Ana içeriğe atla

HER AĞAÇTA BİR YÜZ


Geçen hafta,  eşimin eski  iş arkadaşının bahçesine gitmiştik. Arkadaşı sıra dışı biri. Pek çok enstrüman çalabiliyor. El becerisi muazzam. Detaycı, düzenli biri. Bir alandaki her detayı planlıyor ve estetik bir şekilde tasarlayabiliyor.3000 metrekare alana sahip  bahçesinde her işi kendi yapıyor, böyle büyük bir alanda her seyin kontrol altında, düzenli olması bile müthiş bir şey.

İki sene önce emekli oldu. Emeklilik sonrası zamanı da çoğalınca iyice üretmeye vermiş kendini. Cümbüş ve ud kursuna da başlamış. Antikacıları geziyor, bizim çöp diye yüzüne bakmayacağımız parçaları fark edip toplayıp kullanabiliyor. Artık her ağaçta bir yüz görür oldum, diye anlatıyor.

Bahçesindeki kamelya dahil çoğu şeyi kendi yapmış. Otların biçilişi, her alanın planlanışı, simetri muazzam. O kadar minik minik eşya var ki, tozu ile nasıl başa çıkıyor anlamadım.

Zamanını iyi planlıyor. Sabah altıda uyanıp, akşam onda yatarmış, ekran süresi çok kısa ve hayatının odağına kendi hobilerini koymuş. Çok rahat “hayır” diyebiliyor. Kendi alanında ve hayatında her şeye kendi yön veriyor, kaçta çay içilecek, kim nereye oturacak, hangi iş hangi sırayla yapılacak... Hem disiplinli, hem de sanatçı bir ruhu var.

Ege'de, Akdeniz'de sanatçı ruhlu insanlar çoktur da bizim İç Anadolu'da insanların kaygıları farklıdır, pek rastlayamazsınız. Pek bizim buraların adamı değil anlayacağınız. 

Normalde bahçesi hayvancılık yapılan bir bölgede. Ahırların içinden geçerek ilerliyorsunuz, sonunda öyle bir yere geleceğinizi tahmin etmiyorsunuz. Bahçe kapısında farklı bir yere geldiğinizi anlıyorsunuz. Bir kere leylek yuvası var. Bebekleri göremedik ama büyük leyleği görebildim. İçeri girdiğinizdeyse sanki tatilde gibi hissediyorsunuz.Bize müzik  de yaptı, ney üfledi, eski Yesilçam filmlerinin zarif şarķılarından çaldı. Bir gün önce kilisede  tek başına ney üflediğinden söz etti. Sıra dışı biri anlayacağınız.

Bulduğum her şeyin fotoğrafını çektim, izin alarak tabii 😊 Paylaşmak serbestmiş, buyurun...








































Yorumlar

  1. Masal evi gibi olmuş, ne güzel olmuş. Dünyalığını da iyi kötü yoluna koymuş olmalı ki sevdiği ve istediği bir yaşamı sürebiliyor. Darısı herkesin başına diyelim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Memur emeklisi, çok zengin diyemeyiz. İçinden taşıyor,durduramıyor bence:)

      Sil
  2. Harika bir paylaşım olmuş. Cennetten bir köşeye gitmişsiniz adeta. Akıl ile yaratıcılığın buluşması ile ağaçlar can bulmuş sanki. Böylesi bir ortam yaratan arkadaşınızı kutlamak gerek. Doğal bir müze oluşturmuş sanki.
    Eşim Mersin Arslanköylüdür. Orada eskiden kullanılan bazı üretim araçlarını gördüm. Taş taş üstünde el değirmeni, döven (tarla sürerken kullanılırmış )Korkuluklar ne kadar güzel.
    Arkadaşınızın eline- emeğine sağlık. Çocukların ve gençlerin çok şey öğreneceği muhteşem bir açık hava müzesi.
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin gibi, ne güzel bir açık hava müzesi olur burası dedik. Altında emek,beceri,disiplin,yetenek,merak var. Antikacı dolaşmayı seviyormuş, dediğiniz araçlar oradandır.yorumunuz için ben teşekkür ederim:)

      Sil

Yorum Gönder