Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

NASILSIN?

Gülkizturanyazıevi Instagram sayfası, Temmuz 2026 "Her Gün Yazıyorum" adıyla 30 günlük yazma pratiği başlatmış. Günde 6 dakika yazmayı önermiş. Bugünün konusu: Nasılsın? Nasılsın?  Nasılım? Maden suyu gibi hissediyorum. İçeriğinde yazar ya rengi: renksiz, kokusu: kokusuz, öyle. Tadım tuzum yok mu demek istiyorum? Tam tadım tuzum yok diyemem, ama tadım tuzum var da diyemem. Sanırım biraz yorgun; yorgun olduğundan dertlenecek hâli kalmamış; olanı kabullenmiş, küçülmeyi, azalmayı, yavan olmayı kabullenmişim. Bunun dinginliği var üzerimde. Huzursuz bir dinginlik değil ama tam huzurlu bir dinginlik de değil. Köye gidersiniz, bir sessizlik, sükûnet vardır, ama huzurlu bir sessizlik, sükûnet değildir, sıkıcıdır. Nasıl anlatsam? Nuri Bilge Ceylan filmleri gibiyim işte. Neden böyleyim? Vizontele filminde bir replik vardı, "İnsan memleketini neden sever? Başka çaresi yoktur da ondan?" Biraz öyle durumum. Anlatmayı, anlaşılmayı, farklı yapmayı denedim, olmadı. Ben de çabalamay...

MİNİMALİZM YAZILARI-6

 Dijital dünya insan üzerinde oldukça etkili. Bu nedenle takip ettiklerimizi seçerken seçici olmalı. Son zamanlarda evde düzene, sadeleşmeye takıldığımdan buna dair hesapları izliyorum. “Her dağınıklık bir karar, bir seçimdir” diyor bu hesaplar. Kadın eve giriyor mesela; 3 saniyede montunu sandalye üstüne savururken, montu yerine asması 8 saniye sürüyor. Bu ara ne yapsam bu kadının hayaleti yanımda, “Her dağınıklık bir seçimdir.” diye fısıldayıp duruyor. Ben de onun gibi yapıyorum; üç saniye yerine sekiz saniyelik eylemi seçiyorum. Oldukça işe yarıyor. Sabahları kalktığımda her yer ferah, enerji sağda soldaki eşyalara çarpmadan yanımdan süzülüp akıyor. Güzel bir his. Bir taraftan da fazla ne var onu gözden geçiriyorum. Biraz acımasız olduğumda sonuç almak kolay oluyor. Geçen hafta takılarımı, mutfakta kullanmadıklarımı eledim. Bu arada annemin kullanmadığı her şeyi bana kakaladığını fark ettim. Mesela peelingli el kremi almış, her yere dökülüyor diye bana vermiş; sanki bende dökülm...