Ana içeriğe atla

ÜÇ SAAT KALA


"Bir gün, zamanı durdurabildiğimi fark ettim. Keşke nasıl başlattığımı da hatırlayabilseydim."

Her zamanki gibi bir gündü. Yine işyerindeyiz. Hava kasvetli, ama bir türlü yağmur yağamıyor. Pazartesi ve ayın on beşleri yoğun olurdu genelde; nedense bugün pek müşteri yok. Bankoda çocuklar sıkılmış; güvenlik kah geziyor, kah kitap okuyor, dedikodu yapacak yer arıyor. Operasyonda yapılacak iş olmayınca ATM dördüncü kez sayılıyor. Faizler yüksek olunca kredi talep eden de yok.

Odamda oturmuşum. Önümde bitmiş çay bardağı, çaycı unuttu, almaya gelmedi. Önümde notlarım. Kimse üşümüyor, ben üşümüşüm, klima açık, tatlı bir sıcak yüzüme vuruyor. Üşümeyi sevmem.

Günde iki litre su içmeye çalışıyorum, bugün bir litre bile olmamış, sürahim yarım duruyor. Her günkü gibi bir gün işte.

 Mesainin bitmesine üç saat var. Birden içime her sıkıldığımda çöken o sıkıntı çöküyor. Her gün bunu yaşıyorum. Ama bir yere gidemem, üç saat daha bağlıyım buraya. Annem “sıkı can iyidir, kolay çıkmaz” derdi. Birazdan geçecek biliyorum. Nefes egzersizi yapayım, kimse fark etmez sakinlerim.

Yok olmuyor, 20 dakika oldu, geçmedi. Kalkıp volta atıyorum. Bu sefer nefesleri tersten yapıyorum. 8 saniye nefes al, 7 saniye tut, 4 saniyede ver. Bunu ilk defa deniyorum. 

Bunu denediğimde tuhaf bir şey oluyor. Herkes yerinde donup kalıyor. Salih'in kulağında telefon, Selma adım atmak üzereyken, Burak para kesesini bağlarken, Ahmet'le Mehmet konuşurken; müşteri kapıdan içeri girerken donmuş. Bir ben hareket edebiliyorum, çünkü zamanı ben durdurdum.

En başta eğlenceli geliyor. Hepsinin yanına gidip nanik yapıyorum. Yüzlerine söyleyemediklerimi söylüyorum. Ajandalarını karıştırıyorum. Özel yazışmalarını okuyorum, hepsi arkamdan sayıp dökmüş. Tekrar sinirlenip, donmuş yüzlerine bağırıp çağırıyorum.

I-ıhh.. Tadı yok böyle. Duvara konuşur gibi. Ne kadar zaman oldu acaba? Saat durdu. Eşimi aramaya çalışıyorum, telefon çalışmıyor. Hafiften panik olmaya başlıyorum.

Off.. Nefes alıp verirken olmuştu. Tekrar deniyorum olmuyor. Tersten nefes, düzden nefes, karın nefesi yok.. Yaptıklarımı baştan yapsam? 20 dakika nefes, volta, tersten nefes... Yok abi olmuyor.

Zamanda kısılıp kaldım. Hem de kurtulmak için gün saydığım iş yerimde. Bendeki de şans, bari bilmediğim bir zamanda kısılsaydım. Ömrüm bu gri seramiklerin üstünde geçti, kurtuluşa az kalmışken, şans mı bu? Keşke zamanı nasıl başlattığımı hatırlayabilsem. Sonsuz mesaiye hapsoldum.

ESİN KAYNAĞI: Yazı Rehberi Instagram Sayfası 22/07/2025 gönderisi.

Yorumlar

  1. Ay ben olsam kendimi sokağa atardım hemen :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa yazmayı unutmuşum, kapıda gizli bir kalkan var, çıkmak isteyince iceri fırlatıyor. Çalışmaktan sikayet ettiğimden sonsuz mesai ile cezalandırıldım.:)

      Sil
    2. Şimdi işler değişti :o

      Sil
    3. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  2. Sonsuz mesaiye hapsoldum. Resmen kabus bu :)

    YanıtlaSil
  3. Sonsuz mesaiye hapsolmak kötü gerçekten :) Aslında kapı açıksa çıkıp dolanabilir.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder