Ana içeriğe atla

Kayıtlar

korona etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

KORONALI HAYAT

Siz bu satırları okurken ben çok uzaklarda olacağım... Yok ya nereye gideyim,  işlerin üstüme çığ olup geleceği mükemmel(!) işimde olacağım. Yüzyılda bir yaşanan salgındaki virüsü tecrübe etmiş biri olarak yaşadıklarımı yazmak istedim.  Maske takmayan, salgını önemsemeyen Memnun Kaygısızlardan değildik biz. Eşimin saçını ben kesiyordum mesela. Yalnız çok yorulmuştum iş yerinde. Birikmiş işler vardı ve toparlayamıyordum, sürekli iş yağıyordu, tükenmişlik sendromu yaşıyordum ve dikkatim kendimi korumaktan uzaklaşmıştı. Bir de adet öncesi hafta hasta olurum ben, bağışıklığım düşüyor, aynı lohusalarda olduğu gibi, o zamana denk geldi. Virüs taşıyan o damlacığı ne zaman içime aldığımı, o anda hangi hatayı yaptığımı bilmek isterdim. Su içmek için maskemi mi indirmiştim mesela? Bilmek isterdim. Hasta olmak kötü ama başkasının hastalığına neden olmak da berbat bir şey.. Onun için dikkat etmek gerek.  Ailemizi düşünmek zorundayız. Hastaneye kaldırılmayan, entübe edilmeyen şanslı k...

KORONAYA YAKALANMAM HAKKINDA

Geçen cuma başladı her şey. Grip gibiydi. Boğazda yanma, burun akıntısı, halsizlik. Soğuk algınlığı sandım. Eve geldim, eşimle şakalaştım," kendimi karantinaya alayım istersen" dedim, "gerek yok" dedi.Soğuk aldım sanıyorum ya cumartesi uyudum, onun dışında yemek yaptım, yormadım kendimi. Pazar yine aynı. Pazar akşamı iş yerinden arkadaşım aradı, diğer şubelerde arkadaşların peş peşe pozitif çıktıklarını söyledi.Bunun üzerine  pazartesi test yaptırmaya karar verdim.  Pazartesi sabahı müdürü arayıp test yaptıracağımı, işe gelemeyeceğimi bildirdim. Karşılığında temaslı mısın, niye test yaptırıyorsun gibi iğneleyici laflar duydum.Devlet hastanesinde sıra vardır, kalabalığa girmeyeyim diye eve yakın özel hastaneye gittim. 250 TL de para bayıldım. Testi yaptırdıktan sonra ne zaman çıkacağını sordum, 24-48 saat sonra cevabını alınca "eyvah" dedim, "iş yerinden yine sorun çıkacak." O hastaneye gittiğime öyle pişman oldum ki. Ama hasta olup olmadığımı düş...

KORONA GÜNLERİ 4

Geçecek gidecek derken yine gündem korona. Eskiden İstanbul'da şu kadar, Ankara'da bu kadar kişi enfekte derken; şimdi iş arkadaşımız, komşumuz,  onun karısı, bunun kardeşi hasta duydun mu demeye başladık. İki haftadır gelmeyen sütçümüzün korona olduğunu öğrendik mesela. Hastalık bu kadar yakınımıza gelmişken mart ayındaki kadar ciddiyet olmaması da ilginç. En başından beri maskemi çıkarmasam da sanırım martta ellerimi daha uzun süre yıkıyor, yetmiyor dezenfektan ve kolonyayla destekliyordum.Şimdi de maskem var, kolonyam var, fareme, klavyeme filan kolonya döküp duruyorum ama durum çok ciddi görünüyor, marttakinden daha sıkı olmalıyım, maske üzerine siperlik takmak gibi daha geniş çapta önlemler almalıyım.  Sık görüştüğüm yakın çevremde henüz hastalık çıkmadı, ama eşi hasta olan müşteriler karantinada olmaları gerekirken bankaya gelebiliyorlar. Okuduklarım beni dehşete düşürüyor. İyileştikten sonra kalp krizi geçirebiliyorsun, beyinde, akciğerlerde kalıcı hasarlar bırakabiliyo...

KORONA GÜNLERİ

KORONA GÜNLERİ Sosyal medyayla gerçek hayat pek birbirini pek tutmuyor. Hafta sonu "evinde kal" çağrılarına uyarak burnumuzu çıkarmadık. Pazar günü tüm evi çamaşır suyuyla sildim. Silerken yeğenimin balıkların sularını kirletiyorsun dediği geldi aklıma. Neyse.. Sonra işe gittim. Müthiş kalabalıktı. Hafta sonu evde kapalı kalmamın pek anlamının olmadığı fark ettim. 65 yaş üstü, altı bir sürü insanla muhatap oldum. Müşterilere sinirlendim. Başka bir şehre gidip hayvan alımına karar veren mi, Mercedes kamyon almaya karar veren mi, dükkan alacak olan mı.. 70 yaşında sabahın köründe vadeli hesabına para yatırmaya gelen yaşlı teyzeye ne demeli? Çok kızgınım, ölmesine üzülmeyeceğim çok insan var, öyle kızgınım. İş yeri boyuna ilaçlanıyor, çamaşır suyuyla, dezenfektanla, sirkeli suyla siliniyor. Hava soğuk, sürekli havalandırılıyor, cereyanda kalıyoruz, üşütüyoruz. Kronik farenjitim var , boğazım ağrıyor, ara ara öksürüğe tutuluyorum, acaba hasta mıyım diyorum? Öksürdüğüm hal...