Karar vermek ya da niyet etmek gerçekten önemli sanırım. Daha az düşünmeye, kendime daha az eziyet etmeye karar vermiştim. Geçtiğimiz aya dönüp bakınca önceki zamanlara göre daha hafif, daha huzurlu hissetmeye başladığımı görüyorum. Bir de diğer insanların duygu durumlarını, düşüncelerini vb. önemsemeyi bıraktım. Kendi isteklerime, planlarıma odaklandım. Bu da oldukça hafifleticiydi.
2026 Mayıs’ı tatiller ayıydı adeta. İstediğim gibi değerlendiremesem de son Kurban Bayramı’nda ailemin yanına gitmek, alıştığım düzende, birbirimiz olduğumuz gibi kabullenerek durmak iyi geldi. Özlemişim. Bir de babamın akciğer kanseri olmasından şüphelenmiştik, çok şükür KOAH teşhisi koydular. Bu da kötü ama diğeri kadar değil. 50 küsur yıldır içtiği sigarayı bırakması gerekiyor. Hastalık yorunca mecbur bırakacak gibi duruyor.
Bu ay üç kitap vardı elimde, ikisi yarım kaldı. 13 yaşındaki yiğenim beni Jack London’la tanıştırdı. Beyaz Diş kitabının İngilizce ve ince versiyonunu bir çırpıda okudum ve farklı bir dil olmasına rağmen tadını hissedebildim. Uzun zamandır canım yazar çekmemişti. Bu hissin geri gelmesine de sevindim. Martin Eden’i sipariş ettim, heyecanla okumayı bekliyorum.
Bunun dışında bakınca üç film izledim. Mutlak butlanı görmeyelim, kafamızı kuma gömelim diye eşimi Konuşanlar izlemeye zorladım, kafamız dağıldı, eşimin tansiyonunu kontrol etmiş olduk.
Bahçe işleri ile uğraştık, misafirler geldi gitti, yaz gelemedi, yağmura doyduk. Genel olarak güzel geçmiş diyebilirim.
Mayıs sonunda yaşadığım tatsız bir olayı da not alayım. Bayram tatili dönüşü köklü bir otobüs firmasından bilet almıştım. 20:30 otobüsü, tam dört saat sonra, 00:30’da teşrif etti.!! Ortada hava ve yol durumunu etkileyecek herhangi bir durum yoktu, diğer firmaların aynı güzergahtaki ve aynı saatteki otobüsleri tıkır tıkır işliyordu. Yazıhanedeki adama soruyorsunuz otobüsü göremiyorum diyor, şoföre ulaşamıyorum diyor. Güç bela ulaştığınız müşteri hizmetleri herhangi bir çözüm üretemiyor. İlgili kamu otoritesine şikayet ediyorsunuz, kimi kime şikayet ediyorsunuz ki?
Neyse, önümüze bakıp "Hoşgeldin Haziran" diyelim..


Yorumlar
Yorum Gönder