Önceki gün baktım bütün işlerim birikmiş, her şey üstüme üstüme geldi, küçük çaplı minimalizm atağı geçirdim. Aldım poşeti elime, açtım çekmeceleri, uzun zamandır elime almadığım ne var ne yok attım. Kovid dönemi maske taktığımızdan gözlüklerim buğulanıyordu, buğu önleyici duruyor, onu attım mesela. Bir daha ihtiyacım olmaz inşallah, çok para vermiştim. Mısır nişastası, buğday nişastası... Yemeği zor yapıyorum, değil ki nişastalı bir tatlı vesaire yapmak. Dün de devam ettim, tarihi geçmiş yulaf ezmeleri vb. vardı, onları attım. Oh bee... Yıllardır minimalizm şöyle böyle derim, evde eşya kalmaması lazım ama işte bir yerlerden birikiyor yine. Tetikte olmak lazım. Bak işte yine anda kalmaya, farkında olmaya geldik.
Mükemmeliyetçi değilim. Sadece bu dünya düzeni insanı mutsuz ediyor. Bu olmamalı diyorsun... Düzenli beslenmeye kalksam spor yapamıyorum, spor yapsam düzenli beslenemiyorum. Onu yapsam bu olmuyor, bunu yapsam o olmuyor.
Bu arada biz de yaşlanıyoruz. Yaşlanmaktan ziyade yaşam ateşimiz yaşadığımız hayal kırıklıkları nedeniyle zayıflıyor. Işığı harlamaya zaman bulamıyoruz. Hayat on günlük yıllık izine sığmamalı.
İşten geliyorum, kediler beni bekliyor. Onların tipleri beni şarj ediyor mesela. Ama yanlarında kalamıyorum. Eve geçip yemek hazırlayıp, geç olmadan yemek yemeli. Diyorlar ya akşam 17.00’dan sonra yemek zararlı. O saatte evde bile değiliz ki.
Neyse işte yıllardır yazdım yapamadım bu karttır, kredidir, küçülmek lazım. Çözümü bulduysak çözümde ısrar etmek lazım. Minimalist olup finansal özgür olup, gerçekten özgür olmalıyız. Eee finansal özgür olacağız diye millet fonlarda battı. Bak nereye geldik. O bu değil de bu sene ekonomi sert geçecek gibi. Yıllardır biriken her şey patlayacak gibi duruyor. Mecbur minimalist olunacak.

Yorumlar
Yorum Gönder