Bahar geldi, bitti bu iş derken yine kar yağdı. Artık tecrübeliyim, mart başlar başlamaz yazlıkları çıkarıp sonra ortada kalmıyorum. Tecrübe başka bir şey. Ama tecrübe aynı zamanda heyecanı azaltan bir şey; sevinci ve bazen mutluluğu. Ama bir yandan da güven veren, huzurlu bir şey.
Hep denir ya, bugünkü aklımla 16 yaşıma gitsem mesela. On altı yaş bedeninde, kırk yaşanmışlık… sıkıcı olmaz mı? Olur, ama ben yine de gitmek isterim. Tecrübelerimle gitmek isterim. Çünkü yaşama dair tecrübeli olmak, kendini ve sınırlarını bilmek o kadar güzel ve kıymetli ki.
Peki bu yaşlarda tecrübenin yanına heyecan ekleyemiyor muyuz? Sanırım yapmamız gereken bu. Bu yaşta elbette ki 16 yaş saflığında, tazeliğinde olamayız ama varoluşumuzdaki sevinç ve neşeyi bulup çıkarabiliriz. Aynı hataları tekrar edip durmazsak tadından yenmeyen bir yaşamımız olabilir.
Aynı hataları tekrar edip duran tek canlı biz değiliz. Bakın mesela, geçen sene hava sıcaklığı yüksek gitti diye tüm ağaçlar erkenden açtı, sonra büyük bir don oldu, meyvelere geçmiş olsun. Geçen sene nisanda -17’yi görmek istisnaydı belki ama daha önceki yıllarda don görmüş geçirmiş ağaç, bakıyorsun yine saf saf güneşi görünce açmış. Ne demişler sevgili ağaç, aynı şeyleri yaparak farklı sonuç alamazsın, kendine gel!
Yazımı, üç gündür oynadığım bir ana dönmek oyunu ile bitirmek istiyorum. Kaynağı kim bilmiyorum, ben ChatGPT’den öğrendim. Ana dönmek istediğimizde oynadığımız bu oyuna “beş duyu oyunu” adını verdim ben. Duyuların sırasını ve deneyim sayısını değiştirebiliyoruz. Çok eğlenceli ve işe yarıyor. Ajandamı koklarken güvenliğe yakalanmasam iyiydi, neyse olan oldu 😊
5-4-3-2-1 Tekniği
5 şey gör
4 şeye dokun
3 şey duy
2 şey kokla
1 şey tat

Yorumlar
Yorum Gönder