Ana içeriğe atla

Kayıtlar

RAGNAROK(NETFLİX DİZİ)

Adını hatırlamadığım bir kadın  dergisinin “Hayatım benim en büyük projem” diye bir sloganı vardı, çok beğenirim. Üç kitap okuduktan sonra bir dizi izleme kararımı, iki kitap bir dizi olarak revize ettim ve Ragnarok 'u izledim.. Canım öyle istedi, çünkü benim hayatım. Keşke her alanda böyle özgür olabilsem :) Ragnarok , Norveç’in Edda Kasabası’nda geçen olayları konu alan Norveç yapımı bir dizi. Günümüz dünyası ile Norveç mitolojisini harmanlayıp, başlangıçta daha çok beğendiğim, sonrasında zaman zaman ne saçma dediğim bir dizi yapmışlar. İlk sezonu 6 bölümden oluşan dizinin adı Ragnarok , Norveç mitolojisinde dünyanın sonunun tanımıymış,  Ragnarok doğal felaketlerle başlar ve tanrılarla devler arasındaki savaşla zirveye ulaşırmış. Netflix orijinal yapımı olan dizi ile; dışarıdan doğasıyla, Norveç’in demokrasisi ile mükemmel görünen hayatın, aslında o kadar mükemmel olmadığı, artık eriyen buz dağlarının görünmeyen yüzünde  kokuşmuş bir düzenin olduğu anlat...

YOGA WITH ADRIENNE

"Rahat-hazır ol!Serbestsiniz.." le geçen beden eğitimi dersleri, anne-babamı veya etrafımdakileri spor ya parken görmemiş olmak, spor  tutkusunun hücrelerimde yer almaması nedeniyle  spor yapmam gerektiğini düşünmedim hiç. Sonra bir gün sevmediğim bir iş arkadaşımla konuşurken spor yapmanın insanı mutlu ettiğini, google'da  araştırıp görebileceğimi söyledi, bunun üzerine araştırdım,öğrendim ve spor yapmaya başladım. Kendisini sevmesem de ufkumu açtığı için sık sık şükranla anıyorum. Ebru Şallı ile pilates vb. derken Bora Ercan'ın Hatha Yoga DVD si ile yoga yapmaya başladım ve çok iyi geldi. Zamanla hep aynı DVD, aynı hareketler etkisiz geldi ve nasıl oldu bilmiyorum Yoga With Adrienne ile tanıştım ve bayıldım. "Herkes için, ücretsiz, kaliteli yoga"  diyerek yola çıkan ve Youtube'da videolar yayınlayan Adrienne'in  ilk üç yıl çok izleyeni ve çok abonesi yokmuş, şimdiyse tüm dünyadan 7,58 milyon abonesi var.Köpeği Benji ile yoga yapan Adrie...

2020 SAMSASI 4. BÖLÜM

Antidepresan satın almaktan vazgeçtikten sonra markete gitmiş, koştur koştur alışverişini yapmış, koştur koştur eve gelip yemek hazırlamış yemişti. Şimdi de marketten aldıklarını yerleştiriyordu. Şöyle bir mutfak tezgahına baktı, dört metrelik tezgah üzerinde bir santimlik boşluk yoktu. İçi daraldı. Buzdolabına yerleştirmekte olduğu yumurtaları fırlatıp atmak geldi içinden. Kendinin temizleyeceğini hatırlayınca vazgeçti. "Çok da pis kokardı, iyi ki fırlatmadım" diye düşünüp sevindi. Sonra kızdı kendine, şöyle filmlerdeki gibi havalı bir tepki veremeyecek miydi? "Neyse işim bitsin, camsız bir kapıyı hafifçe çarparım" deyip güldü kendine. İç çekip hiçbir zaman reklamlardaki kadar güzel göremediği buzdolabını yerleştirmeye devam ediyordu ki kapı çaldı. Kapısı pek çalmazdı. Merakla gidip mercekten baktı. Kimse yoktu. Açmadan geri dönüyordu ki tekrar çaldı kapı. Tekrar mercekten baktı, kimse yoktu. Bu sefer kapıyı açtı. Kimse yoktu fakat, yerde gizemli bir zarf ona ...

GERÇEĞİN MASALI-AZİZ NESİN

Kitap almayı çok severim. Kitaplığımdaki okumadığım kitaplar bitmeden yeni kitap almamaya karar vermiştim. Tosbağa hızında okuduğumdan bu gidiş ölene kadar kitap alamayacağım :) Bu da bekleyen kitaplardan biriydi .. Gerçeğin Masalı, bir öykü kitabı.  Aziz Nesin'in farklı öykü kitaplarında yer almış öyküleri arasından seçilmiş öykülerinden oluşuyor.  Hayvanlar aleminden, padişahlık zamanına, oradan güncel siyasete uzanan pek çok konuda öyküleri var. Kara mizah dediğimiz, güldürürken düşündüren hikayeler bunlar. Aziz Nesin bir öyküsünde oldukça naif, masallarda yer alan bir dil kullanırken, bir öyküsünde dili sivriliyor, iğneliyor muhatabını. Bir öyküsünde ağdalı Osmanlıca gibi yazabilirken, diğerinde fabl  gibi yazabiliyor, müthiş bir yetenek olsa gerek. Zaman zaman sıkılsam da daha çok üzülerek okudum, konularda geçen hikayeler öyle tanıdık ki, zamanlar değişse, dijital çağa geçilse de tarih kendini tekerrür edip duruyor ne acı. "ülke iyiydi, hal iyiydi, Sayın Başka...

