Kral, kederle dışarı baktı. Bir gün ölecek ve krallığını oğluna bırakacaktı. Oysa oğlu beklediği seviyeden çok uzaktı, bir türlü büyümüyor, olgunlaşmıyor, babasına krallığı yönetebileceğine dair bir ümit vermiyordu. Şatonun bahçesinde oğlunun etrafında bir sürü köpek toplanmış; oğlu savaş sanatları, diplomasi okuyacağı, reel politikayı öğreneceği yerde;her zamanki gibi köpekleri doyurmanın, onlarla oynamanın peşindeydi. Kral içini son kez çekip kendine kral olduğunu hatırlattı. Vakit inisiyatif almanın, çözüm üretmenin vaktiydi. Çocuğu, dost devlet kim, düşman devlet kim bilmeli, herkese eşit davranma huyundan vazgeçmeliydi. Evet ilk ders bu olmalı diye düşündü Kral. Dış İşleri Bakanı'nı çağırıp yeni fethettikleri B-613 gezegenini hazırlamalarını ve buraya kibirli bir gül, bir tilki ve baobab ağaçları yerleştirmelerini emretti. Amacı çocuğuna ayrımcılık yapmayı, kendisi için özel olan şeylere daha çok kıymet vermeyi ve baobab ağaçlarının düzenli bakımını yaparak...