Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kitap; yazar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ÇÖL ÇİÇEĞİ-WARIS DIRIE

Şubat ayında okuduğum tek kitap olan Çöl Çiçeği; Somalili model Waris Dirie’nin gerçek yaşam öyküsünü anlatır. Somalili göçebe bir ailede doğan Waris ve ailesi hayvancılıkla geçinmekte ve su bulmak için göçebe hayat yaşamaktadır. Zorlu koşullarda yaşamını sürdüren Waris her şeye rağmen mutlu olmayı bilen bir çocuktur. Ama babası onu zengin, yaşlı bir adamla evlenmek istediğinde, 13 yaşında evden kaçar. İngiltere’nin Somali büyük elçiliğinde çalışan teyzesinin evine hizmetçi olarak gider. Burada zaman içinde, pek çok zorlukla mücadele ederken keşfedilip ünlü bir model olacaktır. Kitabın konusu Waris’in hayatını anlatmakla birlikte Waris’in de yaşadığı kadın sünneti kitapta genişçe yer alıyor. Somali’de kadınlar geleneksel olarak sünnet ediliyormuş. Çöl koşullarında, kadınlar; bazen paslı bir bıçak, bazen kör bir makas, bazen kırık bir cam parçası – ellerine ne geçerse – ile kumların üzerine yatırılıp cinsel organlarının büyük kısmı kesilip, erkekler “sürekli bakire ile beraberim hissi” ...

TANRILAR OKULU-STEFANO D'ANNA

Tanrılar Okulu, ruhsal gelişimle ilgilenenlerin yoluna çıkan popüler bir kitap. Ben de yıllar önce almış ama sıkılıp bırakmıştım. Son zamanlarda moda bir deyiş var : Demek ki o kitaba o zaman hazır değildin diye. Ben de böyle olmuşumdur belki diye kitabı tekrar okumak istedim ve inat ettim. Sonuç Temmuzdan beri bu kitabı okumaya çalışıyorum ve geçen hafta bitirebildim. İnat edip bitirdiğim için kendimi kutlamalı mıyım, yoksa temmuzdan beri daha çok kitap okumama engel oldum diye üzülmeli miyim bilemedim. Tanrılar Okulu özünde farklı bir kitap. Eşini kaybetmiş, hayattan keyif almayan, mutsuz bir adamın metafizik bir varlık olan Dreamer'la karşılaşmasını ve Dreamer'ın ona kendisinin ve hayatının efendisi olmayı öğretmesini anlatıyor. Kitap başımıza gelen her şeyin kendimizden kaynaklandığını, " düş "ler ve kendimizi buna adarsak, korku ve kaygı ile düş'ü kirletmezsek cenneti yaşayacağımızı iddia ediyor. Örneğin kitapta kahramanın karısının  hastalanıp ölmesinin, kah...

KOLAY VE MUTLU MUTFAK-MIKI MOTTES

Bir süredir uğramadım bloguma.  Keyfim pek yoktu. Zamanımı kanepede uzanarak ya da mutfakta yemek yaparak geçirdim. "Mutfak terapi" diye bir terapi yöntemi varmış. Bilmeden onu yaptım sanırım.Yemek yapmak iyi de, tezgahı toplamak zulüm ya, robotlar gelse de toplasa:) Mutfağımda balkabağı gördüğümde, bezelyenin kabuğunu açtığımda iyi hissediyorum kendimi. Yoğurt ve yumurtadan vazgeçemeyeceğim için veganlık uzak bana ama olabildiğince bitki temelli beslenmek istiyorum. Bu kitabı da ondan aldım. Kitabın adında "kolay" geçince havuçların kendi kendini doğradığı bir yöntem öğreneceğimi sanmıştım ama belirtmek isterim ki öyle bir yol yok. Sebze pişirmenin en zor yanı da bu zaten. Doğra, doğra, doğra.. Bitmiyor... Kolay ve Mutlu Mutfak 'a  dönersek bir vegan olma rehberi diyebiliriz. Miki Mottes'in yazdığı kitap Suat Erus tarafından çevrilmiş.  Kitabın yazarı Miki Mottes aynı zamanda çizer olduğundan  sebze, meyveleri sempatik tipler olarak bol bol resmetmiş. Görse...

