Ana içeriğe atla

OTOMATİK PİLOTTAN ÇIĶMAK-2


Geçen hafta otomatik pilottan çıkmak için yapılması gerekenlerden söz etmiş ve kendime bir yol haritası hazırlamıştım. Bunlardan ilki ekran süresini azaltmaktı. Çok başarılı oldum sayılmaz, ama denemeye devam edeceğim.

Bunun dışında hayatın içine küçük farkındalık anları eklemeyi deneyecektim. Bunu denedim. Zorlandığım anlar oldu ama sürekli tehlikedeymişim gibi yaşamadığımda — yani “odayı süpürmeli, bulaşıkları toplamalı, şunu da yapmalı, bunu da yapmalı” diye zihnim sürekli bana talimatlar yağdırmadığında — yaptığım şeyler daha yumuşak ve güvenli geldi. Hayat, bu zamanlarda daha keyifliydi.

Geçen hafta tekrar fark ettim ki, ben bile isteye kendimi tetikte tutmaya çalışıyorum. Gelecekte aynı sorunları yaşamayayım, aynı istismara uğramayayım, hakkımı koruyayım diye sürekli alarm halindeyim. Son zamanlarda unutmamak, boşa düşmemek ve bunu yapanları affetmemek için zihnimde sürekli kötü anılarımı çeviriyorum. Ne büyük bir eziyet, değil mi?

Bazı şeylere öyle içerlemişim ki, zihnimde dönüp duran bu düşünceler artmış. Buna ruminasyon deniyormuş.

Oysa bu anlarla tekrar karşılaştığımda, aynı döngü tekrar etmesin diye otomatik tepki vermemem, tepkimi değiştirmem gerekmiyor mu? Otomatik pilotta kalırsam, tepkilerim de otomatik olacak.

O zaman benim en büyük meselem, bir süreliğine otomatik pilot ve ruminasyon olmalı. Artık kendimi daha iyi tanıdığımdan, bu defa başarabileceğimi düşünüyorum.

Yorumlar