ALKALİ BESLENME

Alışkanlıklar nerede başlar, nerede biter? Bazı insanlar neden hep aynı saçma döngüde döner durur? Bilemiyorum. Mesleğim ve kontrolcü yapım nedeniyle olmalı bedenimde hep bir sızı var, bacaklarımda, sırtımda,boynumda..Düzenli yoga yaparsam ya da ekmeksiz, hafif beslenirsem ağrılarımdan kurtuluyorum, hafif hissediyorum, erken uyanıyorum.Yoga ile strese daha dayanıklı oluyorum, olaylara dışarıdan bakabiliyorum.  Öyle güzel ki...Sorun şu ki, bunu bile bile sürekli disipline olmayı bir türlü beceremiyorum. Türk mutfağı çok çeşitli, yemek konusunda en iyiyiz bence. Ama çok zaman gerekiyor,buna odaklanıldığından başka  konuda üretemediğimizi düşünüyorum. Baklava, börek, mantı, yaprak sarması...Bunları yapan kişinin başka bir şey yapmaya hali kalır mı? :) İşte üç yıl önce, yemeğe az zaman ayırayım, ona ayıracağım zamanı okumaya filan ayırırım diye salata ağırlıklı beslenmeye başladım, ekmeği bıraktım, meyveler gibi doğal şekerliler dışında şekeri bıraktım. O zaman bir parça çik...

BİRBİRİNDEN ALAKASIZ BEŞ SORU MİMİ

Sanatlı Pencerem mimlemiş beni. İlk mimini cevaplamak için hevesli hissediyorum. Hemen başlayayım :) 1-Koleksiyon yapıyor musun, cevabın "evet" ise ne topluyorsun? Çocukluğumda koleksiyon yapmak oldukça  popülerdi. Pul koleksiyonu, peçete koleksiyonu, bozuk para koleksiyonu yapmıştım. Çok katlı Alman peçetelerine sahip olmak ayrıcalıktı. Pul koleksiyonu da çok eğlenceliydi. Bozuk paraları hala saklıyorum. Fakat minimalist olmaya çalıştığımdan koleksiyon yapmıyorum artık.Taş koleksiyonu yaparım belki. Taşlar bana iyi geliyor. 2-İlkokul öğretmenlerinden adını unutmadığın biri var mı? Evet/Hayır? Evet. İlkokul öğretmenimi unutmadım, çoğunlukla gülümseyerek, nadiren sıra dayağı ile hatırlıyorum :) 3-Bahar mevsiminin bitmesine az kaldı.Bu bahar mevsiminin öncekilerden ne farkı oldu? Salgın nedeniyle pek tat vermedi bu bahar. Her yerde maskeli insanlar, hissedilen gerginlik, kapalı dükkanlar.. 4-Yaz mimini başlatacak olsan adını ne koyardın? Yazı hatırlatan şeyl...

2020 SAMSA'SI (2. BÖLÜM)

İ ş yerine geldi, bilgisayarını açtı, hazırlaması gereken kurum ekstrelerini hazırladı. Sonra kurum hattını açtı. Açar açmaz telefonu çalmaya başladı, cep telefonuyla konuşurken masadaki sabit telefon çaldı, o sırada gelen müşteri burnuna banka kartını uzatıp bir şeyler söyledi. Telefonla konuştuğunu, biraz beklemesini işaret diliyle anlatmaya çalıştı. Telefonu kapattı, masada çalan telefona bakamadı, kartını burnuna sokan müşterinin işini bitirip gönderdi. Önündeki kredi talebini değerlendirmek için dosyayı açtı. Daha dosyayı inceleyemeden emekli maaşını alan müşterisi geldi, onun bireysel kredisini verdi. Onu gönderdi, tam kurumsal kredi dosyasını açmıştı ki, kredi kartı ekstresi gelmeyen bir müşteri geldi. Onu gönderdi, internet şubesinden alınan kuruş masrafa itiraz eden müşteriye durumu anlatmaya çalıştı.Adam masrafın soygun olduğunu, bankanın dolandırcı olduğunu filan söyledi. Kuruşluk masraf üzerine on dakika konuşuldu. Bazen bu ülkenin insanını anlamıyordu. Tüm anayasal ha...