Dijital dünya insan üzerinde oldukça etkili. Bu nedenle takip ettiklerimizi seçerken seçici olmalı. Son zamanlarda evde düzene, sadeleşmeye takıldığımdan buna dair hesapları izliyorum. “Her dağınıklık bir karar, bir seçimdir” diyor bu hesaplar.
Kadın eve giriyor mesela; 3 saniyede montunu sandalye üstüne savururken, montu yerine asması 8 saniye sürüyor. Bu ara ne yapsam bu kadının hayaleti yanımda, “Her dağınıklık bir seçimdir.” diye fısıldayıp duruyor. Ben de onun gibi yapıyorum; üç saniye yerine sekiz saniyelik eylemi seçiyorum. Oldukça işe yarıyor. Sabahları kalktığımda her yer ferah, enerji sağda soldaki eşyalara çarpmadan yanımdan süzülüp akıyor. Güzel bir his.
Bir taraftan da fazla ne var onu gözden geçiriyorum. Biraz acımasız olduğumda sonuç almak kolay oluyor. Geçen hafta takılarımı, mutfakta kullanmadıklarımı eledim. Bu arada annemin kullanmadığı her şeyi bana kakaladığını fark ettim. Mesela peelingli el kremi almış, her yere dökülüyor diye bana vermiş; sanki bende dökülmeyecek. 😅 Aslında annem bana orada kremini değil de, atmaya kıyamadığı kremin sorumluluğunu devrediyor. Kremden kurtulup, annemin bana kakalayacaklarına dair tetikte olma kararı alıyorum.
Eşyalarda yaptığım elemeyi, düşüncelerimde de yapmaya çalışıyorum. Bana iyi gelmeyen düşünceleri yavaş yavaş azaltabiliyorum artık. Zihinsel minimalizm ruh sağlığımı olumlu etkiliyor. Zaman zaman yoklasa da, üzerimdeki ağırlık, büyük ölçüde kalkmaya başladı. Nazar değmesin.

kesinlikle her anlamda fazlalıklardan kurtulmak gerek. ama bunu ne kadar başarabiliyoruz tartışılır.
YanıtlaSilBu arada annemin kullanmadığı her şeyi bana kakaladığını fark ettim. Anne duymasın :)
YanıtlaSil