“Yeni bir ülke bulamazsın,
Başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.”
Açıp Kavafis’in şiirini tekrar okudu. “Belki akıllanırım.” Yeni bir ayakkabı, yeni saçlar, yeni bir okul, yeni bir iş, yeni bir şehir... Yeni başlangıçlar...
Eskidendi... Eskiden yeni bir elbise aldığında her şey değişecek sanırdı. Çocukken, gençken... Kısa bir süreliğine havası değişirdi belki. Sonra her şey eskisi gibi olurdu.
Biraz büyüdüğünde işini, şehrini, okulunu, evini değiştirdiğinde değişecek sandı. Başlangıçta değişir gibi oluyordu, sonra her şey aynı. Düşünceleri, duyguları, ilişkileri...
Bu nedenle yeni bir ayakkabının, yeni bir işin, yeni bir şehrin hayatı değiştirmediğini öğrenecek kadar yaşamıştı.
Hiçbir şey değişmiyordu çünkü o değişmiyordu. Olaylara verdiği tepkiler aynı kalınca, insanlar da aynı tepkiyi veriyordu. İlişkilerinde aynı cendereye tekrar sokuyordu kendini. Sonra hayatını sıfırlamak için yeni bir iş, yeni bir ev, yeni bir şehir arıyordu.
Hayat, bunlarla size yeni şans veriyordu evet, ama değiştirmek sizin elinizdeydi. Bir macera filmindeki gibi önce gücünüze sahip çıkmalı, sonra onu doğru yönlendirmeliydiniz.
Bütün bunların bilgisiyle, Umut yeni bir şehre doğru yelken açarken bu defa tetikte olmayı, otomatik tepkilerini bilinçli davranışlarla değiştirmeyi planlıyordu.

Bu sefer olacak mı peki? Yeni bir şehir değişikliği işe yarayacak mı?
YanıtlaSilEzik karakter yazmaktan sıkıldım.Umut ortamın tozunu attıracak.:)
Sil