Minimalizm bir yerde insanları umursamamak sanırım. Dünyanın gürültücü, gösterişli yönüne sırtını dönüp, daha sakin, sade yaşama hali. Kendi kurallarını, önceliklerini belirleyip gerisini önemsememe, başkasının onayını aramama hali. Buna bir kere karar verdikten sonra hayat kolaylaşıyor. Bundan olmalı, bayram seyahatim için valizimi hazırlamak oldukça kolay oldu. İki pantolon, üç tişört, pijama, diş fırçası, tarak, bir ayakkabı. Bu kadar. Yok etek alayım, altına topuklu alayım, yok şunu giyersem bu olur yok. Yavan mı? Bazılarına yavan gelebilir ama şu an bana iyi geliyor. Bunları daha önce de deneyimlemiş ama unutmuştum. Yeniden hafifliği hissetmek iyi geldi. Evde gözlerim raflarda geziyor. Gereksiz neler var onları tespit etmeye çalışıyorum. Kuaförlerin sattığı saç kremleri var örneğin. Kullanmadığım ama “o kadar anlattı alayım bari” diye aldıklarım. Kapitalist sistem sürekli birilerinin bir şeyler satmaya zorluyor. Net ve kararlı bir şekilde “hayır” demek, bunun ayıp olmadığını hatır...