FIRTINA-JULIE CROSS

  Amerikalı yazar  Julie Cross'un kitabını yılbaşında kardeşim hediye etmişti. Kitap zaman yolculuğu yapabilenler hakkında. Kitabın ana karakteri Jackson tesadüfen zaman yolculuğu yapabildiğini keşfeder. Başlangıçta bu yolculukları kısa süreli ve kontrolü dışındadır. Taa ki peşinde birilerinin olduğunu öğrenene kadar. Onlardan kaçayım derken 2009 dan 2007 yılına gider ve orada kısılır kalır. 2009'a her dönme girişiminde kendini 2007'nin bir başka gününde bulur. Bütün bunlar olurken, Tempus geni taşıdığını, bu geni taşıyanların zamanda seyahat edebildiklerini, kendinin bir proje çocuk olduğunu, anne ve baba bildiği kişilerin gerçek anne ve babası olmadığını öğrenir. CIA'nin "Fırtına" adını verdiği ekibi zaman yolculuğu yapanları gözlemektedir. Fırtına ile Zamanın Düşmanları adını verdikleri diğer zaman yolcuları arasında bir güç mücadelesi vardır. İki taraf da Jackson'ı kendi tarafına çekmeye çalışır. Zamanda yolculuk yapabilenlerin bazıları zamanı değiştir...

SİNEKLERİN TANRISI - WILLIAM GOLDING

Sineklerin Tanrısı son yıllarda çok satanlarda karşıma çıkan bir kitaptı. Yazın kız kardeşim "ben bu ara okuyamıyorum, sen oku" diye bir kucak kitap vermişti, bu da onlardan biri. Kitap listelerinde görmeden önce böyle bir kitaptan haberdar olmadığımı  itiraf edeyim. Kitabın ilk yayın tarihi 1954. İngiliz yazar William Golding'in bu eserini Mina Urgan çevirisinden okudum. Yabancı yayınlarda çeviri çok önemli, iyi bir çeviri  akıp gidiyor. Bu da öyleydi.  Kitap, uçak kazası sonucu  ıssız bir adaya düşen çocuklar hakkında. Hiç yetişkinin olmadığı adada çocukların kaza sonrası bir araya gelmesi, ilk buluşmalarında doğal bir eğilim, bir ihtiyaç gibi bir lider belirlemeleri, deniz kabuğu bulmaları ve bunu toplantılarında söz hakkı verilmesini temsil eden bir sembol olarak benimsemeleri, toplantıda kurallar koymaları... Yetişkinlerin dünyasında olan ciddi konuların ıssız adaya düşen çocuklar arasında görülmesi kitabın konusunu oluşturuyor. Yalnız güzel şeyler değil bunlar....

DR TAVERNER'İN SIRLARI - DION FORTUNE

Dr Taverner'in Sırları, 1926 yılında yayınlanan, spirütüel konularla ilgili bir öykü kitabı. Yazarı İngiliz Dion Fortune duru görü, duru işiti gibi doğaüstü güçlere sahipmiş ve bildiklerini yazıya dökerek paylaşmış.  Dion Fortune okültist eğitiminin bir bölümünü Dr Theodore Moriarty'den almış, kitaptaki Dr Taverner Moriarty', öğrencisi Dr Rhodes de Dion Fortunenun kendisiymiş, yazar kitabı da Dr Taverner'a ithaf etmiş zaten .  Kitaptaki öyküler kimselerin iyileştiremediği vakaları iyileştiren Dr Taverner'ın sıradışı  bakımevinde geçiyor. On iki öyküden oluşan bu kitapta Pan'ın ruhu ile iletişim kuranlar, gizli bir kitabın izini sürmek için kollektif bilinçaltı ile konuşup  bilgi edinenler, kurulup insanı manipüle eden taşlar gibi akıl almaz olaylar yer alıyor. Yazar bunların nasıl olduğunu değil de olduğunu anlatmış: " Bunu söylerken, bu olayların aynen yazıldıkları gibi meydana geldiklerini ima etmek istemiyorum, çünkü durum bu değil; fakat hepsi bazı gerç...

