Ana içeriğe atla

Kayıtlar

gezi; gezdim etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

COMO GÖLÜ

Son aylar öyle  koşturmacalı geçti ki, kış tatilimi unutmadan yazabilecek miyim merak ediyorum. Neyse… Colmar dan sonra ikinci durağımız Como’ydu. Buraya ulaşmak için Basel’den Flix Bus otobüslerine bindik.10 Euro’ya şehirden şehire  seyahat edebileceğimiz otobüsleri ilk defa denedik, oldukça kolay ve güzel bir seyahat şekliymiş, bundan sonra da kullanırız sanırım. Sadece otobüsler bana biraz soğuk geldi, montumu çıkaramadım.  Basel’den Como’ya giderken Alp dağlarından geçiyorsunuz. Yol uzun olmasına rağmen manzara güzel olunca keyifle seyahat ettik.  Alpler'de bile kar yoktu ne yazık ki .  Como’ya geldiğimizde günün yarısı bitmişti. Otobüsten indiğimiz istasyondan Como’ya geldiğimizde  bizi ilgi çekici eller heykeli karşıladı. Burada saçma sapan fotoğraflar çekip güldük bolca. Otelimiz meydandaydı. Meydanlar Avrupa şehirlerinde en sevdiklerimden.  Hemen her şehirde büyüklü küçüklü meydanlar var. Eskiden buralarda kabarık elbiselerle vals yapıldığını h...

BRUGGE

BRUGGE Brugge  güzel, farklı,sıra dışı  bir şehir. Vikingler , ticaret için bir liman şehri olarak inşa etmiş, sonrasında Anvers limanı öne çıkınca Brugge ticaretteki popülerliğini kaybetmiş, turizm şehrine dönüşmüş. Brugge'u popüler yapan mimarisi. Binaları Ortaçağ'da yapılmış ve şehir o zamanki gibi duruyor Sanki başka bir zamana gitmiş gibi hissediyorsunuz. Geçmişe yolculukta, bizim iki saatimiz vardı. Buna yemek molası dahildi.. Zamanımızın yarısı rehber ve tur grubuyla şehrin meydanına kadar yürümek, kalan yarısıysa geldiğimiz yolu geri dönerek geçti. Ara sokaklara giremedik, kuleye çıkamadık, kilisenin içini göremedik. Ben yavaş yavaş gezmeyi severim, aynı meydandan defalarca geçmeyi severim, bunun için Brugge'a en az bir buçuk gün ayırmak gerekli bence. Her ne kadar gezimiz hızlı akan sahnelerden oluşsa da yine de iyi ki gitmişim diyorum, keyif aldım her şeye rağmen.. Brugge binaları kırmızı-turuncu taşlarla yapılmış, masal gibi. Bir tarafta eski binala...

BRÜKSEL

BRÜKSEL Belçika'yı da, Brüksel'i de pek merak etmiyordum aslında. Bunun nedeni Avrupa Birliği'nin başkenti Brüksel'i kafamda bürokrasi ile eşleştirmem, bürokrasiyi de sıkıcı bulmam olabilir. Tur programında Rotterdam'dan sonra Brüksel vardı. Akşan Brüksel meydanını gezilecek, ertesi gün erkenden Brugge'a gidilecekti, ancak akşam dokuzda Brüksel'e varınca program kaydı ve öğleden önce Brüksel, öğleden sonra Brugge olarak değişti. Sabah sekizde otelden ayrılıp Brüksel meydanı Grand Place yollandık.Grand Place, Brüksel'in kalbi. Eskiden bataklıkmış, kurutulup meydana dönüştürülmüş. Etrafında eski, görkemli. heykellerle süslü gotik binalar var.Avrupa'yı ilk gördüğümde görkemli meydanlar, binalar beni heyecanlandırırken, gözüm alışmış olmalı, binaların muhteşemliği artık heyecan vermiyor bana. Durmaksızın ince, ince; sinsi sinsi yağan yağmurun da etkisi olmalı. GRAND PLACE Grand Place'in önemli binalarından biri Hotel de Ville, bele...