Seçil, hayattaki seçimleri üzerine düşünüyordu.
Kendini hatalı bulduğu pek çok nokta vardı.
Bu aralar kendini hiç beğenmiyordu.
Hayatta geldiği yerden mutlu değildi.
Karar mekanizmalarını anlamaya çalıştı.
Neden bu işi seçmişti?
Neden bu yoldaydı?
Fark ettikleri acıydı.Sorsalar, kendini rasyonel bir insan olarak tanımlardı.Oysa yaptığı hiçbir seçimde ne aklını kullanmıştı, ne de kalbini.
Peki nasıl karar vermişti? Korkuyla.Hayatta kalma içgüdüsüyle. Ne kadar yalnız olmalıydı ve desteksiz.
Bir anda irkildi.
İçinde bulunduğu taksi, yandaki araca sürtmüştü.
Taksici bağırıyordu:
“Aynana bak! Aynana!”
Seçil gerçek dünyaya dönerken,aynı cümleyi bu kez kendine fısıldadı:
“Aynana bak ,aynana”

Yorumlar
Yorum Gönder