Genç Rengi: Beyaz;kulakları, kuyruğu sarman sarısı, sırtında iki sarı top şekli var. Kuyruğu karakteristik, büyük bol tüylü. En karakteristik yanı burnu. Elementi: Bebekken avatar adayıydı. Ama Çiko sürekli döverek içine korku tohumları ekti. Ateş elementi geriledi. Toprak (aidiyet), hava (iletişim) ve su (duygusallık) elementleri dengeli. İlerde ateşini yükseltirse avatar olabilir. Ses: Bebekliğinden beri sesle iletişimde iyi. Evden ayrıldığımı duyunca taa arka bahçeden miyavlayarak kendini fark ettirirdi. Şimdi de mahallede Sarı Burun deyince bahçelerin içinden önce “veüv” diye bir ses geliyor, arkasından bu koşa koşa geliyor. Fiziki Özellik: Köpük kadar olmasa da yakışıklı bir kedi. Burnu en karakteristik tarafı. Kuyruğu oldukça gösterişli. Karakter Özelliği: — Her daim meraklı olan, — Kendi ruhuna ve başka ruhlara saygı duyan, ne kendini ezdiren, ne başkasını ezen, — Yaşama hevesi ile dolu, — Asla pes etmeyen, yeni araziler bulup keşfeden, her seferinde başk...

PAZARTESİ SENDROMU

  Cuma buranın halk pazarı. Genelde diğer günler sakin olur, pazartesi biraz hareketlidir, cuma curcunalı geçer. Bugün diğer günlerin aksine biraz kalabalık bir pazartesi. Kasa 20 bin açık verdi, kameradan bulduk, neyse ki kameralar var. Tabii tüm öğle arası kamera izleyerek geçti. Beynimi hissetmiyorum. Üstüne dünkü güneşli havanın tersi, buz gibi bir hava. Ne iyi ettim de masa altı ısıtıcı aldım kendime, donardım yoksa. Bir ben üşüyorum. Zaten hormonlarımın heyheyi var. Dolunay diğer yandan... Bir bana böyle, reseptörlerim çok hassas; bak güvenliğe, kısa kollu geziyor. Güzel bir hafta sonu geçirdim sayılır. Kayınvalide geldi cumartesi, Boncuk şapşalı da yapıştı, gitmedi. Neyse ki kırmızı çizgimi dört yılda da olsa anlatabilmişim. Boncuk tekmeyi yemeden sağ salim atlattık. Ama gerek var mıydı gerçekten? Bana kimse pençelerini göstermese de hakkına saygı duyarım, hassasiyetlerini gözetirim. Bu nedenle başkalarının uyanıkça, kurnazca, sınırları ihlal ederek davranmasını anlamakta zo...