Ana içeriğe atla

Kayıtlar

KELİME OYUNU 117

  Kelime Oyunu'nun 117. Hafta kelimeleri Deeptone dan: Hizmetli/Meditasyon/Volta/Şifacı/Seromoni FREKANS Serkan biraz çekingen, 40lı yaşlarında bir adamdı. Kendini bildi bileli sınır koyamama , hayır diyememe sorunu yaşıyor ama aşamıyordu. Psikologlara, psikiyatristlere gitmiş, bir türlü aşamamıştı sıkıntılarını. Maddi dünyada sorunlarını çözmekten umudu kesen Serkan, son zamanlarda moda olan spiritüel dünyaya yönelmişti. Derdine devayı buralarda arıyordu. Instagramda “UYAN” isimli bir gruba rastlamış, tüm cesaretini toplayıp onlarla iletişime geçmişti. Etkileyici bir liderleri vardı. Tokalaşırken elini uzun uzun tutmuş, gözlerinin içine korkusuzca bakmıştı. İnsanın içine işleyen gözleri vardı. Etkilenmişti Serkan. Sözleri hiç aklından çıkmamıştı. Şöyle demişti: -Neden kendini saklıyorsun Serkan? Sen bu dünyaya ışık saçmak için gönderilmiş bir hizmetlisin ;  bir ışık işçisisin. İçindeki şifacıyı görebiliyorum. İzin ver ortaya çıkaralım. Yüksek benliğinin iznini istiyorum. İçi...

NAZAR

Eşsiz(!) yüzme stilimden bahsettiğim şu yazımın ertesi gününde otelin arkasındaki havuzda kimse yoktu. Sakinliği fırsat bilip koştur koştur bu havuza girdim. Amacım yeni teknikler denemekti. Denedim de...Kafamı soktum, tek ayak durdum vb vb derken... Su yuttum, sonra müthiş bir üşüme, havuzun kenarında bilmem kaç derece sıcağın altında ısınmaya çalıştım, olmadı. Sonra öğle sıcağında Yalıkavak' ta yürüdüm. Akşamında keşkek yedim. Artık havuzdan mı enfeksiyon kaptım, sıcak mi çarptı, yemek mi bozuktu bilmiyorum. Akabinde bir hafta sürecek, hayatımda görmediğim ishal; onu bitirdik bir hafta sürecek  nezle, son üç gündür de idrar yolu enfeksiyonu ile mücadele ediyorum. Ne güzel bir buçuk yıldır sinüzit dışında ağrım sızım yoktu. Kesin nazarlara geldim. Sağlığımı geri alabilir miyim lütfen?

İÇ SIKINTISI

İçi sıkılmıştı. Can sıkıntısı değildi bu, iç sıkıntısıydı.Canın sıkıldığında bir şeyler bulur, yapardın, geçerdi. İç sıkıntısındaysa yaşam anlamsız gelirdi. Ee derdin, ne anlamı var ki? Eskiden uyurdu geçerdi.Artık uyuyamaz olmuştu.İç sıkıntısı olduğunda ruhuna uygun olmayan bir şeyler yaptığını fark etmişti. İçi uyarıyordu onu.Sen bunu istemiyorsun, bu sana uygun değil, sen bu değilsin. Böyle zamanlarda korkmadan içine bakmalıydı. Özüne uygun olmayan düşünceleri, davranışları değiştirip devam etmeliydi.  İç sesini dinleyip mutabakata varmalıydı. Öyle yaptı kız. Hatalarını düşündü, aslında ne yapmak istediğini düşündü.Uzlaştı içiyle. Bir eylem planı ortaya koydular. Hayat tekrar anlam kazandı. Kız huzurla uykuya daldı...

