Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kitap; yazar; okudum etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

1984 (GEORGE ORWELL)

Ayda bir kitap bitirebildiğime şükrettiğim zamanlar… Mart ayında Celal Üster çevirisiyle George Orwell’ın 1984’ünü okudum. Kitap, 1948’de, Soğuk Savaş başlangıcında komünizme bir eleştiri olarak yazılmış bir distopya olmasına rağmen, kahramanların yaşadıklarının bir kısmı oldukça tanıdık geliyor. Kahramanımız Winston Smith, totaliter bir rejimde dış parti üyesidir. İç parti üyeleri kadar ayrıcalıklı değildir, proleterler kadar da aşağı değildir. Gerçek Bakanlığı’nda çalışan Smith’in görevi, gerçeği rejimin o anki talebine göre değiştirmektir. Örneğin vatandaşa kişi başı 5 kg çikolata tayını verilmesi gerekirken 4 kg verildiğinde, eskiden verilmesi gereken 5 kg’lık tayını geçmiş kayıtlardan silip 3 kg’a düşürmekte; sonrasında da 3 kg yerine 4 kg verildiği için bu durumu alkışlanacak bir gelişme gibi sunmaktadır. Eski bilgiler ise “bellek deliği” denilen bir boşlukta yok edilmektedir. Gerçekliğin “çiftdüşün” ilkesiyle denetim altına alındığı, “yenisöylem” ile dilin unutturulmaya çalışıld...

OCAK 2026

Zaman hızlı geçiyor. 2026'nın Ocak ayına dönüp baktım ne yapmışım diye,bir sürü tatsızlık yaşamışım;lavabo tıkanmış, buzdolabının motoru yanmış.. Bir kaç hafta sonunu onlarla uğraşarak geçirmişim. Annem babam gelmiş gitmiş .Bir de uzun Kış gecelerinde bol bol film izlemişiz. GÖZCÜ : N etflix 'te yayınlanan yedi bölümlük   Amerikan gerilim dizisi .   Aile miz  New York 'tan taşınarak tüm birikimleri ile birlikte New Jersey banliyösünden hayallerindeki güzel evi alırlar. Büyük bir heves taşındıkları bu evde; evin gözcüsü olduğunu iddia eden bir kişiden aldıkları tehdit mektupları evde gece yarısı beliren yabancılar, garip komşular nedeniyle bir süre sonra aile huzurları kalmayacaktır. Bize garip olaylarla farklı kişilerle herkesin şüpheli olabileceği hissine yaşattı. Sonu benim için büyük bir hüsranla bitti. Zaman kaybı olduğunu söyleyebilirim. İzlerken hissettiğim merak, sonrasında kandırıldım hissine dönüştü Sadece güzel Amerikan evleri, güzel mobilyalar, güzel ...

RAMSES (BATI AKASYASININ ALTINDA) -CHRISTIAN JACQ

Minimalizmin kurallarından biri, bir yıldır kullanmadığın bir eşya varsa elden çıkarmak. Ama hayatta her zaman kurallar işlemiyor. Bu kitabı 2000 yılında doğum günümde almış, bir türlü okuyamamıştım.  Tam 24 yıl benimle gezinmiş, nihayetinde okudum. 2000li yıllarda çok satanlar listesine giren bu kitap, Mısır'ın önemli firavunlarından Ramses'in hayatı hakkında. Mısır Uygarlığı, Maat yasası ile yönetilmektedir. Firavun da Maat Yasası'nın koruyucusudur. Bunu her şeyin önünde tutar. Mısır'da işleyen düzenli bir sistem yanında dini ritüeller de önemli yer tutar. Firavun'un içinde tanrısal ruh vardır. Şüpheye düştüğü konularda dini törenlerle tanrılardan yardım istenir. Tanrılar da doğru kararın ne olduğunu firavuna bildirir. Bunun karşılığında tanrılara adanmış dev tapınakların bakımı düzenli yapılır, tanrılara hediyeler sunulur. Dört tanrı için yapılmış dört büyük tapınak vardır. Firavun'un sağlığını koruması için yeniden doğum törenleri yapılır. İşe yaramış olmalı...

