Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

90 DAKİKADA SARTRE-PAUL STRATHERN

2000 yılında lise son sınıfta almıştım bu kitabı. Nasıl oldu anlamadım ama tam 20 yıl olmuş! Şubat ayındaki Paris gezimizde rehber, Simone  de Beauvoir'in Parislilerce çok sevildiğini,kadın hakları için mücadele ettiğini ve mutlaka okumamız gerektiğini söyleyince not ettim. Elimde ona dair bir kitap yoktu ama sevgilisi Sartre'a dair bu kitabı okumak istedim. Kitapta Sartre'ın varoluşçuluk felsefesinin, kendi hayat hikayesi içinde nasıl evrildiği, geliştiği anlatılmış. Paris entelijansiyanın başkentiymiş o tarihlerde. Paris kafelerinde aydınlar toplanır, tartışır, yazarlarmış, çok üretirlermiş. Sartre ve sevgilisi Beauvoir da fikirleriyle kitleleri etkilemişler. Sartre en başta gelen tutkusu yazmakmış, bunun dışında  seyahati, çokeşliliği ve açıklığı seviyormuş. Burjuvalara ait olan bağlılık, sadakat gibi düşüncelerden uzak yaşayarak, Beuvoir'den ayrılmadan ama başkaları ile de ilişkiler yaşayarak sürdürmüş hayatını. Varoluşçuluk (egzistansializm) e inanan Sartre...

AĞAÇ EV SOHBETLERİ # 43

Ağaç Ev Sohbetleri 43. haftasnda Kedi Mırıltısı 'nın koordinatörlüğünde devam ediyor.Bu haftanın konusu Kaystros Tyrha 'dan gelmiş:                      Toplumsal yaşamımızı olumsuz etkileyen en önemli üç sorun, önem sırasına göre hangileridir? Bu sorunların üstesinden gelmek için sizce neler yapılmalıdır?   Bence toplumdaki  pek çok sorunun kaynağı " şark kurnazlığı" . Türk Dil Kurumu bunu "Doğu dünyasının anlayış, görgü ve davranış gibi özellikleri çerçevesinde zamana yayma, boşvermişlik, neme lazımcılık içeren uzun vadeli planlar yaparak bir işte karşı taraftan istediğini elde etme işi" olarak tanımlıyor.  Bana göre şark kurnazının tanımı daha kapsamlı. Üç kuruşluk işi görülsün diye gelene ağam, gidene paşam diyen şark kurnazı örneğin.  Ya da karşısındaki kibar, saygılı, efendi  olduğundan bunu zayıflık olarak algılayıp karşısının hakkını gasp etmeye çalışan kişi de şark kurnazı. Hiç b...

CADILAR BALOSU-NETFLIX FİLM

Mutlu sonlara, naif güzelliklere ihtiyaç duyduğum için izlediğim bir çocuk filmiydi Cadılar Balosu (A Witches' Ball).Kanada yapımı film bir kitap uyarlaması. Annesi muggle, babası doğuştan cadı olan  Beatrix,  okulundan birincilikle mezun olur, gerçek bir cadı olmaya ve Cadılar Bayramı'nda düzenlenen büyük cadı balosunda veda konuşması yapmaya hak kazanır. Veda konuşmasını hazırlarken ilham vermesi için kutsal bir küreyi ona verir öğretmeni. Fakat Beatrix'in okuldaki en büyük rakibi olan ve konuşmayı Beatrix'in yapmasını hazmedemeyen Jasmine küreyi kırar. Şimdi Beatrix kısacık vakitte kürei birleştirmek zorundadır. Film Beatrix'in küreyi birleştirmenin yolunu aramasını, bulmasını,bu süreçte öğrendiği saf sevgi, arkadaşlık  gibi kavramları anlatıyor. Filmde beni en çok çekenler Beatrix'in sevimli tipi, sakinliği, sıradışı annesi ve cebinde, çantasında taşıyabildiği konuşan fare hayvanı oldu. Film başlangıçta biraz yavaş giderken sonlara doğru sardı. İyi k...