Ana içeriğe atla

Kayıtlar

SIVI SABUN YAPIMI

SIVI SABUN YAPIMI Her şey kredi borçlarımın bir türlü bitmemesiyle mi, yoksa zamanın bana bir türlü yetmemesi ile mi başladı, hatırlamıyorum. Aynı sorunlara sahip insanların çözüm yollarını araştırırken minimalizmle tanıştım. Az eşya, az insan, az yemek; çok zaman, çok para, çok doyum demekti. Eşyalarımda sadeleştim önce.İhtiyacım olan bir eşya olduğu zaman, almak yerine ne kullanabilirim diye sordum, daha az harcama yapmaya, evde daha çok yemek pişirmeye başladım. Satın almaktansa üretmeyi öğrenmenin bana daha çok haz verdiğini fark ettim. Temiz hava, güneş, doğa, hareket, müzik, kitap gibi aslında çocukluğumdan aşina olduğum basit şeylerin beni en çok mutlu eden şeyler olduğunu anladım. Başkaları ne der'den uzaklaşıp bu doğrultuda yaşamaya başlayınca dünya daha anlamlı oldu sanki. Minimalizme giriş yapınca ister istemez çevre, vegan beslenme, sürdürebilir moda, sıfır atık da hayatınıza giriyor. Ve sonra ne kadar çöp çıkardığınızı, her şeyin illa ki plastik ambalaja sokuş...

ATUAN MEZARLARI- URSULA K. LE GUIN

ATUAN MEZARLARI-URSULA K. LE GUIN ATUAN MEZARLARI- URSULA K. LE GUIN Yerdeniz Serisi'nin ikici kitabı Atuan Mezarları. İlk kitaba göre oldukça sürükleyici olduğunu söyleyebilirim. İlkini okurken sıkılmış ve bitirmek için kendimi zorlamıştım. Bu kitabı ise konu ilerledikçe elimden bırakmak istemedim, okumamı bölen her şeye sinirlendim. Olaylar eski bir mezarlık olan Atuan'da geçiyor. Buranın koruyucu bir rahibesi var, o öldüğünde, öldüğü gün doğan kız çocuğu tespit ediliyor ve koruyucu rahibe seçiliyor. Rahibenin başka bir bedende bu şekilde reankarne olduğuna inanılıyor.  Kahramanımız Tena , rahibenin öldüğü gece doğan şanssız kız çocuğu olarak  beş yaşında ailesinden alınarak, manastırda eğitim almaya başlıyor. Tekdüze, katı, sıkıcı bir eğitim olsa da Tenar yaptığı işe, amacına inandığından olsa gerek kurallara uyuyor ta ki kendini adadığı kutsal ruhlar olan  İsimsizler'e;  kutsal mekanda saygısız davranan başka bir rahibenin,  İsimsizlerce cezalan...

FLORANSA

                                                        FLORANSA İtalya seyahatimizdeki ikinci durağımız Floransa'ydı.Venedik ten Floransa'ya trenle gittik.  İtalya, demir ağlarla örülmüş bir ülkeymiş. Şehirden şehire sık aralıklarla, konforlu trenler var. Bilet bulamayız diye aylar öncesinden " https://www.trenitalia.com/  " dan biletlerimizi almıştık ama hiç gerek yokmuş. İstasyonlarda bilet makinalarından veya bilet gişelerinden bilet almak çok kolay. Avrupa'da tren biletleri kontrol edilmiyor denir, bu İtalya için geçerli değil. Yolculuk sırasında herhangi bir durakta kontrolör gelip büyük bir ciddiyetle biletleri kontrol ediyor. Gezmek güzel ama planlamadaki eksiklik veya ufak tefek aksamalar keyfi kaçırabiliyor. Venedik'ten Floransa'ya seyahat ettiğimiz sabah kahvaltı etmemiş olmamız, yanımıza da yiyecek bir şeyler ...

YERDENİZ BÜYÜCÜSÜ- URSULA K. LE GUIN

yerdeniz büyücüsü YERDENİZ BÜYÜCÜSÜ- URSULA K. LE GUIN Üniversiteye giderken sekiz kişilik devlet yurdunda kaldım dört yıl boyunca. Farklı farklı insanlarla tanıştım. Bunlardan biri de alt ranzamdaki Deniz'di. Şizofreni tedavisi gören, çok okuyan, geceleri uyuyamayan, elinde kahvesi, dikilmiş saçları ile dolaşan, açık sözlü biriydi. Ursula Le Guin 'i hiç bilmezken, yine ne olduğunu bilmeden Mülksüzler' i ödünç alıp okumuş ve yazarın hayal gücüne hayran kalmıştım.  Yerdeniz Büyücüsü 'nün ilk kitabını da büyük bir beklenti ile aldım. Kitabın esas oğlanı Ged-Çevik Atmaca, normal bir çocuk gibi koşuştururken büyücülük yetenekleri ortaya çıkar. Bunun üzerine önce bir ustanın yanında, sonrasındaysa büyücülük okulu olan Roke Okulu'nda eğitim alır. Okuldayken dikkat çekmek için yaptığı bir gösteri sırasında karanlık dünyadan bir gölgeyi çağırır. Okul müdürünün ölümüne, kendininse yaralanmasına neden olan bu olaydan sonra  gölge Ged'in peşine düşer. Artık esk...

