Sabah 6:30 alarmı ile uyanmış, uyanıp yatakta oturmuş, beş dakika zihnini izlemeye çalışmış, uyumamak için kendini zor tutmuştu. Hiçbir şey hatırlamadığına göre uyumuş olmalıydı. Üniforma gibi birkaç giysi belirlemişti. Hızla hazırlanıp bunlardan birini üstüne geçirdi, saçını şöyle bir üstten taradı; ruj, göz kalemi ve maskaradan oluşan klasik Samsa tarzı var-yok arası makyajını yaptı, çantasını alıp dışarı çıktı. Fazla bir vakti de yoktu zaten. 20 dakika sürecek otobüs yolculuğunda o gün şanslıydı, oturacak -hem de tek kişilik- bir koltuk denk gelmişti. Bu 20 dakikayı es geçemezdi. Hemen gizemli notları çıkarıp okumaya başladı: “Elementleri yönetmek için havayı, suyu ve besinleri kullanabiliriz. Önce bir niyet belirleyin. Örneğin ‘okuma konusundaki disiplinimi korumaya niyet ediyorum’ gibi. Nefes alırken bu düşünceyi söylerseniz, bu niyetle havayı döllemiş olursunuz. Suya söyleyip bu suyu içerseniz, suyu bu niyetle döllemiş olursunuz. Yemek yemeden önce ortam müsaitse ellerinizi y...