Ana içeriğe atla

KÜÇÜK PRENS SÜRGÜNDE

 

Kral, kederle dışarı baktı. Bir gün ölecek ve krallığını oğluna bırakacaktı. Oysa oğlu beklediği seviyeden çok uzaktı, bir türlü büyümüyor, olgunlaşmıyor, babasına krallığı yönetebileceğine dair bir ümit vermiyordu.

Şatonun bahçesinde  oğlunun etrafında bir sürü köpek toplanmış; oğlu savaş sanatları, diplomasi okuyacağı, reel politikayı öğreneceği yerde;her zamanki gibi  köpekleri doyurmanın, onlarla oynamanın peşindeydi.

Kral içini son kez çekip kendine kral olduğunu hatırlattı.  Vakit inisiyatif almanın, çözüm üretmenin vaktiydi. Çocuğu, dost devlet kim, düşman devlet kim bilmeli, herkese eşit davranma huyundan vazgeçmeliydi. Evet ilk ders bu olmalı diye düşündü Kral.

Dış İşleri Bakanı'nı çağırıp yeni fethettikleri B-613 gezegenini hazırlamalarını ve buraya kibirli bir gül, bir tilki ve baobab ağaçları yerleştirmelerini emretti. Amacı çocuğuna ayrımcılık yapmayı, kendisi için özel olan şeylere daha çok kıymet vermeyi ve baobab ağaçlarının düzenli bakımını yaparak disiplin kazanmayı öğretmekti. İlk basamak olarak bu gezegende bir ay kalacak olan Küçük Prens'in gezegeni her ay değişecek, görev ve sorumlulukları her ay artacak ve ülkesini diğer ülkelerden üstün tutmayı, onu yönetmeyi, korumayı öğrenecekti.

“Köpeklerime ne olacak?” diye sordu Küçük Prens. Kral duymadı bile. Zamanı gelmişti. Küçük Prens’i B-613’e fırlattılar. Eğitim dedikleri bu şey, köpeklerinden ayrılan Küçük Prens’e göre bir  sürgündü.

Gezegene sert bir iniş yapan Küçük Prens  şaşkınlıkla  etrafa baktı, kimsecikler yoktu. Zaten gezegen öyle küçüktü  ki bir ucundan diğeri  görünüyordu. Şaşkın Küçük Prens’in yanına bir tilki yanaştı.

—Merhaba, evcilleştirmen gereken tilki benim.

—Evcil ne demek?

Bağlar kurmak anlamına geliyor. Örneğin sen benim için binlerce çocuktan birisin. Ben de senin için yüz bin öteki tilkiden hiç farkı olmayan herhangi bir tilkiyim. Ama beni evcilleştirirsen, benim için sen dünyadaki herkesten farklı olursun..... Duyduğum bir ayak sesinin ötekilerden farklı olacağını bileceğim, diğerlerinden kaçarken, seninki bir müzik sesi gibi beni çağıracak.(alıntı)

—Hımmm, diye düşündü Küçük Prens. Benim geldiğim yerde bir sürü köpeğim var, ben her birini sevebiliyorum. Yeni bir köpek gördüğümde de sevebiliyorum. Ben senin dışındaki yüz bin öteki tilkiyi de görür görmez sevebilirim. Neden sadece birini sevip bağ kurmam gerekiyor?

—Tilki gülümsedi; herkesi sevmeye gücün yetmeyeceği için.

—Haksızlık bu, dedi Küçük Prens, somurtup yere oturdu.











Yorumlar