Son zamanlarda fotoğraf çekmediğimi fark ettim. Fotoğraf çekmek fark etmenin, odaklanmanın bir yolu. Hiçbir şey bulamazsam doğaya bakardım. Bu ara ihmal etmişim. Eksikliğini hissediyorum.
Açıkçası bu aralar ne yaptım pek de anlayamadım. Hava 19:15’te, eve geldiğimde kararmış oluyor, çıldırıyorum. Hiç yaşamamış gibi oluyorum. Netflix’te Mezarlık izlemeye başladım. Akşamlarımı bununla doldurunca başka bir şeye zaman kalmadı. Güzel dizi, kaliteli çekimleri özlemişim. Ama kabul etmeliyim hayat döngüm şu an için akşamları dizi izlemeye müsait değil, hafta sonu belki. Instagram kaydırmayı bıraktım bu defa diziye sardım. Kendimi iyi hissetsem mesele etmeyeceğim de aradığım şey bu değil. Kendimi uyuşturup durmak bana iyi gelmiyor.
Neyse ki bugün itibariyle enerji seviyem yükselmeye başladı. Yarı bulanık bilinç halimden sıyrılıyorum. Jung diyor ki iyi bir ruh sağlığı için deliliğimizi yüzeye çıkarmalıymışız. Özellikle burası benim deliliklerimi yansıttığım bir yer. İyi geliyor. Ama dengeli gitmek gerekiyor. Bugün çalışıp kazanıyorsam deliliğimin değil de rasyonel yanımın sayesinde. Planlı programlı olmamın sayesinde.
Kabalacılar diyor ki hayat ağacında sağ ve sol sütun var, bir tarafı yumuşaklık, bir tarafı sertlik sütunu. Yaratıcılık sağ sütunda, irade sol sütunda. Sağ sütun genişlemeci, sol sütun kısıtlayıcı. İkisini de orta sütunda dengeli götürürsek mutlu olmak ve potansiyeli ortaya çıkarmak mümkün.
Yogacılar diyor ki prananın (yaşam gücünün) aktığı üç nadi (enerji kanalı) var. İda nadi (sol nadi) – serinlik, sakinlik ve içe dönüş; pingala nadi sıcaklık, hareket ve dışa dönüklük. Bunları ortada suşumna nadide (omurgada) dengeye getirdiğimizde yaşam enerjimiz de gürül gürül akacak.
Neyse işte, bir süredir deliliklerimle, mizahımla hemhal olduktan sonra bugün tüm gün piyasalarla ilgili okuyup rasyonel tarafımı geliştirmeye çalışacağım. Piyasalar yanıyor, bakalım neler olacak?

Yorumlar
Yorum Gönder