Eğitimli olduğu belli, eşofman takımı ve sırt çantası ile şubeye gelen, muhtemelen dağcılıkla ilgilenen, 60-65 yaşlarında bir müşterimiz var. Ona “Sigara Adam” adını verdim. Ya kart şifresini ya internet bankacılığı şifresini unutup on güne bir şubeye geliyor. Her geldiğinde “Üff, yine sigara içilmiş burada,” diye söyleniyor. Son geldiğinde şube kapısını açıp şubeyi havalandırmaya kalktı. O geldiğinde artık belli etmemeye çalışarak kalkıp camları açıyoruz.
Şube personelinin yarısı sigara içiyor, şube içinde sigara içen yok, mutfakta içmelerine müsaade ediyorum. 20 yıllık çalışanım, her müdürüm mutfakta sigara içilmeyecek dedi, kimse dinlemedi, o sigara o mutfakta içildi. Ben söylesem bile biliyorum ki içilecek.
Mutfakta içilmesine rağmen, sigara mutfakta değil de holde kokuyor. Daha önce bu sorunumuzdan söz edince Momentos, tütsü yakmamızı, sigara kokusunu bastıracağını söylemişti. Tütsümüz geldi, yaktık ve evet, tütsü sigara kokusunu bastırmada oldukça etkili. Yaklaşık bir saat kadar yandı, ama bu defa tütsü kokusu o kadar yoğundu ki koklayanlar bir daha yakmayalım diye dışarı çıkıp sigara içmeye başladı. Yani günde beş kere sigara içiyorsa ikisini dışarıda içmeye başladı. Tütsü bizim sorunumuzu çözmüş oldu.
Şubenin sigara kokmasından ben de hoşlanmıyorum. Şubemiz, resmî kayıtlarda 14 bin olmakla birlikte, kış aylarında nüfusu 4 binlere kadar düşen, il merkezine bile doğru dürüst aracı olmayan köy gibi bir yer. Sigara Adam ise belli ki Norveç standartlarıyla yaşıyor. Bu konudaki duyarlılığına kızamıyorum; hatta haklı olduğunu da biliyorum. Bu duyarlılığı ülkemizin tüm sorunları ile ilgili gösterebilmesini diliyorum.

Yorumlar
Yorum Gönder