Hayattan gerçekten keyif almak için otomatik pilottan çıkmak gerektiğini düşünüyorum. Dünyayı beş duyumuzla kavrıyoruz ve yine bu beş duyuyla ondan haz alıyoruz. Ama hem derinlemesine anlayabilmek hem de gerçekten keyif alarak yaşayabilmek için, duyularımızla aldığımız verilerin farkında olmamız gerekiyor.
Peki bunu nasıl yapabiliriz?
Bence ilk adım ekran süresini azaltmak. Eşimin eskiden çok keskin bir dikkati vardı. Haberleri takip eder, gayrimenkul fiyatlarına ilgi duyduğu için “Sahibinden” sitesine bakardı. Son yıllarda bunlara X ve Instagram da eklendi. Artık telefon elinden düşmez oldu. Ve fark ettik ki unutkanlığı da arttı.
Ekran süremiz kesinlikle bizim kontrolümüzde olmalı. Kendimize bir sınır koymalı ve bunun dışına çıkmamaya özen göstermeliyiz. Çünkü ekranı kaydırırken eğleniyor gibi hissetsek de, aslında etrafımızda olup biten pek çok şeyi kaçırıyoruz.
Bunun dışında hayatın içine küçük farkındalık anları eklemek öneriliyor. Günde en az iki kez, sabah ve akşam, sadece 5 dakika nefesimizi izlemek… Gün içinde en az bir eylemi tamamen anda kalarak yapmak — çay içmek, yemek hazırlamak ya da bulaşık yıkamak gibi… Ve yine sadece 5 dakika bedenimize dönüp ne hissettiğimizi fark etmek…
Ben bu hafta bunu denemeye karar verdim. Bakalım hayatımda gerçekten bir fark yaratacak mı?
Haftaya deneyimlerimi yazacağım.

Haklısınız, toplumdaki insanların çoğunluğu otomatik pilottan vazgeçemiyor.
YanıtlaSilHastanelerde, parklarda, toplu taşıma araçlarında ekrana bağımlı yetişkinleri, gençleri hatta çocukları gözlüyoruz. Okula, sınıfa kadar sokulan araçlar.
Çevresinde ne olup bittiğini hiç umursamıyor, ayrı bir dünyada yaşıyor adeta.
Çok güzel bir karar almışsınız. Süre 15 dakika olsa daha yararlı olmaz mı?
Sevgiyle
Haklısınız, bebekler bile ekran kaydırmayı biliyor artık :(( dijital hayat insanliktan uzaklaştırıyor. Ben de 15 dakika ile başlayıp uzatmayı planlıyorum, umarım işe yarar ,neşemi bulabilirim.
Silyaz bakalım sonra da instaya at :)
YanıtlaSilInsallah faydası olur da yazarım:)
Sil