Yazan Bulut. Göksu ne yaptığının, ne yazdığının farkında değil. Bulut da sınavı geçmiş, whatsapp grubundan öğrenmişti. - Sayın Direktörüm, projeme bir onay alabilir miyim? -Yaaa... En çok senin kazanmana sevindim. Deyiveriyor Göksu. Keşke demeseydi. - Senin işin vardır.Hepimizin hakkında hayırlısı. Deyip gidiyor Bulut. Eğitimin son günü Bulut, Göksu ile zaman geçirmek için çok uğraşmış, Göksu "işim var" diye kaçmıştı.Belki ona ķızdı. Göksu kalıyor öyle. Kızıyor kendine. “Neden öyle dedim?” Hiçbir şey olmasa da Bulut arkadaşı olsun, hayatında kalsın istiyor. Bulut ona iyi geliyor. Hissettiklerinden sonra bu mümkün değil tabii. Biliyor ama içi istiyor yine de. Ama olmayacağını da biliyor Göksu. Bu durum kişiliğine de uygun değil zaten. Belki de o bir şizofren, her şeyi kendi uydurdu. Bilmiyor Göksu. Nasıl bilecek ki? Bulut'u bilemez, onun hissettiklerini bilemez. Bir kendini bilir Göksu. Bazen onu da bilemez ama bilmeye çalışır. Kendine kızmıyor. Bu bedenin içinde, bu ruh ...