Ana içeriğe atla

KEDİCİ TEYZE OLMA YOLUNDA



Sabah kapıyı açınca kedi faslı başlıyor. Arthur çok açsa, benim dış kapıya yaklaştığımı hissedince kapıya kafasını tos tos vuruyor. Açken çok sabırsız, zor bir kedi. Aç olduğunda elimdeki poşete ya da arabanın bagaj kapağı açıksa bagaja uzandığı oluyor. Onun dışında hasta, yaşlı ve dişsiz olduğundan sağda solda uyuklayan; biz dışarı çıktığımızda dibimize kadar gelip kedi oturuşu ile dibimizde duran bir kedi. Yaşlı, hasta dedim ama geçen gün eşim, Çiko ile beraber olup yabancı bir kediyi kovaladığını görmüş. Bunun böyle durduğuna bakma dedi 😊

Arthur’u atlatınca sıra Çiko'ya  geliyor. Önce yerde yuvarlanıp, başını okşatıp, sonra mama alanına gidiyor. Sanırım böyle yapınca mamayı hak ettiğini düşünüyor. Yemek konusunda beni en çok yoran Çiko. Seçici, mızmız. Onun dışında Arthur gibi değil. Oturur, sabit bakışıyla mamanın gelmesini sabırla bekler. 

Çiko’nun hem sevdiğim,  hem de hayatımı zorlaştıran diğer huyları bahçeye çıktığımda sürekli peşimde gezmesi ve Sarı Burun’u bahçeye sokmaması. 

Zavallı Sarı Burun! Önce annesi erken bırakıp gitti, sonra da Çiko onu dövüp sürünce, önce çapraz parsele, oraya tilkiler yerleşince de yan parsele taşınmak zorunda kaldı. Yine de hayatta kaldı, hayatı seviyor benim bebeğim. İlk başta korkuyordu, şimdi fink atıyor sağda solda. Yalnız arabalardan korkmayı tam öğrenemedi. Arabaların önünde durup öylece beklediği oluyor. Bir de otların arasında sürününce görünmediğini ve arabanın ona çarpmayacağını sanıyor. Öyle komik görünüyor ki. Otların arasında kamufle olduğunu sanıyor ama bembeyaz, öylece ortada duruyor.

Sarı Burun’un bu saftirik hali hafta sonu beni çok korkuttu. Çöp atmaya giderken karşı komşunun torunu Defne, “Aaa şurada bir kedi ölmüş” deyince korkarak gittim. Otların arasında Sarı Burun, sırt üstü yatıyor. “Sarı Burun, Sarı Burun” dedim sıçrayarak kalktı. Saftirik ya, yola yakın otların arasında koca göbeğini açmış,  salmış kendini uykuya yatmış. Hem komik geldi, hem de dünyaya güvenmesine, artık mahallede rahat etmesine sevindim.

Çocuklara "bu Sarı Burun, arabalardan korkmuyor, dikkat etmek gerek" dedim. Anne babalarını uyarsınlar da dikkatli olsunlar istiyordum. Sonra karşı komşumuz Bekir Abi geldi. Kediler hakkında konuştuğumuzu görünce pis pis sırıtıp “mahallenin kedilerine iyi bakıyorsunuz, içimiz rahat” dedi. Gıcık şey.

Sanırım insanların dışladığı, kedici teyze olma yolunda emin adımlarla ilerliyorum. Pişman mıyım? Asla! 🐱😊

Yorumlar

  1. Her paragrafını gülümseyerek okudum, kalbim kocaman oldu. Kediler bunu yapıyor sanırım, kocaman bir kalp. Upuzun ömürleri olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kediciler tüyü kadar ömrü olsun diyorlar:)iyi ki kediler var:)

      Sil
  2. hepsini öperim minik burunlarından :) dünyanın süsü onlar.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder