Ana içeriğe atla

Kayıtlar

AMSTERDAM

AMSTERDAM Amsterdam, genç bir şehir. Bir tarafta masallardan fırlamış gibi duran fantastik evleri, diğer tarafta günaha bulanmış kırmızı sokakları..Üç gün geçirdiğim Amsterdam'ı çok sevdim. Hava alanından şehrin kalbindeki Centraal İstasyonu'na metro var ve bu ulaşımı oldukça kolaylaştıyor. Esenboğa'dan, Sabiha Gökçen'den, İstanbul Havalananından metro olmadığını, metro güzergahının üzerinde bulunan Atatürk Havalananın da kaderini düşününce, yürek  burkuyor bu durum.  Metro istasyon görevlisinden bindiğimiz trenin  doğru tren olup olmadığını teyit etmek isteyince adamın tavırlarına hayran kalıyorum. Yardımcı oluyor ama kesinlikle  laubali olmuyor, orada patronun o olduğunu hissediyorsunuz. Aynı duyguyu hediyelik eşya paketleyen kadının  acele etmeden, büyük bir titizlikle iki tane minicik bibloyu sararken ki ciddiyet ve hassasiyetinden;kaldığımız küçük işletmenin sahibinin bize kuralları açıklarken ki netliğinden de hissediyorum. Üç gün kesin yargıy...

2019 DAN 2020 YE...

2019 DAN 2020 YE...  2000'e girerken lise sondaydım.Ne tantana kopmuştu ama. Sabah milenyum, akşam milenyum; aşağısı milenyum, yukarısı milenyum..Sonra girdik, bir şey değişmedi :) Hayal kırıklığına uğradım; ama geçmiş yılın muhasebesini yapmaktan  önümüzdeki sene için dilekler tutmaktan vazgeçmedim. Seviyorum, bundan sonra da devam edeceğim. Yeni yıl benim için yoğun geçen iş gününün ardından gelen  tatlı koşuşturmaca, ışıklı sokaklar, yüzüme çarpan,uyandıran, temiz kar kokusu demek... 2019 un bilançosuna gelirsem: 2019 da sağlık, mutluluk, huzur dilemiştim. Çok şükür hepsi benimleydi.Çok az şey hedeflemiştim.   -2019 da daha çok yoga yapacaktım, istediğim sıklıkta yapamadım. Hatta bu konudaki performansım çok düşüktü. -Yeni yemekler denemeyi, daha çok pişirmeyi hedeflemiştim.Öğlen yemeğimi evden götürecektim. Bunda çok iyiydim işte. Bana ve yine bana teşekkür ediyorum :) -Ajanda (bullet journal) kullanma alışkanlığı geliştirecektim. Bu...

KALİMBA

KALİMBA Kendimi bildiğimden beri Türk eğitim sisteminin ezberci olduğu lafını duyar, çok üstünde düşünmeden de bu konuda ahkam keserdim.31 yaşımda bir aydınlanma yaşadım ve Türk eğitim sisteminin bir ürünü olan şahsımın  vasıfsızlığını fark ettim. Bugün yaşadığım ve toplum olarak yaşadığımız pek çok sorunun nedeni olduğunu açıkça görebiliyorum artık. O kadar yıl beden eğitimi dersi almış olmama rağmen ne anatomi bilirim, ne de bireysel veya takım sporları ile ilgili bilgim vardır.O kadar saat  biyoloji dersi almış olsam da lenf sistemi diye bir şeyin olduğunu yeni duydum mesela. Rengarenk flütlerle sınıfları doldurmuş ancak ne flüt çalmayı, ne de başka bir enstrüman çalmayı öğrenememişimdir. Ortaokulla tanıştığım İngilizce'yi, üniverstede amacı diplomat yetiştirmek olan İngilizce(!) Uluslararası İlişkiler bölümünden başarıyla(!) mezun  olduğum halde ne konuşabiliyorum, ne konuşulanı anlayabiliyorum.  Hayatımın okulda geçen saatlerine üzülüyorum. Keşke ün...

