Ana içeriğe atla

ŞUBAT 2026



Şubat ayı ne hızlı geçti. Aynı kısır döngüler, aynı kısır düşüncelere sıkıştırdım kendimi. 44 yaşıma girdim, çabalamaya devam ediyorum. Oturtamadığım çok şey var. 

Geçen ay olumsuz düşüncelerimle savaş başlatmıştım, yarıda kaldı. Bu ay buna devam etmek istiyorum. Bir de kendimi net ifade etme kısmına dikkat edeceğim. İnsanların beni anlamalarını beklemekten yoruldum.

Geçen ay kilo aldığımı fark edip, ekmek ve şekeri azalmıştım, iki kg vermişim.  Bu ay buna devam ediyorum, üstüne karın egzersizlerine başladım.

Şubatta daha önceki yazımda söz ettiğim köpek geçti hayatımdan, iş arkadaşlarımı sevmediğimi tekrar fark ettim ve ben burada ne arıyorum dedim. Ama çözüm üretemedim.

Bunun dışında çoğunlukla izlemeye, az da okumaya devam ettim. Netflix'te izlenecek bir şeyler bulmakta zorlandım,çoğunu yarıda bıraktım. Çoğu konu heyecan vermiyor, merak ettirmiyor. Tükettik mi, yaşlandık mı? Biz mi böyleyiz. Aşağıda bitirebildiklerim film/diziler ve okuduğum tek kitap var. Şubat güzel geçmedi, bakalım Mart ayını güzelleştirebilecek miyim? Savaş hayatlarımızı nasıl etkileyecek?

THE BOURNE ULTIMATOM: 2007 yapımı, üç Oscarlı Amerikan yapımı aksiyon filmi.Başrolde Matt Damon var. CIA suikast programına katıldıktan sonra hafıza silinen Jason Bourne kim olduğunu hatırlamaya çalışmaktadır. Bu arada eski tetikçilerini öldürmek isteyen CIA içindeki yasa dışı programı yürütenler, Jason Bourne'nin peşindedir. Filmde bol kovalamaca izleriz. Waterloo istasyonunda geçen kovalamaca filmin en zeki ve gerilimli bölümlerinden  biri olarak geçiyormuş ama benim için bir anlam ifade etmiyordu. Gerçek dışı buldum. Film de bana hitap etmiyordu.

FRACTURED: 2019 Amerikan yapımı Netflix filmi. Filmde eşi ve küçük kızı ile seyahat eden bir adam, bir benzin istasyonunda durur ve burada kızı yüksekten düşüp yaralanır. Eşi ile birlikte en yakın hastaneye giderler. Burada eşi, kızı ile birlikte ameliyathane iner ve bir daha gelmez. Adam hastane  görevlileri görüştüğünde, böyle bir hastanın hastaneye hiç gelmediğini öğrenir ve çaresizlikle onları aramaya devam eder.Film sonunda senarist ters köşe yapmaya çalışmış ama niyeyse  artık olmuyor, ben şaşırmadım. Yine de merak uyandırıcı diyebiliriz.

I CARE A LOT: 2020 Amerikan yapımı bu kara mizah filminde iyi insan diye bir kavrama inanmayan acımasız kadın Marla'nın zengin yaşlı insanları vesayet altına alıp onların mal varlıklara el koymasını izleriz. Ancak son kurbanı Rus  mafyasının annesi olunca işler tersine döner. Marla sert kayaya çarpar. Mafyamızın onu yok etmesini beklerken, olaylar beklediğimizi tersine gelişir ama neyse ki kötü;  en sonunda başkasının eliyle cezasını bulacaktır. Filmdeki baş kadın karakter rolüyle  Altın Küre almış. Rus mafyası rolünde de Game Of Thrones'tan tanıdığımız Peter Dinklage var.  Değişik bir konusu vardı ama izlemesek de olur dedik.

THE STRANGER: Netflix’te yayınlanan 2020 yapımı İngiliz gerilim, gizem dizisi. Şehirde bir yabancı ortaya çıkar, bu yabancı insanlara yaklaşmakta ve sevdikleri birinin, kendilerinden sakladığı bir sırrı fısıldamaktadır. Başrolümüz Adam Price’a da, karısı Corinne’in düşükle sonuçlanan hamileliği ile ilgili ona yalan söylediğini, gerçekte hamile olmadığını, hamile gibi görünmek için sahte göbek, sahte test aldığını ve bunun belgelerini sunar. Adam Price bu bilgiyi teyit ettikten sonra karısı ile yüzleşir ve karısı ortada kaybolur. Bundan sonra başkalarına da yaklaşan yabancı, okul partisindeki gizemli olaylar, cinayetler eşliğinde Adam Price’ın karısını aramasını izleriz. Dizi boyunca senaristler pek çok düğüm atıp, sonrasında bu düğümleri tek tek çözdüler. Sonunda büyük bir olay beklerken elimizde üçüncü sayfa Türk gazete haberlerine benzer bir final kaldı. Olayların gelişimleri merak uyandırıcıydı, bunun hatırına izlenebilir.





Yorumlar

  1. Dört dörtlük bir yaş :) Az önce başucumda duran günlüğüme göz atmıştım. 10 senedir yazıyormuşum. Ve kırklı yaşlarım çok karışık duygularla geçmiş. İnsan bir şeyleri kaçırdım duygusuna giriyor sanırım o yaşlarda. Elliden sonra kalan sağlar bizimdir moduna geçmişim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ,40 ta çıĺdırmıştım, ömrümü boşa geçirdim diye. Neyse ki geçti. Bakınca gerçekten 44, dört dörtlük:))

      Sil

Yorum Gönder