Şermin Yaşar'ı, "Oyuncu Anne" yken tanıdım. Pozitif bakış açısı hayatımı güzelleştirdiğinden takip etmeye devam ettim. Zaman zaman bu kadar pozitif olmasını inandırıcı bulmadığım oldu. Aile ilişkilerini, komşuluk ilişkilerini bana göre fazla göklere çıkarıyor, bu tür ilişkilerdeki iki yüzlülüğü yok sayıyordu. Eski bir reklamcı olan Şermin Yaşar'ın bunu geniş kitlelere ulaşmak için pazarlama stratejisi olarak kullandığını düşünüyorum. Bugünkü dünyada ayıp değil bu. Bugün yaptıklarını yapmasını, müzeler kurmasını sağladı bu.Çabalayan insanlar ilham veriyor ve dünyayı değiştiriyor sonuçta. Daha önce Göçüp Gidenler Koleksiyoncu'sunu okumuş ve beğenmiştim. İkinci kitabı bu ve ben kitaplarını okudukça yazarı daha çok sevdim. Gelirken Ekmek Al, on sekiz öyküden oluşuyor. Öyküler yazarın sosyal medya paylaşımlarının aksine içimizde ince sızı bırakan, hasta eden aile, insan ilişkilerine ilişkin.Eziyet eden kaynanalar, eşlerine malları gibi davranan erkekler, cimri, yala...