ROMA

ROMA İtalya tatilimizin son durağı Roma'ydı. Floransa'dan trene geldik Roma'ya. Tren istasyonu otelimize yürüyüş mesafesindeydi ve bu seferki otelimizin çalışanları çok ilgiliydiler. Şehir haritası üzerinden nereye nasıl gideceğimizi büyük bir istekle anlattılar. Eşyaları bırakıp hemen sokaklara attık kendimizi. Roma'da turistlerin gezdiği noktalar birbirine çok yakın, yürüyerek ulaşılabiliyor. Biraz yürüyünce güzelim Kolezyum çıkıverdi karşımıza. Ama önündeki devasa kuyruk gözümüzü korkutunca burayı sonraya bırakıp yürümeye devam ettik, Vittorio Emanuele Anıtı karşılaştık. Vittorio Emanuele Anıtı Bembeyaz mermerden,1885 yılında yapılan binanın dışında merdivenler, sütunlar, göz alıcı heykeller ve adı bilinmeyen bir İtalyan askerinin kabri ile bu kabirde yanan sönmeyen bir ateş var. Merdivenlere oturmak yasak olduğundan ayakta durmak zorundasınız, bu da biraz yorucu oluyor. Binanın  içinde eski İtalyan bayrakları, paraları,savaş madalyaları gibi İta...

BÜYÜ DÜKKANI-YEŞİM TÜRKÖZ

büyü dükkanı BÜYÜ DÜKKANI-YEŞİM TÜRKÖZ Kitaplığımdaki okumadığım kitapları bitirmeden yeni kitap almama kararı aldım. Okumadıklarımdan biri de Yeşim Türköz'ün Büyü Dükkanı kitabıydı, okumuş oldum. Yazar, uygulamalı klinik psikolog; kitaptaki öyküler de "psikodramanın, 'Büyü Dükkanı' isimli tekniğinden esinlenerek kurgulanmış. Tekniğin kullanıldığı psikodrama oturumlarında, Büyü Dükkanı olarak tanımlanan bir sahne hazırlanır. ....Sahnede grubun yöneticisi dükkan sahibi olarak, gönüllü başka bir üyesi de müşteri olarak rollerini alırlar. Dükkan sahibi ile müşteri arasında bir pazarlık başlar. Ustaca yapılan bir pazarlığın sonunda müşterinin, Büyü Dükkanı'ndan alabileceği en iyi şeyi alarak çıkması beklenir. Ama bu, her zaman müşterinin en fazla istediği şey olmayabilir. Oyundaki başarının sırrı, pazarlığın inceliğinde gizlidir." Kitap, güzel bir vadinin içinde kurulmuş Büyü Dükkanı'na gelen müşterilerle, yaşlı, bilge satıcının pazarlığını k...

SIVI SABUN YAPIMI

SIVI SABUN YAPIMI Her şey kredi borçlarımın bir türlü bitmemesiyle mi, yoksa zamanın bana bir türlü yetmemesi ile mi başladı, hatırlamıyorum. Aynı sorunlara sahip insanların çözüm yollarını araştırırken minimalizmle tanıştım. Az eşya, az insan, az yemek; çok zaman, çok para, çok doyum demekti. Eşyalarımda sadeleştim önce.İhtiyacım olan bir eşya olduğu zaman, almak yerine ne kullanabilirim diye sordum, daha az harcama yapmaya, evde daha çok yemek pişirmeye başladım. Satın almaktansa üretmeyi öğrenmenin bana daha çok haz verdiğini fark ettim. Temiz hava, güneş, doğa, hareket, müzik, kitap gibi aslında çocukluğumdan aşina olduğum basit şeylerin beni en çok mutlu eden şeyler olduğunu anladım. Başkaları ne der'den uzaklaşıp bu doğrultuda yaşamaya başlayınca dünya daha anlamlı oldu sanki. Minimalizme giriş yapınca ister istemez çevre, vegan beslenme, sürdürebilir moda, sıfır atık da hayatınıza giriyor. Ve sonra ne kadar çöp çıkardığınızı, her şeyin illa ki plastik ambalaja sokuş...