Ana içeriğe atla

Kayıtlar

YORGUN KADIN

 -Bıktım, bıktım artık! Yeter, arama beni! Ağlayarak kapattı telefonu. Sesi ofiste yankılanmış, herkes tuvalet kapsının önüne toplanmıştı. Utanmıyordu artık… Yaşamaya çalışmaktan utanmaya hali kalmamıştı. Herkesin babası bu kadar yük müydü hayatında? Yaptıkları yetmiyor olmalıydı. 35 yaşında, babası hala peşindeydi. Bazen çocuk olan o mu, ben miyim diye düşünüyordu. Çocukken çok eziyet ederdi babası. Ceviz kabuklarını çöpe attı diye yediği dayak unutulmazları arasındaydı. Kabuklar  sobada yanmalıymış. Ne büyük bir suç Allah’ım? Sonrasında mutsuz baba evinden kaçmak için, sevmediği bir adamla evlendi. Sevmediği adam güvenmedi ona. Cilveli, alımlı bir kadındı. Bir kızı oldu. Adamın dayağından bıktı, daha kızı bir yaşına girmeden boşandı adamdan. Sonrası ferahlık. …O öyle sanmıştı. Bir araba aldı kendine, artık özgürdü. Daha rahat giyiniyordu. Süslenmeyi oldum olası sevmişti. Bir adam sevdi.. Çok sevdi. Öyle böyle sevmedi. İliklerine kadar sevdi.  Hayatının en mutlu günleriy...

HAFİFLEME PROJESİ-3

Geçen hafta iş yerinde yoğun bir haftaydı. Biriken işlerimi azaltmaya çalıştım. Eve turşu gibi gittiğimden pek fazla eşyalara odaklanamadım. Dün  uzun zamandır bekleyen domates sosları vardı, bozulmuşlardır diye içim giderek onları attım. Üçüncü yıla döneceklerdi. Kızdım kendime, düzgün yemek planı yapıp kullanmadım diye. Her gün olmasa da istemediklerime “hayır “ dedim, dünya durmadı, hayat devam ediyor. Cilt bakımı için aldıklarım vardı, aynanın önünde, kullanmıyorum da, rahatsız ediyor beni,onları bitirme kararı aldım.  Bu hafta çok verimli değildi. Ama hayat da iki ileri bir geri zaten. Vazgeçmiş değilim 😊

İZLEDİKLERİM

  BODIES(NETFLIX DİZİ) Bodies , Netflix'in İngiliz yapımı, 8 bölümlük mini  dizisi. Dört farklı yılda (1890-1941-2023 -2053 yılları), dört detektif aynı yerde, aynı şekilde, aynı adamın cesedini bulur. Bu nasıl olabilir? İzleyiciler olarak şaşırır kalırız. Eşimle zamanda yolculuk konulu dizileri seviyoruz. Bunda da zamanlar arası geçiş var. Dizide düğüm çözülüyor  ama açıkçası ben sevmedim, mantıklı bulmadım, karmaşıktı. Zaman yolculuğu gerçek dışıyken çözümde mantık aramak saçma ama insan zihni mantıklı kandırılmak istiyor sanırım. Dizideki zamanlardan en çok 1890 ı sevdim. Renkler naturel ve her şey sadeydi. 1941 karanlık, 2023 ve 2053 yılları çok renkliydi.. THE FALL (DİZİ) The Fall , İrlanda yapımı , üç sezonluk bir suç dizisi. İrlanda' da eğitimli kadınlar, öldürüldükten sonra süslenip, oje sürülüp, estetik bir şekilde  sergilenmektedir. İrlanda polisine yardımcı olmak üzere seksi, zeki ve bağımsız bir kadın olan İngiliz dedektif  Stella Gibson yardıma geli...

ÇELİŞKİ

 O"yumuşak" bir kedi, Bilge, kendin ol dedi. Kedi,kendi olunca, Herkes hakkını yedi. Kedi, gitti bilgeye. Sordu,hatam ne diye. Bilge dedi "dualite", Çözüm patilerinde. Hani " kendim" olmalıydım, Diye sordu bilgeye. Bilge dedi tek sen yok, Senin kişiliğinde. Çağır "kara" gölgeni, Gerek gördüğünde.

