
Bu haftanı konusu Deep Tone'dan gelmiş:
Çok kişi, TV ve internette fazla miktarda şiddet olduğunu düşünüyor ve şiddetin miktarı ve türünü kontrol etmek için yasalar olması gerektiğini düşünüyor. Bu tür yasalar gerekli midir? Ne kadar kontrol olmalıdır?
Televizyonda şiddet hep vardı, ağa dizileri varken de vardı; şimdilerde mafya dizileri var, bunlarda da şiddet var. İnsanlar güçlü bir gruba ait olmak istiyorlar. Güçlü olan istediğini şiddet uygulayarak elde ediyor. Gerçek hayattaki güçsüz bireyler de TVlerdeki kahramanları seyrederek olmak istediklerinin yerine koyuyorlar kendilerini. Fakat bir süre sonra onlar gibi davranmaya başlıyorlar, TV deki şiddet, hayatta tekrar üretilmiş oluyor. Şiddet şiddeti doğuruyor. Bunu izleyip kanıksayan bizler de şaşırmaz hale geliyoruz, şiddet normalleşiyor.
İnternette ise linç kültürü dedikleri topluca kişiye ya da bir fikre anlamadan dinlemeden, kanıt sunmadan saldırma var. İnsanlar isterlerse size iftira atabilir, sizi dışarıya çıkamayacak hale getirebilirler. Bir taraftan sesini duyuramayan fikirlere, haberlere,kişilere ses olan internet; bir taraftan hiçbir engele takılmadan üretilen psikolojik şiddetle yıkıma neden olabiliyor.
Kuralların insan hayattnı kolaylaştırdığına, düzeni sağladığına, adaleti ve eşitliği sağladığına inanırım. Bu nedenle kontrol etmek için yasalar olmalı derdim normal zamanlarda olsaydı. Oysa şimdilerde kurallar, kanunlar belli bir grubun çıkarları için, sadece onların lehlerine, onların mağdur oldukları zaman kullanılıyor. Bu nedenle bu dönemde daha fazla kısıtlama görmek istemiyorum. Bir süre daha TV deki şiddete, intenetteki şiddete dayanabilirim. Bunun için laissez faire laissez passer..
Güzel bir yazı olmuş:) Bir süre daha TV ve İnternet şiddetine dayanabilirim diyorsun. Tek takıldığım yer bu cümlen oldu. Peki, katlanmak zorunda mısın? O dayanmak zorunda olduğunu söylediğin yayınları silah zoruyla mı izletiyorlar?
YanıtlaSil"Koy ver gitsin" diyorsun sonunda:) Katılıyorum, çünkü hiçbir yasal tedbirin uygulanabilir olacağını sanmıyorum. Zaten dediğin gibi kendi fikirleri doğrultusunda diğer insanların özgürlüğünü kısıtlamak amacıyla bu tür yasalar kullanılmaya müsaittir. Yapılacak tek şey, ailelerin çocuklarını bu tür zararlı yayınlardan korumak. Bu da bilinç gerektirir:)
teşekkür ederim :) son yıllarda tv izlemiyorum diyebilirim. sosyal medyada da herkesi takip etmiyorum. onun için gözüm görmeyince katlanabiliyorum. tabii orada olmalarını bilmek bile beni rahatsız ediyor, şimdilik katlanmak gerekiyor :)
SilAğaç Ev Sohbetleri, Türk blog tarihinin en uzun etkinliği oldu belki de. Tebrik etmek lâzım. Ben hiç katılamadım ama.
YanıtlaSilben de geç yazmaya başladım, keşke daha erken davransaydım :)
Silteşekkür ederim :) )
YanıtlaSilşiddet deyince, kadına şiddet karşısında en büyük silahımız twitter oldu artık, hukukçuların yapamadığını yapıyor twitter :)
YanıtlaSilbugün zaytung da bununla aşağıdakini yazmış, çok güldüm. kara komik :)
Sil"Adalet Bakanlığı'ndan özellikle kadın cinayetleri ve taciz vakalarında sık sık eleştiri konusu olan 'zanlının tutuklanması için en az 400.000 tweet' şartıyla ilgili değişiklik müjdesi geldi. Değişiklikle, tutuklu yargılanma için 400.000 tweet şartının kademeli olarak önce 250.000'e, ardından da 100.000'e indirilip zamanla tamamen kaldırılması planlanıyor."