İnsan beden, zihin ve ruhtan oluşurmuş ve bunların üçünü kontrol edebilirse en yüksek potansiyeline ulaşabilirmiş. Beden kontrolü için yediklerimizi, uykumuzu, temizliğimizi, beden sağlığımızı kontrol etmek gerekirken; ruh (karakter) için eksik olan özelliklerimizi tamamlamamız gerekiyor, örneğin cesaret eksikse bunu tamamlamak için cesarete dair adımlar atmalı ve bu eksik yönümüzü geliştirmeliyiz. Tabii dengeli olarak: örneğin “sabır” iyi bir özellik diye görülürken, kötülüklere karşı gösterilen “sabır”ın sonu selamet olmayabilir. Orada fazla sabırlı olmak erdem olmayabilir. Hiç kolay görünmüyor. Ama yapay bilgisayar oyunları oynamak yerine hayat oyununda bunları oynamak eğlenceli olabilir.
Düşünce kontrolü içinse aklımızdan geçenlerin farkında olmalı, bunlara müdahale edebilmeli ve istediğimiz yönde değiştirebilmeliyiz. Son on yıldır hayatımızda yer alan ve artık kabak tadı veren kişisel gelişimcilerin “olumlama” diye sundukları, “zenginim, zenginim, zenginim” diyerek kıtlık bilincinden uzaklaşmak mümkün mü? Öyle olsaydı kendileri bilmem kaç TL’ye kurs satmaya devam ederler miydi?
Kişisel gelişimcilerin dediği gibi bir şey olmasa da düşünce gücü diye bir şeyin varlığına inanıyorum. Olumsuz düşündüğümde içime kapanıyorum, enerjim düşüyor ve hasta oluyorum. Öte yandan zihnimin sürekli “o insan kötü, dikkat et” diye hatırlatıp durmasına da ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Hepimiz “bir”iz diye kabul edilmemesi gerekenleri kabul etmemeli, dikkatli olmalı. Ama bu dozunda olmalı. Bir tam gün boyunca bunu düşünmemeli.
Düşünce kontrolü için önerilen meditasyon dedikleri pratik. İlk önce 5 dakika ile başlayıp düşüncelerinizi izliyorsunuz, her gün bu süreyi 1-2 dakika uzatıyorsunuz, bunu 20 dakikaya kadar yapmayı başarırsanız ikinci aşamaya geçebilirsiniz.
İkinci aşamada sadece belli bir konuda düşünüyoruz. Örneğin “karanlık” üzerine düşünüyoruz. Aynı şekilde 1-2 dakika ile başlayıp her gün süreyi uzatarak 20 dakika yapabildiğimizde üçüncü aşamaya geçebiliyoruz.
Üçüncü aşamada hiçbir şey düşünmüyoruz. Zihnimiz bomboş olacak. Yine 1-2 dakika ile başlayıp 20 dakikayı bulmak hedefimiz.
Geçen sene ağır aksak, yarım yamalak yaptım bunu ve fark ettim ki zihnim uyumuş kadar dinleniyor. Meğer zihnimiz aynı anda ne çok şeyi işlemeye çalışıyormuş. Zihni durdurmak o kadar rahatlatıcı bir şey ki. Sonrasında zihinde görselleştirme aşamasına geldim ve burada takıldım, bu nedenle aksattım çalışmalarımı ama başlamalıyım.
Aslında “kedi” gibi olmamız gerekiyor. Her an tetikte, her anın farkında olmalı. Bu noktada düşüncelerimizi de fark eder ve bizi zayıflatan düşüncelerden kurtulup pozitif eylemlerle desteklersek belki benim gibi iç dünyasında kavga edenler bundan kurtulabilir.

Yorumlar
Yorum Gönder