ISLAK ŞEHİR VENEDİK

ISLAK ŞEHİR VENEDİK Beş günlük İtalya seyahatimizin ilk durağı  Venedik. Venedik havaalanı uçuşu pahalı olduğundan, önce Bolanya havaalanına, oradan taksiyle Bolonya tren istasyonuna(20 euro), trenle 2 saate varan bir yolculukla (25 euro) da Venedik'e ulaşıyoruz. Uçaktaki rötarlar nedeniyle önceden aldığımız treni kaçırmak ve yolun uzunluğu keyfimizi kaçırsa da gece saat dokuzda Venedik tren  istasyonundan dışarı adım atar atmaz tüm yorgunluğumuz geçiyor, sanki zaman makinasından inmiş ve başka bir zamana ışınlanmış gibi hissediyoruz. Karanlıkta, kanallarıyla, köprüleriyle, ihtişamlı eski binalarıyla Venedik muhteşem görünüyor.  İlk yapmamız gereken otelimizi bulmak. Otel seçerken şehir merkezinde olmasına özen gösteriyoruz ki gezmek kolay olsun. Neyse ki artık "google haritalar" var. Otuz dakikalık bir yürüyüşle, köprüleri aşıp otelimizi buluyoruz. Zaten Venedik'te en çok yapacağınız şey yürümek. Şehirde araçlar için yollar yok. Marketlere malların taşınması, ...

BİR DİLEK TUT HAYATIN DEĞİŞSİN KABALA'NIN GİZEMİ --GAHL SASSON-STEVE WEINSTEIN

BİR DİLEK TUT HAYATIN DEĞİŞSİN KABALA'NIN GİZEMİ --GAHL SASSON-STEVE WEINSTEIN Kabala, tarihi binlerce yıl öncesine dayanan Yahudi ezoterik bilgeliği şeklinde tanımlanıyor. Önceleri Kabala, sadece bir avuç yeminli insan tarafından bilinirken, sonrasında halka açıklanmasına karar verilmiş. Bu kitap da Kabala'daki hayat ağacı formunu dilek gerçekleştirici olarak sunuyor. Ağaç 10 küreden oluşuyor. Her kürede bir hafta seyahat ederek 10 haftada gökyüzünden yeryüzüne iniyorsunuz. Soyuttan somuta giden bir yolculuk bu.  Secret tarzı kitaplar hayal et olacaktır der ya, bu kitap onlardan farklı. Aslında sunduğu şey hem mistik, hem mantıklı gibi. Bir hedefi gerçekleştirmek için yapılması gerekenleri anlatıyor. İlk küre "Taç". Rakamı 1 ; mantrası Eheyeh; rengi, beyaz parlak ışık.  Bu kürede onlarca dilek arasından tam olarak neyi istediğinize karar veriyorsunuz. Sadece kendiniz için dilek diliyor, başkalarına zarar verecek dilek tutmaktan kaçınıyorsunuz. Abra ka...

BARSELONA

BARSELONA Barselona , benim gördüğüm ilk yabancı şehir. Geçen sene Mart ayında, üç günlüğüne gitmiştik. Bu mevsimde sıcak olur diye ilk burayı seçmiştik. Yabancı dilime pek güvenmediğimden de turla gitmeyi tercih etmiştik. Rehberimizin dediğine göre Avrupa'nın en çok turist alan ikinci şehriymiş  Barselona.  Türkiye'ye güvenlik ve bozulan uluslararası ilişkiler nedeniyle gelemeyen turistlerin yöneldiği ülkelerden biriymiş. O kadar çok turist gelmeye başlamış ki rahatsız olmuşlar, turist sayısına kısıtlama getirmeyi düşünüyorlarmış. Devasa ve sürekli koşuşturmacanın olduğu Atatürk Havaalanı'na göre Barselona Havaalanı oldukça küçük, eski ve sakindi. Daha da büyütelim, düşman çatlatalım gibi bir dertleri var gibi de görünmüyordu. Barselona halkı kendilerini İspanyol olarak görmüyor ve  Katalon olarak tanımlıyormuş.. Fransız kültürü daha hakimmiş. Rehberimizin dediğine göre Madridlilere göre kibar insanlarmış. Katalonya gerek turizmi, gerek tarımıyla sürekli ka...