Ayda bir kitap bitirebildiğime şükrettiğim zamanlar… Mart ayında Celal Üster çevirisiyle George Orwell’ın 1984’ünü okudum.
Kitap, 1948’de, Soğuk Savaş başlangıcında komünizme bir eleştiri olarak yazılmış bir distopya olmasına rağmen, kahramanların yaşadıklarının bir kısmı oldukça tanıdık geliyor.
Kahramanımız Winston Smith, totaliter bir rejimde dış parti üyesidir. İç parti üyeleri kadar ayrıcalıklı değildir, proleterler kadar da aşağı değildir. Gerçek Bakanlığı’nda çalışan Smith’in görevi, gerçeği rejimin o anki talebine göre değiştirmektir. Örneğin vatandaşa kişi başı 5 kg çikolata tayını verilmesi gerekirken 4 kg verildiğinde, eskiden verilmesi gereken 5 kg’lık tayını geçmiş kayıtlardan silip 3 kg’a düşürmekte; sonrasında da 3 kg yerine 4 kg verildiği için bu durumu alkışlanacak bir gelişme gibi sunmaktadır. Eski bilgiler ise “bellek deliği” denilen bir boşlukta yok edilmektedir.
Gerçekliğin “çiftdüşün” ilkesiyle denetim altına alındığı, “yenisöylem” ile dilin unutturulmaya çalışıldığı, hafızadan ve geçmişten yoksun bir toplum yaratıldığı bu rejimde iktidarın amacı toplumun iyiliği değil; iktidara sahip olmak ve onu korumaktır. Büyük Birader sizi her yerde gözetler ve ona adeta tapınılır. Rejimin sloganları şöyledir:
“Savaş barıştır.
Özgürlük köleliktir.
Cehalet güçtür.”
Her yerde ekranların olduğu, sürekli gözetlendiğiniz; baş başa sohbet etmenin, sevdiğinizle evlenmenin, âşık olmanın, kitap okumanın, herhangi bir şeye sahip olmanın yasak olduğu baskıcı bir düzende Winston Smith’in içinde her şeyin yanlış olduğuna dair bir inanç ve bunları değiştirebileceğine dair bir umut vardır.
Sürekli tetikte olduğunuz, mimiklerinizi kontrol altında tutmanız gereken bu rejimde muhaliflere nefret günleri düzenlenir; komşunuzun çocuğu sizi ihbar edebilir ve ardından “buharlaştırılarak” yok edilebilirsiniz.
Buna rağmen ilk olarak bir günlük edinerek gizlice isyan eden, âşık olan ve kendisi gibi düşündüğüne inandığı insanlara açılan Winston’un sonu bizim istediğimiz gibi bitmez. "Keşke yakalanınca buharlaştırılsaydı", deriz.
Kolay okunan, güzel bir kitaptı.


Yorumlar
Yorum Gönder