Bu sene o kadar yağmur yağdı ki yazın geldiğini anlayamadık. Ne ara meyveler oldu, ne ara 21 Haziran’a geldik, ışık hızıyla geçti zaman. Bahçedeki kirazlarımız da oluvermiş. Dün üst dalları topladık, bir iki güne alt dallarımız da olgunlaşır. Ihlamurlar da oldu olacak, hafta sonu da onları toplarız. Cuma günü Sarı Burun uykusuz görünüyordu, bizde misafir ettim. Her akşam ve her sabah aynı saatte aynı yerde buluşuyoruz. Bazen yanında kendi yaşıtı arkadaşı Kara Kafa da oluyor. Kara Kafa’nın kafası ve bir bacağı kara, kalan kısımları beyaz. Yaramaz erkek çocukları gibi oyun oynuyorlar, itişip kakışıyorlar. Kara Kafa daha uyanık; yemeğe önce o atlıyor. Sarı Burun yavrum ya elindekini kaptırıyor, ya da sona kalıyor. Onun için endişeleniyorum. Kediler dünyası da insanlar dünyası gibi; bazıları uyanık, bazıları da yumuşak kalpli, sevgi dolu. Sarı Burun’u dün sabahtan beri görmedim. Akşam ve sabah olması gereken yerde yoktu. Son gelişlerinde tok olduğundan olmalı çoğunlukla verdiğim mamaları y...