ACEMİ YOGİNİN EL KİTABI-ESRA E. KARAOSMANOĞLU

  Yogaya başlamam 2013 yılı olmalı. İş hayatım beni tüketmiş, sabahları yataktan zor kalkar olmuştum. Her yerim sızım sızım sızlıyordu. Yoga iyileştirdi. Yine sorunlarım oldu ama yoga beni hep ayakta tuttu yataklara düşmedim. Yataklara düşmedim de kitaplara düştüm. Bir sürü yoga kitabı almıştım. Bu da onlardan biriydi. Aldım ama yarım bıraktım.  O zaman çok sarmamıştı. Bugün kitabı okuduğumda zaten yazılanları öğrenmiş olduğumu görüyorum. Yaşayarak öğrendim ve yaşayarak öğrenmek okuyarak öğrenmekten daha güzelmiş. Kitaptan aşk okumakla, aşka düşmek bir olmaz tabii kii. Neyse işte… Bu kitabı zamanında okusaydım  önceden bilmiş ama anlamamış olacaktım. Yine de yogaya yeni başlıyorsanız doğru  kaynak bu.  Kitapta yoganın ne olduğu, yoga felsefesi, et yenir mi yenmez mi, kundalini nedir,asanalar, nefesler, meditasyon ile ilgili başlangıç seviyesinde bilgiler var. Yazar kendi yoga yolculuğunu ve öğrencilerinin izlenimlerini de anlatmış. Yoga deyince sadece asanalar-d...

KENDİNE AİT BİR-ODA-VIRGINIA WOOLF

Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı. İyi ki okumuşum. Virginia Woolf'tan "kadınlar ve kurmaca" hakkında yazması istenir. Daha sonra kadın hareketinin el kitaplarından olacak bu kitapta Woolf, kadınların o dönemde neden edebiyatta fazla yer almadıklarını, kitaplardan iz sürerek açıklamaya çalışır.  O dönemde kızları kabul eden bir kaç kolej vardır. Para kazanmak erkeklerin tekelindedir, kadınlar küçük yazı işleri yaparak para kazansalar bile hukuk, kazandıkları parayı kendilerinde tutma hakkını vermemektedir. Woolf bile teyzesinden kalan miras sonrası karnını doyurma derdinden kurtulup, gerçek yazına yönelebilmiştir. Bu nedenle kendi parasına sahip olmasınının onu , kadınlara oy hakkı verilmesinden daha çok mutlu ettiğini söyler. Woolf, edebiyatta kadının izini sürdükçe kadınlar hakkındaki pek çok kitabın erkekler tarafından yazıldığını fark eder. Bu kitapların çoğu kadınların nasıl iffetli davranması gerektiği veya ne kadar yeteneksiz oldukları hakkındadır. Woolf e...

DÖNÜŞ-AYŞE KULİN

  Ayşe Kulin ilk gençliğimden beri okuduğum bir yazar.Adı Aylin, Füreya,Türkan, Tutsak Güneşi, Sevdalinka'yı okudum ve çok sevdim. Bence hepsi dolu kitaplardı.  Dönüş  ise Ayşe KULİN'in bir olayın taraflarının bakış açılarını ayrı ayrı ele alan dörtlemesinin üçüncü kitabı. İlk kitap Gizli Anların Yolcusu'nu okumuş, iyi zaman geçirmiş ama pek de doyurucu bulmamıştım. İki ay önce tatile giderken  yanıma hafif, yormayacak, kolay okunacak bir kitap olarak aldım ve yanılmadım. Kitap oyalıyor ama sonrasında bir şey kalmıyor. Aslında dörtlemenin konusu çok çarpıcı. Evli ve bir genç kız babası İlhami, eşini önce iş arkadaşı Handan'la, sonrasındaysa yine iş arkadaşı Bora ile aldatıyor. Üstüne üstlük kızı Derya 'da Bora'ya aşık. Eşinin olayı öğrenmesi, Bora'nın ölümü, sonrasında eşinin kızı Derya'yı babasından uzaklaştırmasının ardından  Dönüş 'te olayları Derya'nın öğrenmesi, babasını bulması ve babası ile yüzleşmesi anlatılıyor.  Olaylar anlatılıyor ama ...