YOGA

Denizden uzak büyüyenlerdenim. Ailemde deniz tatili kültürü olmayinca ilk denize girişim 23 yaşımdaydı sanırım. Sonra her yaz bir iki gün, bir iki saat suyla buluşmuşluğum var. Ama tam öğrendim sayılmaz. Bir ara kursa da gittim ama korkup suya bırakamayınca kendimi pek işe yaramadı.  Yoga ile tanışmam 2013 yılı. Pek düzenli devam ettiğim söylenemez.Son  bir yıldır ise , bir kaç günlük istisna dışında her gün yoga yaptım. Bazen 15 dakika,bazen 10 dakika, bazen yarım saat..Müthiş bir disiplin içinde devam ettim.Bu tatil  kendimi havuza attım ve yüzebildigimi gördüm. Havuzu bir kaç defa  baştan sona gittim geldim. Eskiden burnumdan nefes alamıyordum, asanalar sırasındaki nefes alışverişleri işe yaramış meğer, ağzımı kapatıp burnumdan nefes alabildim.Ve bugün yüzerken akciğerlerimin yandığını hissettim. İnsan akciğerlerini hissedebilirmiş meğer.Çok güzel bir histi.Canım akciğerlerim. Son bir haftadır, yılın en sıcak haftasında, öğlen sıcağında dağ taş yürüyorum, kondisyo...

TATİL

  Tatildeyiz. Otelde bir hafta vakit geçirmek sıkıcı geldiğinden yıllardır çok şehirli tatiller yaparız. Güneşin altında,dilimiz dışarda, kıpkırmızı burunla sağda solda koşuştururuz. Asla durmayız çünkü hiç bir şeyi kaçırmamamız gerekir.Haliyle tatil yorucu oluyor. Bu tatil için güzel elbiseler almıştım kendime, sürekli seyahat halinde oldugumuz için henüz giyebilmis değilim. Bir kot, bir tişört... Gün batımında, elimde dev kadehlerle, saçım basım kontrol altında bir fotom olamayacak sanırım.Yapabilenlere helal olsun diyorum. Onun dışında her şey çok pahalı. Dönerler,tostlar almış başını gitmiş, lüks yemek olmuş. Emeğime üzülüyorum,karşılığı ile döner alırken bile düşünüyorum.Otel tatili sevmem dedim ama eskiden kaldığımız otellerde kalmak filan hayal oldu artık. TL ye yazık, bize yazık. Ama iki ay önce seçim yaptık değil mi? Memnun olmalıyız durumdan. O zaman dans!!

GÜL

  Adam bir gül kokladı. Gül, ona yasaktı. Burnuna bulaşan toz, Burnundan hiç çıkmadı.

AĞAÇ EV SOHBETLERİ 95

  Deep Tone, Ağaç Ev Sohbetleri'nin 95. haftasında sormuş: "Hangi ülkeleri kendinize yakın hissediyorsunuz veya seviyorsunuz? Hangi ülkelerin filmlerini, müziklerini, dizilerini, kitaplarını kendinize yakın hissediyorsunuz veya seviyorsunuz?" Sanırım kendimi yakın hissettiğim bir ülke olmadı. Roma 'yı gezerken iklimini bizim buraların iklimine benzetip yakın bulmuştum. Roma İmparatorluğu'ndan kalan sütunlar aynı bizim buralardaki kalıntılar gibi olduğundan çok tanıdık gelmişti. Yetişen bitkiler, ağaçların kokusu,şehrin tepelerinin  İstanbul'a benzemesi nedeniyle de kendimi en iyi hissettiğim yurt dışı şehriydi. İtalya'yı değil de Roma'yı kendime yakın hissetmiştim. Kitap okurken, film izlerken de seçimlerim uzak bulduklarım, kültürü bize benzemeyenler arasından. Kuzeyliler bize benzemiyor, altı ay gece altı ay gündüz yaşayıp, soğuğa dayanıklı oluyorlar, iri yarı, izbandut gibi insanlar.  Onların bakış açılarını, yaşamla ilgili çözümlerini merak ettiğim...