YIKILMIŞ KADIN-SIMONE DE BEAUVOIR

Paris gezimizde rehber, dünya kadınlarının  Simone De Beauvoir'e borçlu olduklarını, mutlaka okunması gerektiğini söyleyince okunacaklar listeme almıştım. Bu sene satın aldığım üç kitaptan ikincisi buydu.  Bir yazarı iyi yapan nedir? Bence kahramanların düşüncelerini, duygularını okura geçirebilmesidir. Okuduktan sonra boğazımda tortu, kalbimde pas kaldığına göre sanırım kitap iyi yazılmıştı.  Üç öyküden oluşan bu kitaptaki öykülerin ana kahramanları kadınlar. İlk öyküde, bir yazar olan kadının yaşlanması, iş tatminini kaybetmesi, kocasının ilgisinin azalması ve en çok da doğurup büyüttüğü çocuğunun muhalif bir birey olmasını beklerken, devlet memuru gibi sisteme itaati gerektiren bir meslek seçmesi ve  annesinin yolundan çıkması ile yaşadığı hayal kırıklığı sonrası hayat sorgulamasından oluşuyor.  Sonunda şöyle diyor kahramanımız    " ....takma dişler, siyatikler,zihinsel verimsizlikler ve yalnızlık olacaktı. Gelecekte gözlerimi bunlara dikmemeyi başa...

ÜTOPYA-THOMAS MORE

  Thomas More'u ilk Mina Urgan okurken duymuş ve aklımın bir köşesindeki okunacaklar listesine kaydetmiştim.Kitap almama orucumu, yaz tatilimde üç kitap için bozdum Bunlardan biri de Ütopya ' ydı. 1516 da-yani bundan tam tamına 504 yıl önce  yayınlanan ve İngiliz Klasikleri arasında sayılan bu kitabı Suat Ertüzün çevirisinden okudum. Kitap iki bölümden oluşuyor.İlk bölümünde More, dostu Raphael ve Peter'ın toplumsal sorunları tartışmalarından ve alternatif çözümler sunmalarından oluşuyor. O dönemde hırsızlığın cezası idammış ve bunun adil olmadığını, cezanın idam kadar ağır olmaması gerektiğini tartışıyorlar örneğin. Asıl bölüm ise ikinci bölüm. Bu bölümde Raphael, gidip bir süre yaşadığı Ütopya adlı ülkeden söz ediyor. Ütopya, olmayan ülke anlamına geliyor. Bu ülke farklı bir ülke: -54 şehirden oluşan bu ülkede tarım çok önemli. Her yurttaş tarımı bilmek zorunda. Kırsaldaki çiftlik evlerinde iki yıl çalışıp tarım öğreniyorlar. Bunun sonunda şehirlerine dönüyor ve yerlerin...

BEN, KİRKE-MADELİNE MİLLER

    Bu dünyanın sıkıntılarından kaçıp fantastik dünyaya sığınmayı çok severim. Son zamanların popüler kitabı Kirke’yi görünce okumak istemiş ama kitap almama kararım nedeniyle almamıştım. Tatile gidince kız kardeşim bir kucak dolusu kitabı getirip önüme koydu, bunların biri de Kirke’ydi. Kız kardeş sahibi olmak ne güzel şey  ve ben ne şanslı bir insanım :) Çocukken kitaplığımızda duran Odisea ve İlyada destanlarını okumuş pek anlam verememiştim. Belki yeniden okumalıyım. Bu kitap da mitolojik dünyada geçen olayları konu alıyor. Kahramanları tanrılar, insanlar filan. Yazar da mitolojik dünyayı çok başarılı, detaylı canlandırmış. Sanki yaşadığa yerler, olaylarmış gibi gözümde canlandırabildim.  Hızlıca okudum, bırakmak istemedim.   Yazımın bundan sonrası neden bilmem  kitabın özeti gibi oldu. Öyle aktı değiştirmek istemedim. Kitabın sonunu da  yazdım, okumak ve merak etmek istiyorsanız aşağıya bakmayın :) Kirke Yunan mitolojisindeki güçlü büyücü kad...

