İlkbaharda ateş bizi çağırıyor olmalı. Uyanan doğa heveslendiriyor, çiçekçilere koşup, renk renk çiçeklerle donatıyoruz bahçeyi. Çiçekler bize geldiğinde çiceklerde bir iştah kaybı oluyor. Seralardaki kadar canlı görünmüyorlar. Bu çiçek işinde de “el” ve “heves” etkili sanırım. Mesela çiçek seven arkadaşım Özlem var. O bizdeki bir çiçekten kök alır gider, bende saksıda yıllardır aynı boyda duran bitki, onun evinde ağaca dönüşür, diğer bitkiler saksı saksı çoğalır, menekşeler durmaz açar. Bendeyse çiçekler ölmez, yıllarca yaşarlar fakat bir türlü potansiyelleri açığa çıkamaz. Ne onduruyorum, ne konduruyorum gibi bir durum. Ne diyorduk? İlkbahardaki çiçek hevesi sonbahara doğru biraz azalıyor. Suluyoruz fakat öyle eskisi kadar gözüne bakmıyoruz. Bu durum bazı çiçeklerin işine geliyor olmalı, biz rahat bırakınca daha canlı oluyorlar. Mesela küpeli. Kurudu kuruyacaktı, biz her gün sulamayı bırakınca açmış bile. 😍 Bunun dışında sardunyalarım hiç ilk aldığım yılki gibi olamadı. Geçen sene k...