Samsa, uyuyakalmasının da etkisiyle kendine verdiği sözü tutmuş, notların ikinci sayfasına geçmemişti. Notları, “belki öğle arası bakarım” diye yanında işyerine getirmişti. Pazartesi şubenin kapısı açıldı, müşteriler içeri hücum ettiler. Müşterilerin istilası yetmezmiş gibi, yan masadaki Mahmut’un beş dakika içinde beş iş yıkması Samsa’nın canını burnuna getirmişti. Cinlerle, perilerle takılmayı, çarpılmayı düşünecek durumda değildi. “Mahmut’u çekeceğime üç harflileri çekerim,” dedi kendine. “İblis’in alası yan masada.” Yerinden kalktı, arşive gidiyorum bahanesiyle notları aldı. Fazla zamanı yoktu. Bir an önce dört elemente hükmedip Mahmut’un ağzını burnunu dağıtmayı hayal ediyordu. Heyecanla ilk sayfayı okudu: “ Bu eğitim dünya üzerindeki en meşgul insanın bile zaman ayırabileceği şekilde tasarlanmıştır. Her bölümde zihin, beden, ruh üzerine çalışmalar bulunuyor. Bir bölümü tamamen özümsemeden, buradaki meziyet üzerinde ustalaşmadan diğer bölüme kesinlikle başlamamalısınız.” İlk bölüm...