Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şiir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

FEODAL GÖLGELER ÜZERİNE

Oralarda yok sistem, Kimseye etme sitem, Çok övdüğün kültür bu, Bireyi yokmuş gören. Yaşanır kalabalık, Düğünler, cenazeler, Güç gösteren merasimler, Hepsi ister tanıdık. Sen gelirsin dışarıdan, Belki hakim savcısın. Mühürü sen taşırsın, Oysa öyle yalnızsın. Birleşirler sana karşı, Severler yerel halkı, Her yerde var üç beş dayı, Kolaysa uygula yasayı. Bodrumlular erken biçermiş ekini, Feleğe kurban gitmemiş olabilir mi Bodrum Hakimi, Bir yere ait değilsen, “kimse”sin, Feodal gölgeler yazar hala kaderini.

ŞARK KURNAZI

Etrafta ondan çoktu, Ahlaki kaygısı yoktu, İşine gelince öyle ya da böyle, Çelişkili ifade. Temelsiz bir özgüven, Kendini eşit gören, Gerektiğinde vazgeçip, İlgi, anlayış dilenen. Nezaket zayıflıktır; Demokrasi bir tren. Odur işini bilen(!), Sinsice yüze gülen. Eğitimin düşmanı. Uzmanlık alanı, Mağdur edebiyatı. Sanır kendini akıllı. Küçük çıkarlar için, Yoktur yapmayacağı, Adı "şark kurnazı", Evrimin yüz karası.

ÇELİŞKİ

 O"yumuşak" bir kedi, Bilge, kendin ol dedi. Kedi,kendi olunca, Herkes hakkını yedi. Kedi, gitti bilgeye. Sordu,hatam ne diye. Bilge dedi "dualite", Çözüm patilerinde. Hani " kendim" olmalıydım, Diye sordu bilgeye. Bilge dedi tek sen yok, Senin kişiliğinde. Çağır "kara" gölgeni, Gerek gördüğünde.

YOL

  Kadın bir gün yürürken, Yolunu değiştirmiş. Yolda bir iplik bulmuş, Parlak ve çekiciymiş.   Kadın bir koza örmüş, İpliği sahteymiş, Güneşte bekleyince, Erimiş ve dökülmüş. Kadın çırçıplak kalmış, Karakteri sarsılmış, Eski yoluna dönmesi, Hiç mümkün olamamış

KULE

  Boğazda yumru, Kalpte bir ağırlık,  Gözlerde hazır yaşlar, Ve beyazlayan saçlar. Ortada yok hiç sebep, Sadece şımarıklık, Kız kızıyor kendine, Ama bulamıyor çıkış. Aslında biliyor , İçinde bilge kişi, Dengesini kaybettiren, O büyük laneti. Kız etmiyor itiraf, Kaçıyor kendinden,  İstemiyor devirmek, İnşa ettiği o güzel kuleyi. Kulen güzel olsa, Üzülmezdin diyor ses, Yaptığın geciktirmek, Kaçınılmaz sonu. Kız bir anda sıkıldı, Tüm bu saçmalıktan. Bir bardak çay aldı, Bekleyen İşlere daldı. Nasılsa her şey yalan, Git biraz daha oyalan, Diyen Yunus’u andı. Kız devam etti..

DÜNYA YUVARLAK!

 İki yüz bin yıl önce, İnsan doğmuş yeryüzüne Sormuş kendi kendine Neden buradayım, işim ne? Dünyanın doğusunda, Demişler kaderdir bu. Bu dünya bir imtihan, Geçecek her şey dayan. Yine doğuda, Demişler bu illüzyon, Ruh sonsuzdur, ölüm yok. Neşelen, izle, oyalan. Dünyanın batısında, Demişler her şey burada, Tanrılık  ruhumuzda, Şekil ver sen  hayata. Kim bilir doğrusu ne? Belki de ikisi de, Düşünme çokça sen de, Hem şekillendir, hem neşelen, Geçeceğini unutmadan. 

GÜL

  Adam bir gül kokladı. Gül, ona yasaktı. Burnuna bulaşan toz, Burnundan hiç çıkmadı.