Doğu şiveli genç adamın üçüncü kez otobüsün arkasına gelişi, — Abi bak rica ediyorum, o ayakkabılarını giy, ayakkabı çıkarmak yasak. — Ya ne var kardeşim, sana ne. Ne var çıkarsam? Rahat edemiyorum. — Abi bak rica ediyorum, ne diyeyim, ayakların kokuyor mu diyeyim. Bak seni rencide etmemek için demiyorum. Giy abi ayakkabılarını. Tövbe tövbe... Gidip önden oda spreyi getirip sıkıyor. Sonra tekrar otobüse sesleniyor. — Emniyet kemerlerimizi takalım. Mecbur kemerleri takıyoruz, kimilerimiz söyleniyor; genç muavin otobüste bir standart oluşturmaya kararlı görünüyor, canını dişine takmış, üşenmiyor, tek tek kemerleri kontrol ediyor, eğilip ayakkabılara bakıyor. Bir dinlenme tesisine yaklaşıyoruz. Genç adam bizi hevesle bilgilendiriyor: — 10 dakika mola. Tuvalete gidebilir, sigara içebilirsiniz. (Hee hee, içimden gülüyorum, sigara içebilirmişiz, izin verdi.) Mola sonrası çay servisi var. Boğazım ağrıyor, yatışsın diye sadece bir bardak sıcak su alıyorum. O kadar yorgunum ki... Bir el o...