Berlin’den sonra trenle Prag’a geçtik. Prag tren istasyonunun kubbe şeklindeki tavanındaki süslemeler göz alıcıydı ama eşim fotoğraf çekmeme müsaade etmedi. Böyle zamanlarda inat edip durmak gerekiyor sanırım, onun derdi bir an önce oteli bulmaktı.
Otelimiz Eski Şehir’e yürüme mesafesindeydi. Valizleri otele bırakıp hemen meydana indik. Meydanda ilk gördüğümüz Astronomik Saatti. 1410 yılında yapılan bu saat, günün saatini, güneşin ve ayın gökyüzündeki konumunu, evresini, burçları vb gösteriyormuş. Ben bakınca sadece saati ve birkaç burç işaretini anlayabildim. Her saat başı saatin gösterisi oluyor. Saatin içinden İsa’nın havarileri geçiyor, yanlarda da insanlara unutmamaları gereken dört kavramı hatırlatan iskelet, ayna tutan adam gibi figürler hareket ediyor. En son da horoz çıkıp ötüyor ve çan çalıyor. Biz gittiğimizde iskeletle başka bir figür yerinde değildi, döneceğimiz gün taktılar. Çok güzel devasa bir oyuncak. Düşününce de 600 yıllık muazzam bir mekanizma.
Saatin hemen ilerisinde siyah ayakta duran bir adam ve etrafında insanlar heykeli göze çarpıyor. Bu adam dinde reform öneren ve kilisenin yozlaştığını söyleyen Jan Hus ve onu destekleyenlerin heykeliymiş, Hus’u can güvenliği garantisi vererek dini konseye çağırmışlar ama sözlerinde durmayıp tutuklayıp kazığa oturtup yakmışlar. Sonrasında da Hussit savaşları çıkmış.
Meydanda bulunan iki kiliseden biri masalsı iki sivri siyah kulesi ile Tyn Kilisesi, burayı sonradan Hussitler kullanmışlar. İki nefis kulesi birbirine eşit değil. Güya biri Adem, biri Havva’yı simgeliyormuş, ondan farklıymış, Tyn kilisesi, büyüleyici ama önüne evler yapıp silüetini bozmuşlar.
Meydanda bulunan diğer kilise Aziz Nicholas Kilisesi. Bunun kubbe yapısı daha farklı.
Aziz Nicholas Kilisesinden arkasından geçip şehirdeki Yahudi Mahallesine geçiliyor. Burası dünyanın iyi korunmuş Yahudi mahallelerinden biriymiş. Prag’ı tarif et deseler güzel, estetik eski, tozlu bir şehir der, içimden keşke tozunu alsam diye geçirdiğimi, söylerim. Ama bunu Yahudi mahallesi için söyleyemem, buradaki binaların tozunu alan biri vardı sanki. Binaların boyaları parlak, sokaklar temizdi. Burada girişi ücretli sinagog ve Yahudi mezarlığı varmış. Biz sadece sokakta dolaştık. Binaların üzerinde Yahudilerin simgesi davut yıldızı işareti vardı. Tezgahlarda Çamur Adam Golem gibi Yahudi kültürüne ait koruyucu figürler satılıyordu. Farklı bir kültürü tanımaya çalışarak dolaştık.











Yorumlar
Yorum Gönder