Ana içeriğe atla

HAZİRAN 2026 RAPORU


Geçen ay yağmurlarla başlamış, bu da bahçe işlerimizi sekteye uğratmış, sebze ekmekte gecikmişim. Yağmurdan dışarıya çok çıkamazken bir bakmışım meyveler olmuş. Kirazlar, dutlar… Kirazların hakkını vermişim de evde çok durmadığımdan dutlar karıncalara, kuşlara kalmış, ziyan oldu diye biraz içim gitmiş.

Bahçe sezonu açıldığından gelenimiz gidenimiz artmış. Ara ara artmasa da olurmuş demişim. 😊 Bahçeye komşular taşınmış, park yeri sorunu ortaya çıkmış, “keşke kimse gelmese?” diye düşünmeden edememişim.

Kediler, tilkilerle hoşça vakit geçirmişim. Minimal olma çalışmalarına devam etmişim, güzel de gitmiş.

Açık hava zamanları olduğundan eve pek girememiş, aşağıda yazdığın tek  filmi izleyebilmişim, Martin Eden'ı ve diğer uygulama kitabını da henüz bitirememişim.

Kendime söz verdiğim gibi ara ara sekteye uğrasa da yoga yapmışım, yazı yazmışım. Genel olarak kendime verdiğim sözleri tutmakla birlikte daha önce tekrarlamayacağımı söylediğim hataları yine yapmışım, sonra Serdar Ortaç “Ben Adam Olmam” şarkısını hediye etmişim kendime.

Haziranın nasıl geçtiğini çok anlamamakla birlikte çabaladığım için kendimi tebrik ediyorum. Temmuzda tatile çıkıyorum, temmuz ayı hedefimi “tatilin her anının hakkını vermek” olarak belirledim. E hoş geldin o zaman güzel temmuz, sanırım seni de hep sevdim, hâlâ seviyorum. Ne de olsa özgürlüğün mevsimi yaza aitsin. 😊

Haziran 2026 İzlediklerim:

Küçülen Hayatlar: 2017 ABD yapımı, 135 dakikalık, başrolünde Matt Damon'ın oynadığı filmde hem dram, hem komedi, hem bilim kurgu var.

Küresel ısınmanın, nüfus artışının dünya üzerindeki yaşamı tehdit etmesi bilim adamlarını yeni yollar bulmaya sevk eder. Bunlardan biri de insanları küçültmektir, böylece kapladığı alan, tükettikleri azalacaktır. Daha fazla insan lüks içinde yaşayabilecektir. Küçülmeye gönüllü insanlar bir el kadar küçültülür ve bunlar için özel yaşam alanları kurulur.

İnsanlar kendi hür iradeleriyle küçülmeyi seçmekte, küçültme işlemi sonrası hazırlanan yeni yerleşim yerlerine taşınmaktadır. Fizyoterapist Paul da maddi anlamda daha refah içinde olmak, eşinin istediği eve sahip olabilmek için eşiyle birlikte küçülmeyi kabul eder, ama eşi Paul'den habersiz işlemden vazgeçer. Paul yeni dünyasında el kadar küçülmüş, yalnız bir adam olarak devam etmeye çalışır. Bundan sonra Paul'ün alışma sürecini, mükemmel olması gereken dünyada oluşan gecekondu bölgelerini, sonunda o dünyadan da kaçmaya çalışan bilim adamlarını izleriz. Başlangıçta farklı gelmişti ama sonuçta toparlayamamış bence. Yine de özgün konusu nedeniyle izlemeye değer.

Yorumlar