KLEOPATRA-STACY SCHIFF

    Kleopatra’nn adını duymayan yoktur herhalde. Kendisi Mısır kraliçesi olsa da Anadolu’nun pek çok ilinde adından söz edilir;  Kleopatra Yozgat’a, Niğde’ye, Kilis’e geldi denir. Gerçekten de Anadolu'da gezinmiş. Bu kitabı okumadan önce Kleopatra ile ilgili bilgilerim oldukça kısıtlıydı. Oysa çok önemli bir figürmüş kendisi. Bugün bile kadın yöneticilerin sayısı iki elin parmağını geçmezken Kleopatra’nın milattan öncesi dönemde Mısır’ı yönetmesi gerçekten önemli. Tabii hemen kraliçe olmamış. Mısır’da Ptolemy hanedanlığı hüküm sürüyormuş. Bunlarda da kardeş evliliği yaygınmış. Yöneticiler kardeşleri ile evlenirlermiş; bunu da ilk defa duydum ve şaşırdım. Taht yabancıya gitmesin diye sanırım.  Kleopatra ‘da kardeşi ile evliymiş ama kardeşi Kleopatra’yı pasifize etmiş, yönetimi ele geçirmiş, O zamanlar Roma imparatoru da Sezar’mış. Mısır verimli topraklara sahip olduğundan Roma hükümdarları Mısır’ı hep el altında tutar, Mısır’ın zenginliklerini sömürürlermiş. Sezar’ın ...

UĞULTULU TEPELER-EMILY BRONTE

Okuma tempom oldukça düştü. Günde 10-15 sayfa okuyabiliyorum. Kaplumbağa hızımla Uğultulu Tepeleri nihayet bitirebildim. . Klasikler arasında sayılan " Uğultulu Tepeler " İngiliz edebiyatından. Yazarı Emily Bronte sadece otuz yıl yaşayabilmiş, yirmi dokuz yaşında da tek romanı olan Uğultulu Tepeler i yazmış.Kitap, İngiliz edebiyatının önemli eserlerinden sayılıyormuş. Uğultulu Tepeler aslında bir aşk hikayesi.Klasik aşk hikayelerinde okuyucu aşıklardan birinin yerine koyar kendini, ona empati duyar. Bu romansa alışageldiğimiz romanlardan çok farklı. Çünkü romanın kahramanı Heatcliff gerçek bir kötü.Neşenin, dünyada güzel olan her şeyin düşmanı.Elini attığı yeri, bile isteye kurutan  bir adam. Sadece Heatcliff değil, diğer kahramanlar da kusurlu, hataları olan insanlar. Kitaptaki tek düzgün insan kitabın anlatıcısı olan, hizmetçi Ellen Dean bence. Diğerleri, öfkeli, kibirli, hastalıklı.. Kitabı okurken İngiltere'nin o dönemdeki kırsal yaşantısına şahit oluyoruz. Romandak...

YEMEK CENNETTEN ÇIKMADIR!-JENNIE SHORTRIDGE

Kitaplığımda okumadığım kitapları bitirme serüvenim sürüyor. Tosbağa hızımla iki sene kitap almadan idare edebilirim sanırım. Biraz kafa dağıtmalık okumak istedim ve hafifitir diye bu kitabı seçtim. Okuması kolay bir kitaptı ama bu tür köpük kitapların aksine yazar kahramanın duygularını, gelgitlerini iyi yansıtmıştı. Köpük kitaplardan iyiydi o nedenle. Bir de gerçeküstü bir mutlu sonla bitmiyordu, her şey güllük gülistanlık olmuyordu ama kahramanımız yine de mutlu oluyordu. Bu nedenle de iyi not aldı benden. Özetle kitabı sevdim ve okunabilir. Konumuz bir yemek yazarı ile ilgili. Tombul bir kişi olan ve yemek yemeyi ve yapmayı seven Elanor Samuels serbest çalışan, dergilere yemek yazıları yazan bir yemek yazarıdır. Yalnız sevdiği yemekleri değil de düşük kalorili, glutensiz, şişmanlatmayan alternatif tarifler yazması beklendiğinden yazdığı yazılardan pek mutlu değildir. Elanor son biten ilişkisinin şişmanlığı yüzünden sona erdiğini düşündüğünden hayatına kimseyi sokmamakta, küçük evin...