GÖÇÜP GİDENLER KOLEKSİYONCUSU-ŞERMİN YAŞAR

İnstagramda keyifle takip ettiğim, her daim pozitif, enerjik, dünyadaki güzellikleri, yaprakların filan güzelliğini paylaşıp insanın modunu yükselten bir kadın Şermin Yaşar . Gözlerinin içi de gülüyor sanki. Her ne kadar  sayfasına  her gün baksam da aklımdan zaman zaman "yok canım, bu kadar pozitiflik olmaz! yapmacık olmalı." diye geçirdiğim de olmuyor değildi. Bu kitabı okuyana kadar. Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu ilk okuduğum Şermin Yaşar kitabı. On dokuz hüzünlü öyküden oluşan bu kitap kolaylıkla okunuyor, sonrasında hayattaki acılara dair bir burukluk kalıyor damakta. Okuduktan sonra fark ettim ki yazar hüzünlerin, toplumdaki sorunların farkında, acıyı hissedebiliyor ama instagram hesabında veya hayatında güzellikleri yansıtmayı seçiyor. Bunu fark edince kadını daha çok sevdim. Öykülerinin kahramanları hayatın şurasında burasında rastladığımız sıradan insanlar.Kitapta bu insanların küçük yaşamlarındaki sıkıntıları, tuhaflıkları var. Bazı öyküler çok sıradan, bazıları da...

TÜRK DİPLOMATIN KIZI-DENİZ GORAN

İçinde olgulardan çok olayların yer aldığı bir kitap okuyayım da kafam dağılsın diyerek karar verdim bu kitabı okumaya.Merak uyandırıcı ön kapağının yanında, arka kapağındaki yazı da çok iddialıydı. İkinci el olarak aldığım ve yıllardır kitaplığımda bekleyen bu kitabın içeriği ise  iddialı olmaktan uzak, çok çok sıkıcıydı. Kendimi zorlayıp bitirdim. Tür k Diplomatın Kızı' nın yazarı Deniz Goran (gerçek adı Selin Tamtekin) gerçekten bir diplomatın kızı ve gerçek hayatında yaşadığı ilişkileri anlatmış kitabında. Babası duruma çok kızmış ve küsmüş kendisiyle. Yazar eserini tabuları sorgulayan, cinsellikten söz eden bir roman olarak tanımlasa da bence oldukça iç sıkıcı. Yazarın pek çok erkekle ilişkisi olmuş, bohem hayat yaşayanından Bangladeşli toprak ağasına, İtalyan Film Yönetmeni'ne kadar  türlü erkekle ilişkisinden söz ediyor. Ama öyle sıkıcı anlatmış ki.. Tutku yok, aşk yok, duygu yok. Yavan yavan..Haz peşinde koşsa anlarım da durup dururken  hayatını neden öyle ya...

90 DAKİKADA SARTRE-PAUL STRATHERN

2000 yılında lise son sınıfta almıştım bu kitabı. Nasıl oldu anlamadım ama tam 20 yıl olmuş! Şubat ayındaki Paris gezimizde rehber, Simone  de Beauvoir'in Parislilerce çok sevildiğini,kadın hakları için mücadele ettiğini ve mutlaka okumamız gerektiğini söyleyince not ettim. Elimde ona dair bir kitap yoktu ama sevgilisi Sartre'a dair bu kitabı okumak istedim. Kitapta Sartre'ın varoluşçuluk felsefesinin, kendi hayat hikayesi içinde nasıl evrildiği, geliştiği anlatılmış. Paris entelijansiyanın başkentiymiş o tarihlerde. Paris kafelerinde aydınlar toplanır, tartışır, yazarlarmış, çok üretirlermiş. Sartre ve sevgilisi Beauvoir da fikirleriyle kitleleri etkilemişler. Sartre en başta gelen tutkusu yazmakmış, bunun dışında  seyahati, çokeşliliği ve açıklığı seviyormuş. Burjuvalara ait olan bağlılık, sadakat gibi düşüncelerden uzak yaşayarak, Beuvoir'den ayrılmadan ama başkaları ile de ilişkiler yaşayarak sürdürmüş hayatını. Varoluşçuluk (egzistansializm) e inanan Sartre...