COLMAR

Colmar küçük bir Fransız şehri. Basel Havaalanına 65 km mesafede, buradan ulaşımı kolay. Biz araba kiralayarak gittik. Rotayı arkadaşlar belirlemişti. Öncesinde Colmar hakkında bir bilgim yoktu. Alsas  mimarisi diye bilinen mimariye sahip binaları var. Alman çatısı denilen şirin çatıları, binaların duvarlarında çapraz tahtalarla süslemeler var. Sempatik şehrin içinden Ren nehrinin bir kolu geçiyormuş. Bu nehir, şehri kanallarla böldüğünden Küçük Venedik de deniyormuş.(Bence Venedik’in yanından geçmez.) Alsas Şarap Yolu diye bilinen güzergah üzerinde bulunan Colmar’ın şarapları ünlüymüş. Yarım günlük  zamanımız olan bu şehrin sokaklarında yürümek güzeldi. Pastel renkli evleri, her Avrupa şehrinde olan güzel meydanı, sakin bir havası vardı. Yalnız kış ortasında gittiğimizden mi bilmem  dışarıda insanlar yoktu. Koca meydan bomboştu. Küresel ısınmaya rağmen soğuk, yürüyüşten aldığımız hazzı azaltıyordu. Şehirde bolca yürüdük. Donut dükkanında çalışan, filmlerden fırlamış gibi...

HAFİFLEME PROJESİ-2. HAFTA

  Fazlalıkları atıp kuş gibi olma sürecim devam ediyor. Bu hafta geçen haftadan kalan ayrılmış giysileri gönderdim. Çalışmayan bir dikey elektrik süpürgesi vardı, onu çöpün yanına koydum, hurdacılar alsın diye. Bir de on yıldır çalışmayan  ama dolapta bekleyen mutfak robotu vardı, ağır olduğundan bir çantaya koyup eşimden çöpün yanına koymasını rica ettim. Eşim daha önce tamire götürüp onarılamayan robotu ilk kez görüyormuş gibi davrandı. Ve tabii ki bunu atmayalım, yaptırırım ben diye arabasına koydu. Bakalım robotun araçtaki seyahati ne kadar sürecek? Bu hafta fazla eşyaları atmanın yanına gereksiz sorumluluk almamayı da ekledim.Günde en az üç "hayır" deme hedefi koydum cumartesi. Salı akşamına kadar sürdürebildim. Salı yine akışa teslim oldum, sel gibi aldı götürdü beni. Bu da diğer sorunum. Cumartesi aldığım kararları salıya akşamına kadar uygulayabiliyorum. Salı akşamı pertim çıkmış oluyor. Bu  "hayır" deme yönündeki irademi biraz daha güçlendirmeliyim. Müdürüm...

HAFİFLEME PROJESİ-1

  Bu ara her şey üstüme üstüme geldiğinden biraz daha özgür hissetmeye karar vermiştim. En kolayı maddi yüklerden kurtulmak olduğundan en başta  fazla eşyalardan başlamaya karar verdim. Hafta sonu eşyalarla başladım. 1-Öncelikle uzun zamandır biriktirip bir türlü atık toplama kutusuna götürmediğim sıvı yağları, atık pilleri, plastikleri götürdüm.  2-Üç koca poşet kullanılmış kıyafet ayırıp ikisini giysi kumbarasına attım, bir koca poşeti de bu hafta götüreceğim. 3-Buzdolabında pörsümüş sebze meyveleri attım, buzdolabımı temizledim. Yenilebilecek sebze meyve yensin de bitsin diye alışveriş yapmadım.  4-Bir çekmeceyi düzenledim. Çekmece de bulduğum tohumları saksıya ektim. Çıkıp çıkmadıklarına her gün bakarak kendime yeni bir heyecan yarattım. (yeni bir sorumluluk da tabi.) 5-Sıklıkla evden yemeğimi götürüyordum zaten. Bu hafta biraz daha sıkı tutuyorum. Çarşamba günü itibariyle firesiz devam edebildim. 6-Tatil nedeniyle ara verdiğim  iki öğün beslenmeye tekrar ba...