Kalbimde ağrı var, nefes almakta sorun yaşıyorum diye hafta sonu kardiyoloji doktoruma gittim. Kontrollerden sonra doktor kalbimin iyi olduğunu, şeker ve tansiyon rahatsızlığım olmadığı için de 10 yıl içinde kalp krizi geçirme riskimin bulunmadığını söyledi. Ağrıya ve nefes sıkıntısına neden olanınsa demir eksikliği olduğunu, geçmişime baktığında benim zaman zaman bu sorunu yaşamış olduğumu söyledi ve demir hapına başladık.
Benim bu blogu açarkenki ilk yazımın başlığı “Demirimi Kimler Aldı?”ydı. Kansızlık benim kronik sorunum ama yine aklıma gelmedi. Oysa hep kendimi bilmeye çalışırım, yine bilemedim. Bundan sonra aklımda olsun; can sıkıntım mı sürüyor, hoop kan tahliline. Birkaç aydır süren enerjisizliğimin, yorgunluğumun, depresyonumun nedeni kansızlığım olabilir yani.
Hastaneye gitmişken uzun zamandır ihmal ettiğim göz doktoruna da gittim. Gözlük canımı yakıyor, uzun süre gözümde tutamıyorum artık. Hem miyop hem astigmat var bende. Doktor demesin mi, iki rahatsızlıkta da derecem birer derece gerilemiş. Hatta “Bu yaşta yakın gözlüğü takma, ilerler,” diye tutturdu. Oğlum önceki gözlüğümü sen verdin, diyemedim tabii. Önce doktoru, sonra gözlükçüyü yakın gözlüğüme dair ikna ettim; sonra göremem falan, kim uğraşacak. Neyse işte, göz derecem düşmüş. Henüz gözlüğümü almadım; yanlış ölçmedilerse hayatımda ilk defa göz numaram gerilemiş oldu.
Hem kalbimin iyi olduğunu duymak hem de göz numaramdaki bu değişiklik keyfimi yerine getirdi. Ben yıllrdır yaptığım yoganın sihirli olduğunu ve bunda payı olduğunu düşünüyorum.
YouTube’da yoga videoları olan Ceyda Saltadal var. “Yogaya Nasıl Başladım?” videosunda, yaşadığı görme kaybıyla ilgili bir rahatsızlık üzerine yogaya başladığını anlatır.
Nörolojiye gittiğimizde bize tuhaf hareketler yaptırırlar. Sağ kolunu kaldır, parmak uçlarına yüksel vb. Yapabildiğimiz tüm hareketler beynimizle ilgilidir. Hemen tüm sporlar beynimizin sağ-sol küresini çalıştırırlar. Bu nedenle faydalıdır. Yoga da hayatta sağ ve sol kuvvetler arasında dengeyi hedefler. Diğer sporlardan farklı olarak stresi oldukça azaltır ve bence mistik bir yanı da vardır.
Tabii yoga yaptık, bize bir şey olmayacak diye bir durum da yok. Ben ilk yogaya Bora Ercan’ın DVD’si ile başlamış, blogumda anlatmıştım. Bora Ercan da kanserle mücadele ediyordu ve “Yoga yapıyordun, neden kanser oldun?” sorularının çok sorulduğunu; kendisinin yoga yaptığını ama dostlarıyla içmeyi ihmal etmediğini söylüyordu.
Özetle yoga sihirli ama tek başına yeterli değil. Kime ait olduğunu bilmedigim ünlü sözde denildiği gibi:
“Hayat: %50 Namaste, %50 Fuck Off.”

Yorumlar
Yorum Gönder